• BIST 1.191
  • Altın 487,026
  • Dolar 7,9427
  • Euro 9,4068
  • Ankara 21 °C
  • İstanbul 23 °C
  • İzmir 24 °C
  • Konya 22 °C

Coronavirüs Analizi

Muhammed Gömük

Çin’in Hubey eyaletinin Wuhan kentinde ortaya çıkan ve tüm dünyaya korku saçan coronavirüs hakkında bildiklerimi paylaşmak istiyorum.
Adı batasıca bu virüs, istatistiklere göre MERS ya da SARS kadar öldürücü olmasa da çok daha büyük bir paniğe neden olmuş durumda. Bunda uluslararası algı merkezlerinin etkili olduğunu düşünüyorum.
Çin’in ortasındaki Wuhan, ülkenin en büyük altıncı kenti olmakla epey kalabalık bir nüfusu barındırıyor. Hinterlandı da bir hayli kalabalık. Bu jeostratejik konumu çok mânidar buluyorum. Her ne kadar bazıları çok eski zamanlarda da aynı şehirde veba ve benzeri salgınların baş gösterdiğini iddia etseler de söz konusu iddiaların hiçbirinde kesin olarak Wuhan kaydına rastlayamıyoruz.
Coronavirüs nasıl bir virüstür, huyu suyu nedir?
Coronavirüs, insanları grip gibi hasta yapmaya değil doğrudan öldürmeye programlanmış bir virüstür. Yapaydır, genetiğiyle oynanmak suretiyle laboratuvarda üretilmiştir. Üretildiği laboratuvar, ABD derin devletinin ensesi kalınlarından Rumsfeld’in ortağı olduğu ilaç şirketlerinindir. Wuhan’daki hayvan pazarının olduğu yerde biyolojik bir saldırının eseri sonucu ortaya çıkmıştır. İlacı da yok değildir, hazırdır; dünyaya yeterince yayılması beklenmektedir. Aksi hâlde Rumsfeld gibilerin trilyonlarca dolarlık servetlerine yeni trilyon dolarlar eklenemez.
Konu dönüp dolaşıp modern tıptaki sahtekârlıklara ve ilaç sektöründeki zehir tacirlerine geldiğine göre Soner Yalçın’ın “Kara Kutu” adlı kitabını okumayan varsa mutlaka okusun diye önemli bir hatırlatmada bulunmam gerekiyor. Bu tarz komplolar Batıda çok daha hararetli şekilde tartışılıyor ve modern tıbbın mağdurları ilaç şirketlerinden milyonlarca dolara ulaşan tazminatlar alabiliyor. Ülkemizde ise kim böyle bir şeyi dillendirecek olsa komplo kelimesinin sonuna teori kelimesi eklenip hemen konu geçiştirilmeye çalışılıyor.
Çarpıcı bir de örnek vermek isterin. İkiz bebekleri olan Ordu Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Ayyayla, sağlığa zararlı birçok riskleri nedeniyle bebeklerine Hepatit B aşısı vurulmasına izin vermeyince Ordu Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü söz konusu bebekleri ’korunma ihtiyacı olan çocuklar’ diye nitelendirme terbiyesizliğinde bulunarak bebeklere ZORLA AŞI VURULMASI için Ordu Aile Mahkemesine başvurdu. Açılan davada Mahkeme aşı içerisinde sağlığa zararlı maddeler (cıva ve alüminyum) olduğunu iddia eden, çocuklara ilerideki dönemde zarar vermemesi için aşı yapılmasını istemeyen Ayyayla çiftinin bilimsel araştırma ve verilere dayalı savunmasını dikkate alarak ikiz bebeklere sağlık tedbiri uygulanması istemini reddetti.
Ayyayla çiftinin hukuk zaferini bazı çevreler içine sindiremedi. Bildiğiniz üzere Tabip Odaları doktorların haklarını ne kadar savunur tartışılır ama hastalara duyarsız bir kuruluştur. Nitekim Ordu Tabipler Odası Başkanı ve bir “modern” tıp adamı Dr. Özgür Enginyurt, hiç sıkılmadan şu beyanatı verdi:
“Herhangi bir kişi çocuğunu aşılatmadığında benim çocuğum da dâhil olmak üzere hepsini risk altına atıyor. Çünkü bizler en sık bulaşıcı hastalıklara karşı aşı yaparız. Aşıyla korunabilecek hastalıkları da aşıyla korunmanın faydaları aşının yan etkilerinden daha iyidir, daha faydalıdır. Aşıların yan etkileri her geçen yıl gittikçe azaltılmıştır, yok denecek kadar azdır. Birçok aşının yan etkisi yoktur artık. Aşılanmayan bir çocuk sürekli hastalık potansiyelidir.”
Tabii bu bencillik abidesi lafların hepsi boşuna. Boşuna olduğunu da bize bilimsel savunmasıyla hukuk zaferi kazanan Ayyayla çifti gösterdi.
Ancak normal vatandaşın işi gerçekten de zor. Herkes hukuk mücadelesi veremiyor.
Coronavirüse tekrar dönecek olursak…
Türkiye, bazı gaddar ülkeler gibi Çin’e olan seyahatleri engellemeyerek tüm dünyaya büyük insanlık dersi vermiştir. Girilip çıkılmaması gereken yer, karantina bölgesi olup Çin’deki belirli alandır. Tüm ülkeye vebalı muamelesi yapmak büyük haksızlıktır. Bu nokta, Çin’e yapılan biyolojik saldırının ticari boyutları da olduğunu da göstermektedir. Yeni dünyanın süper gücü olan Çin’e balta vurmak için daha benzeri başka salgınlar da olacaktır. Hatta ben 2020 yılının bir salgın hastalık yılı olacağını düşünüyorum. Umarım yanılırım.
Coronavirüsten korunmak için modern tıbbın çuvallayan tiplerine değil aklı başında, ilim fen bilen, insanlık bilen, vicdan sahibi uzmanlarına kulak vererek korunalım. Kalabalık yerlerden uzak duralım, varsın AVM’ler sinek avlasın, yediğimiz kazıklar yetmez mi? Bol bol C vitamini alalım. Bol bol soğan sarımsak yiyelim, sağlıklı beslenelim, uykumuzu iyi alalım.
Ne demişti atamız Kanuni Sultan Süleyman:
Hak içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi
Tüm hastalara acil şifalar diliyorum, kalın sağlıcakla.


 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73