• BIST 96.455
  • Altın 222,078
  • Dolar 5,6626
  • Euro 6,5275
  • Ankara 9 °C
  • İstanbul 15 °C
  • İzmir 17 °C
  • Konya 8 °C

McKinsey

İsmet TAŞ

McKinsey, Son günlerde toplumun bir çok kesimi tarafından tartışılan, kimileri tarafından gerekli görülen ne Duyunu Umumiye ne de IMF değil olması gereken bir kurum diyen, kimilerine göre de Türk Ekonomisinin dümenine geçirilen, ABD hizmetinde ve ABD menfaatleri doğrultusunda çalışan karanlık işler yapan, karanlık bir şirket.


O halde McKinsey, kimdir? Nedir? Ne değildir? Kime veya kimlere hizmet eder? Maksatları hedefleri nelerdir? vs.
1926 yılında James McKinsey tarafından Chicago'da kurulan dünyanın ilk yönetim danışmanlığı şirketi. Bugün merkezi New York'ta olup, kendi ifadelerine göre; “Kar amacı gütmeyen kuruluşlara hizmet veren, global bir yönetim danışmanlığı firmasıdır.’


Müşterilerinin performansında uzun süreli gelişmeler sağlamasına ve en önemli amaçlarının farkına varmasına yardımcı olan bir şirket. Neredeyse yüz yılı aşkın bir süre içinde, bu görev için benzersiz donanıma sahip bir firma” olduklarının iddialarının yanı sıra 16,000’den fazla danışman ve yaklaşık 2000 araştırma ve bilgi profesyoneli, 60’tan fazla ülkede ofis, bu ofislerde 130 dilden çalışana sahip ve 100’den fazla ülkeyi temsil ettiklerini söylüyorlar.


Müşterilerinin global yapılarını yansıttıklarını, yine müşterilerinin yaklaşık %40’ı Avrupa’da, %35’i Amerika’da, %15’i Asya Pasifik’te ve %10’u ise Orta Doğu ve Afrika’da yer aldığını ifade eden, dünyanın en büyük finans kuruluşları ile dirsek teması olan olduğu görülen devasa bir kuruluş.


McKinsey resmi olarak kendilerini kısaca bu şekilde izah ediyorlar!


Mckinsey’in adı ülkemizde ilk defa Özal döneminde 14 Nisan 1987 yılında o zaman ki adı Avrupa Ekonomik Topluluğu olan kuruluşa (AB) tam üyelik başvurumuz ile duyulmuştur. Bu başvurunun altında Mckinsey’in imzası vardır. O sıralarda Özal’a danışmanlık yapmaktadırlar.


Yine Mckinsey, Kemal Derviş döneminde Türkiye’ye çağrılmış, çöken bankacılık sistemi ile yakından ilgilenmişler, o dönemde TMSF ye devredilen bankaların yönetimini ve yapılandırılmasını üstlenmişlerdir.


Mc Kinsey’i anlamamız için küresel sermayenin yapılanmasının işleyişini anlamamız gerekir. Bankalar insanlardan para toplarlar, ülkelerin merkez bankaları vardır. Ancak bunun da üzerinde, İsviçre’nin Basel Kentinde ULUSLARARASI ÖDEMELER BANKASI (BIS) bulunmaktadır. Yani küresel finansın merkezi.

Onun içindir ki dünya savaşlarında bile İsviçre’ye saldırılamaz. BIS’in iki alt kolu ise IMF ve DÜNYA BANKKASI dır. (BIS’i kontrol eden ise Rothschild Ailesidir…


ABD de bulunan sekiz büyük finans şirketinin, (JP Morgan, WellsFargo, Bank of America, Citigroup, GoldmanSachs, U.S. Bancorp, Bank of New York Mellon ve Morgan Stanley) dört tanesi (BlackRock, State Street, Vanguard ve Fidelity…) uluslararası bankalarda söz sahibidirler. Bu şirketlerin tepe yönetiminde iki tane aile bulunmaktadır. ABD kıtasında Rockefeller ve Avrupa kıtasında Rothschild Aileleri.


McKinsey Şirketi özellikle İkinci Dünya Savaşından sonra dünyanın şekillenmesinde bütün stratejik operasyonları Londra üzerinden gerçekleştirmiştir. McKinsey Şirketi bu tarihten itibaren de Rothshild ailesi ile irtibatı geçiyor ve KAMU DANIŞMANLIĞI da yapmaya başlıyor.


McKinsey iki büyük ailenin ve dört büyük bankanın desteğini alarak dünyanın birçok yerinde istediği şirketi büyütüp dünya devi yapıyor, o şirketin işlevi bittiğinde de ipini çekti. (Enerji devi ENRON gibi)


McKinsey, kısa sürede bütün dünyada ismi rüşvet ve skandallarla anılmaya başlıyor ama hızlı bir şekilde ört bas ediliyordu.


McKinsey, Kamu Danışmanlığı görevini genelde krizdeki ülkeler için yapıyordu. Ve buralarda yaptığı en büyük iş özelleştirilebilecek her şeyi özelleştirmek ve bundan doğan işsizliği tarımsal alana kanalize etmek. Böylelikle o ülkenin sanayisi diye bir şey kalmıyordu. Gelişmiş ülkelerin gıda ihtiyacını karşılayan sömürge bir ülke haline getiriliyordu. Göstermelik yatırımlar ve McKinsey vasıtasıyla alınan krediler sanal iyileşmeye neden oluyor, bu vesile ile zor durumda kalan ülke her türlü tavizi verme durumuna getiriliyordu. Böylelikle o ülke, ABD-İngiltere Merkezli büyük finans kuruluşlarına bağımlı hale getiriliyordu.


McKinsey, emperyal güçler tarafından kendisine yüklenen, “AKIL HOCALIĞI” görevini uluslararası düzeyde uygulaması hususunda her türlü gayreti göstermiştir. Yukarıda ifade ettiğimiz gibi, Turgut Özal ve sonraki dönemlerde Ülkemizde bundan nasibini almıştır.


Ve…. “Güneş Balçıkla Sıvanmadı”


Sayın Devlet Başkanımız, bütün bu gerçekler ışığında yapılması gerekeni yapıyor, McKinsey için, “Fikri Danışmanlık Hizmeti Bile Alınmayacak” diyerek tarihi bir yanlıştan dönülmüş oldu.


Alınan kararı destekliyor, Allah bu Millete zeval vermesin selam ve duası ile, Milletimize, Devletimize Bayrağımıza, Vatanımıza sonsuza dek sahip çıkacağımızı bir kere daha deklere ediyoruz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73