• BIST 1.391
  • Altın 495,421
  • Dolar 8,7180
  • Euro 10,3510
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 20 °C
  • İzmir 25 °C
  • Konya 17 °C

Türkiyesiz Masa Olmaz!

Ahmet Sefa DİKTEPE

Ermenistan’ın sivil yerleşim yerlerine yaptığı alçakça saldırılar ve tehditkâr tutumu dost ve kardeş ülke Azerbaycan’ın Karabağ’ı kurtarma mücadelesinin mukavemet kazanmasına neden oldu. Ermenistan bırakın dünya kamuoyunda muhatap alınabilecek bir devlet olmayı nezdimizde itibar edilecek bir düşman olmayı bile başarabilmiş bir ülke değildir. Senelerdir yaptıkları soykırım çığırtkanlıkları ve lobicilik faaliyetleriyle dünya kamuoyuna takdim ettikleri soykırım yalanının ne kadar içi boş bir tutum olduğu gün gibi ortaya çıkmaya devam ediyor. Dünya bunu görmek istemese de ve yahut görmek işine gelmese de yaptıkları bu saldırılar soykırım yalanlarına en büyük delildir. Türk tarihinde düşmanın bile mert olanı itibar görmüştür. Fakat Ermenistan kendi talebiyle gerçekleşen ateşkesleri bile kendi delerek sivil katliamlarıyla bir kere daha terör devleti olduğunu kanıtlamıştır.

Merhum Cahar Dudayev’in “Ruslarla yapılan ateşkesin süresi mürekkep kuruyana kadardır.” sözü bugün Rusya’nın da hamiliğini üstlendiği Ermenistan için de geçerlidir. Topraklarının %20 kadarı Ermeni işgali altında olan Azerbaycan’ın hiçbir şekilde bu toprakların tamamı geri alınmadan masaya oturmaması lazımdır. Ayrıca Karabağ mevzusunda bir masa kurulacaksa bu iş “Minsk Üçlüsünün” hâkimiyetine bırakılmamalıdır. Azerbaycan topraklarının tamamını geri aldıktan ön şart olarak Türkiye’nin de dâhil olduğu ve karar vericiler arasında olduğu bir masanın oluşmasına gayret etmelidir. Elbette bugün alenen görüyoruz ki saha da ne kadar güçlü olursanız olun aleyhinize kurulan masaları deviremiyorsanız veya oturduğunuz masayı lehinize çeviremiyorsanız saha hâkimiyetiniz bir yere kadar sizi taşıyabiliyor. Fakat bu ne sahanın ne de masanın boşlanabileceği anlamına gelmiyor. Sahada zaten etkili bir mücadeleyi ortaya koyan Azerbaycan’ın masaya da Türkiye ile beraber oturabilmesi tüm dengelerin değişmesi anlamına geliyor. 

Burada iki hayati konu var. Birincisi Azerbaycan’ın işgal edilen topraklarının tamamını almadan hiçbir ateşkese yanaşmaması… Diğeri ise toprakların tamamı alındıktan sonra yapılacak ateşkeste Türkiye ile beraber masaya oturması. Her ne kadar her an gönüllerimiz bir çarpsa da uluslararası kamuoyu açısından masa da bu birlikteliğin sağlanması dosta düşmana en büyük cevap olacaktır. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73