• BIST 108.869
  • Altın 271,535
  • Dolar 5,7701
  • Euro 6,3816
  • Ankara -3 °C
  • İstanbul 9 °C
  • İzmir 11 °C
  • Konya -1 °C

Yeteneksiz Değilsiniz Yetenek Sizsiniz

Ahmet Aydınsoy

Her insan farklı bir alem, farklı bir yetenektir. Yeteneksiz, beceriksiz insan yoktur. Her insanın kendini gerçekleştirebileceği, başarılı olabileceği bir alan mutlaka vardır. Eğitimin asıl hedefi, bireysel farklılıkları gözeterek her insanın başarılı olabileceği alanı keşfedip, yol açmak, ufuk çizmek olmalıdır.

Eğitim sisteminin ve öğretmenin başarısı, öğrenciyi tanıyıp onu motive edecek yol ve yöntemleri bulmasıyla mümkün olacaktır. Aksi takdirde kaybedilen sadece yıllar ve imkanlar değil, nesillerimiz olacaktır. Kainatın gözbebeği olarak yaratılan her bir birey vazgeçilmezdir. “Eğitimde feda edilecek hiç bir fert yoktur.”

Elements adlı kitaplarında Ken Robinson: “Yeteneğiniz ve tutkunuzun buluştuğu yerde özünüz vardır.” [1] diyerek, veciz bir sözle harika bir şekilde eğitimin özünü ortaya koymuştur.

İnsanlık, tarih boyunca nice yetenekleri öğütüp yok eden eğitim kazalarına şahit oldu, kim bilir?

Yine bu köşeden “EĞİTİMDE BAŞARININ TARİHÎ İPUÇLARI ”başlıklı bir yazı dizisi kaleme almıştık. Orada dile getirdiğimiz gibi, tarihe ve insanlığa mâlolmuş nice dâhiler, mucitler, bilim insanları beceriksiz, yeteneksiz, başarısız diye eğitim-öğretimin dışına atılmıştı. [2]

Şu hikaye de, kabiliyetini keşfedemeyip bir kenara atmaya kalkıştığımız bir öğrencinin ibretlik öyküsüdür. Şöyle ki:
“Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kadın müfettiş, bir okulu teftiş etmek için görevlendirilir.

Müfettiş okula giderken, yolda arabası arıza yapar. Müfettiş yolda kalır. Oradan geçen bir çocuk araca doğru yanaşarak yardıma ihtiyacının olup olmadığını sorar. 

Müfettiş: 

- Araçlardan anlar mısın?

Çocuk: 

- Babam tamircidir, ben de bazen ona yardım ederim.

Arabanın motoruna bir bakış attıktan sonra, alet-edevat çantasını ister. Çocuk bir kaç dakika uğraştıktan sonra, müfettişten aracı çalıştırmasını rica eder. Bu arada müfettiş bütün bu olanları hayretle izlemektedir. Aracın sorunu kısa sürede çözülmüştür. Çocuğa teşekkür eden müfettiş,  bu saatte neden okulda olmadığını sorar.

Çocuğun verdiği cevap, eğitimdeki hali pür melâlimizi  ortaya koyan, yüzümüze tokat gibi çarpan bir cevap gibidir.
- Bugün okulumuza müfettiş gelecekmiş. Öğretmenin dediğine göre, ben sınıfın en tembel öğrencisi olduğum için evde kalmam gerekiyormuş.

Zeka ve üreticilik, sadece dersi anlamak ile alakalı bir şey değildir. Her bireyi, yeteneklerini ortaya çıkarabilmek için uygun ortama koymak gerekir. Aptallık diye bir şey yoktur, insanları aptallaştıran çevresel faktörler vardır.(Eğitim sistemi, aile, çevre gibi)

Osmanlı mekteplerinde her çocuk ilgi alanı ve yeteneğine göre değerlendirilip ona göre eğitiliyordu. Bütün öğrencilere standart dersler verilmiyordu. Mekteplerin duvarında ise şöyle yazıyordu: “Burada hiçbir balık uçmaya, hiçbir kuş yüzmeye zorlanmaz…”

California’da başarılarıyla adını dünyaya duyuran, Larry Rosenstock tarafından kurulan High Tech High okullarının bu başarısı, seçilmiş [seçkin(!) nitelikli(!)] öğrencilerle ilgili değildi. Aksine High Tech High okulları öğrencilerini, kura ile posta kodlarına yani adreslerine göre alıyordu.

Okulun kurucusu Larry Eğitime bakış açısındaki yanlışı eleştirerek şöyle diyor: “...Sistematik bir yanlış tahmin söz konusudur. Etnik kökene sosyoekonomik statüye ve cinsiyete bakarak kimin yapabileceğini, kimin yapamayacağını yanlış tahmin ediyoruz. Standartlaştırılmış sınavlar yanlış tahmin yapmamıza neden oluyor. Bizim yapmaya çalıştığımız şey, yanlış anlama tuzağına düşmemek ve yapamayacağını düşündüğümüz öğrencilerle ivedilikle ilgilenmektir. Böyle öğrencilerle çalıştığınızda Onların ne kadar zeki olduklarını fark ediyorsunuz. Sadece hepsine farklı yollardan ulaşmanız gerekiyor. Öğrencilerin hepsine ulaşmak, eğitimdeki dönüşümü sağlamak için tam da ihtiyaç duyulan şeydir.[3]

Eğitime getirdiği farklı yaklaşımlarla elde ettiği başarıları sayesinde dikkate değer bulduğumuz High Tech High okullarını haftaya yakından inceleyelim. 

Selâm ve dua ile...
______
[1] Dr. Ken Robinson, Yaratıcı Öğrenciler, s.111,
[2] http://www.gazeteilksayfa.com/mobi/egitimde-basarinin-tarihi-ipuclari-3381yy.htm
[3] age, s. 153,
 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (312) 311 53 73