Başkent tarihine ışık tutan sergi kapılarını açtı: 18 Şubat’a kadar ziyaret edilebilecek

Başkent tarihine ışık tutan sergi kapılarını açtı: 18 Şubat’a kadar ziyaret edilebilecek

ATAD tarafından hazırlanan “Sessiz Tanıklar Konuşuyor: Ankara’nın Kültürel Mirası” sergisi sanatseverlerle buluştu. Başkentin kaybolan eserleri ile günümüze ulaşan yapıların görsel ve belgelerle anlatıldığı sergi, 18 Şubat’a kadar ziyaret edilebilecek.

İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün desteği ile Arkeoloji ve Tarih Araştırmaları Derneği (ATAD) tarafından hayata geçirilen “Sessiz Tanıklar Konuşuyor: Ankara’nın Kültürel Mirası” sergisi sanatseverlerle buluştu. Ankara Vakıf Eserleri Müzesi’nde ziyarete açılan sergi, belgesel, kitap ve sergi olmak üzere üç ayaktan oluşuyor. 30’dan fazla uzmanın katkı sunduğu kitapta farklı disiplinlerden araştırmalar yer alırken, sergide Ankara’nın kaybolan eserleri ile günümüze ulaşan yapılar görsel ve belgelerle anlatılıyor. Serginin Küratörü Arkeoloji ve Tarih Araştırmaları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fahreddin Osmanca, sergi hakkında Ulus’a özel açıklamalarda bulundu. Ziyaretçilere kentin kültürel hafızasını kronolojik bir akışla sunan sergi,18 Şubat’a kadar ziyaret edilebilecek.

sessiz-taniklar-konusuyor-ankaranin-kaybolan-kulturel-mirasi-1.jpg

BAŞKENT’İN HAFIZASI OBJEKTİFLERE YANSIDI

Sergiyi, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle hayata geçirdiklerini ifade eden Serginin Küratörü Arkeoloji ve Tarih Araştırmaları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fahreddin Osmanca, “Bu proje belgeseller, kitabımız ve sergimiz olmak üzere üç ayaktan oluşuyor. Sergide Ankara’nın kaybolan eserlerini ele aldık; geçmişte var olmuş çeşmeler, camiler, kamu yapıları ve diplomatik binaların yanı sıra bugün hâlâ varlığını sürdüren ancak mahalle aralarında kaldığı için çok az bilinen kültürel miras unsurlarını da işledik. Serginin girişinde ise Ankara’nın bilinen ilk tasvirlerine yer verdik. Belgesellerde de kaybolan yapılarla ilişkili camiler, çeşmeler ve Ankara tasvirlerinin çekimlerini gerçekleştirdik” diyerek sergi hakkında bilgi verdi.

ruveyda-asliipek.jpg

SERGİ HAZIRLIĞI 4 AY SÜRDÜ

Sergiyi Atatürk’ün Ankara’ya gelişi ya da kentin başkent oluşu gibi anlamlı bir tarihe yetiştirmeyi planladıklarını ancak sürecin beklediklerinden daha yoğun geçtiğini anlatan Osmanca, “Yazım ve hazırlık sürecinin bu kadar zahmetli olacağını öngöremedik” dedi. Yazıların toplanması, düzenlenmesi, kaynak ve fotoğrafların bulunması ve içeriklerin anlamlı bir bütün hâline getirilmesi gibi aşamaların ciddi emek gerektirdiğini söyleyen Osmanca, “Toplam süreç yaklaşık 3 ila 4 ay sürdü. Yazıların toplanması, düzenlenmesi, kaynak ve fotoğrafların bulunması, içeriklerin anlamlı bir bütün hâline getirilmesi gibi aşamalar ciddi emek gerektirdi. Ama ortaya böyle değerli bir eser çıkınca geçen zaman göze batmıyor” sözlerini kullandı.

sessiz-taniklar-konusuyor-ankaranin-kaybolan-kulturel-mirasi-2.jpg

30’DAN FAZLA UZMAN KATKI SUNDU

Kitap çalışmasının daha geniş kapsamlı hazırlandığını ifade eden Osmanca, “Ankara üzerine çalışmış pek çok isme yazı yazdırdık. 30 kişiden fazla yazar kendi uzmanlık alanlarından katkı sundu” diye ekledi. Kitapta sanat tarihinden aile araştırmalarına kadar farklı disiplinlerin yer aldığını dile getiren Osmanca, “Örneğin aile araştırmaları yapan bir yazar, Ankara toplumunda ailelerin ve yapıların yerini ele aldı. Sanat tarihçisi Habibe Hanım ise Ankara tasvirlerini anlattı. Böylece “Ankara’nın Kültürel Mirası” kitabımızda farklı alanlardan uzmanlar kendi bakış açılarıyla yazılar kaleme aldı. Kitabın sonunda ise Ankara’da artık var olmayan 30 esere dair bilgi notlarını da ekledik” şeklinde konuştu.

sessiz-taniklar-konusuyor-ankaranin-kaybolan-kulturel-mirasi-7.jpg

“KAPSAMLI BİR ENVANTER ÇALIŞMASI DA YAPMIŞ OLDUK”

Osmanca, projenin temel amacının bu alanda emek veren insanları bir araya getirmek olduğunu belirtti. Alanları birbirine temas eden ama daha önce tanışmamış pek çok kişi bu proje sayesinde bir araya geldiğini sözlerine ekleyen Osmanca, “Aynı zamanda kapsamlı bir envanter çalışması da yapmış olduk; hangi eserin nerede bulunduğunu haritalandırdık. Sergiyi gezenler bu sayede eserlerin konumlarını kolaylıkla görebiliyor” dedi. Derneğin Ankara’da kurulmuş olmasının projeye ayrı bir anlam kattığını dile getiren Osmanca, bu çalışmayı kente bir “ahde vefa” olarak gördüklerini söyledi. İlk sergilerinin “Depreme Miras” olduğunu hatırlatarak önce kendi şehirleriyle ilgili bir çalışma yaptıklarını, ardından başkent Ankara’ya bu projeyle teşekkür etmek istediklerini belirtti. Osmanca, bu çalışmanın ileride planlanan yeni sergiler için de bir başlangıç niteliği taşıdığını sözlerine ekledi.

sessiz-taniklar-konusuyor-ankaranin-kaybolan-kulturel-mirasi-4.jpg

“SERGİ ÖNCESİNİ, KİTAP VE BELGESEL SONRASINI GÖSTERİYOR”

Projeyi kurgularken disiplinler arası bir yaklaşım benimsediklerini vurgulayan Osmanca, “Sergi, Ankara’nın kültürel mirasının adeta “öncesini”; belgesel ve kitap ise “sonrasını” gösteriyor gibi olsun istedim” diye konuştu. Kültürel mirasın pek çok alanla temas hâlinde olduğunu söyleyen Osmanca, “Bu nedenle herkesin kendi uzmanlık alanında yazabileceği bir mecra oluşturmak istedim. Başlangıçta küçük bir katalog olarak düşündüğümüz çalışma zamanla kapsamlı bir kitaba dönüştü” diyerek kitabın önemi anlattı.

sessiz-taniklar-konusuyor-ankaranin-kaybolan-kulturel-mirasi-3.jpg

TARİHİ BİNADAKİ SERGİ 18 ŞUBAT’A KADAR AÇIK

Sergiyi tarihî ve özel bir binada açtıklarına dikkat çeken Osmanca, “Burası geçmişte mektupçu binası olarak kullanılmış, ayrıca Atatürk’ün ziyaret ettiğine dair belgelerin bulunduğu bir bölüm de sergide yer alıyor. “Atatürk ve Ankara” başlığında, Atatürk’ün Ankara’da ayak bastığı tüm yapıları sergilemek istedik; ancak hem kapsamın genişliği hem de zaman kısıtı nedeniyle hepsini dahil etmek mümkün olmadı” ifadelerini kullandı. Ankara camileri, çeşmeleri ve Atatürk-Ankara ilişkisi başlıklarının başlı başına ayrı sergi konuları olabilecek kadar geniş olduğunu vurgulayan Osmanca, “Muhtemelen bir sonraki projede bu başlıklardan birini seçip daha kapsamlı bir sergi ve belgesel hazırlayacağız” dedi. Sergide yer alan fotoğrafların bir bölümünün kitapta yazıları bulunan araştırmacılar tarafından çekildiğini belirten Osmanca, “Günümüze ulaşan yapıların belgeselleri hazırlanırken, kaybolmuş eserlerin ise envanter bilgileri sergide sunuluyor. Yitirdiğimiz yapıların her biri ya görselleriyle ya da belgeleriyle sergide yer alıyor. Böylece ziyaretçiler Ankara’nın kaybolan mirasını hem görsel hem de bilgi düzeyinde inceleyebiliyor” sözlerini kullandı. Sergide kronolojik bir sıra yapmak istediklerini aktaran Osmanca, 18 Şubat tarihine kadar ziyaretçilere açık olacağı aktardı.

Kaynak:Ankara Ulus Gazetesi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.