DUVARLARDAN KUR’AN-I İNDİRİN

DUVARLARDAN KUR’AN-I İNDİRİN

Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar, Ramazan ayı dolayısıyla Habervaktim’e önemli açıklamalarda bulundu. Ramazan ayını vesile bilmemizi belirten Mehmet Bayraktutar, “Duvarlarda yetim bırakılan Kur’an-ı Kerimleri artık indirelim” dedi.

GELENEKLEŞTİRDİĞİMİZ YANLIŞ BİR UYGULAMA

Kur’an’a toplum tarafından yeterli değerin verilmediğini belirten Mehmet Bayraktutar, “Öncelikle gelenekleştirdiğimiz yanlış bir uygulamamız var. Ramazan ayı vesile olsun, duvarlarda yetim bırakılan Kur’an-ı Kerimleri artık indirelim. Biz Müslümanlar kutsal kitabımızı itina ile saklamayı, evin en yüksek yerinde aylarca yıllarca muhafaza etmeyi ne yazık ki olmazsa olmaza çevirdik. Kutsal kitap okunmazsa vebaldir, haktır” diye konuştu.

RAMAZANIN RUHUNA GÖRE HAREKET ETMELİYİZ

Ramazan ayını iyi değerlendirmememiz gerektiğini savunan Bayraktutar, “Bilinmelidir ki oruç tutmak sadece aç kalmak değildir. Oruç, yaratılma gayemiz olan Allah’a kulluğun göstergelerinden bir tanesidir. Bu vesile ile Müslüman olarak bu mübarek ayda ibadetlerimizi arttırmalı her türlü günahlardan daha fazla kaçınmalı ve Ramazanın ruhuna göre hareket etmeliyiz. Öte yandan Ramazan, birlik ve beraberlik ayıdır” ifadelerini kullandı.

 

UĞUR ÖĞÜT / HABERVAKTİM

 

Ramazan ayına özel Habervaktime konuşan Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar, duvarlarda yetim bırakılan Kur’an-ı Kerimlerin artık indirmesi gerektiğini savundu. Bayraktutar, “Biz Müslümanlar kutsal kitabımızı itina ile saklamayı, evin en yüksek yerinde aylarca yıllarca muhafaza etmeyi ne yazık ki olmazsa olmaza çevirdik. Kutsal kitap okunmazsa vebaldir, haktır” açıklamasını yaptı.

AİLE İÇİNDE KUR’AN SOHBETLERİ YAPALIM

Kur’an’a toplum tarafından yeterli değerin verilmediğini belirten Mehmet Bayraktutar, “Öncelikle gelenekleştirdiğimiz yanlış bir uygulamamız var. Ramazan ayı vesile olsun, duvarlarda yetim bırakılan Kur’an-ı Kerimleri artık indirelim. Biz Müslümanlar kutsal kitabımızı itina ile saklamayı, evin en yüksek yerinde aylarca yıllarca muhafaza etmeyi ne yazık ki olmazsa olmaza çevirdik. Kutsal kitap okunmazsa vebaldir, haktır. İçinde ne olduğunu bilmediğimiz bir esere dönüştürmek için sayfalarını karıştırmak, okumak yerine altın yaldızlı çantalarda onu saklamayı maharet gibi görüyoruz ama bu tutumumuz yanlış; Kur’an-ı Kerim’in İlk cümlesi ‘oku’’ dur, fakat bizim tavrımız sanki ilk cümlesi ‘okuma’ymış gibi muamele ediyoruz. Özellikle bu ayın bir başlangıç olmasını umarak yanlış olan bu uygulamadan vazgeçip bu Ramazan’da Kur’an-ı Kerimleri duvarlardan, altın yaldızlı çantalardan çıkarıp etrafına saf saf dizilip aile içinde Kur’an sohbetleri yapalım” dedi.

KUR’AN’I ÇOKÇA OKUMAK MÜSTEHAPTIR

Gecelerin Kur’an okuyarak ihya etmemiz gerektiğini savunan Bayraktutar, şunları söyledi: “Kur’an’ın ve diğer kitapların bu ayda indirildiğini Allah bize şöyle bildirmiştir: “Ramazan ayı Kur’an’ın indirildiği aydır.” Resûl-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “İbrahim’e (a.s) inen sahifeler, ramazan ayının ilk gecesinde inmiştir. Tevrat, ramazan ayının iki cumartesi geçtikten sonra inmiştir. İncil, ramazanın on üçünde inmiştir. Kur’an da ramazanın yirmi dört günü geçtikten sonra inmiştir.” İbn Abbas’ın (r.a) rivayet ettiği bir hadis şöyledir: “Resûl-i Ekrem (s.a.v) ile Cebrâil (a.s)Kur’an’ı birbirlerine gece vaktinde okurlardı.” Bu hadisten de anlaşılıyor ki Ramazan gecelerinde Kur’an’ı çokça okumak müstehaptır. Zira geceleri insanı meşgul edecek şeyler yoktur. Bu nedenle insan, dikkatini daha fazla toplayabilir. Ayrıca bu zamanda kafa sakin ve kalp daha huzurlu olur. Kalp, okunan ayetleri düşünmeye daha hazırdır. Bunun için yüce Allah, “Şüphesiz gece kalkışı, (kalp ve uzuvlar arasında) tam bir uyum ve sağlam bir kıraate daha elverişlidir” buyurmuştur.”

RAMAZAN SADECE AÇ KALMAK DEĞİLDİR

Ramazan ayını iyi değerlendirmememiz gerektiğini savunan Bayraktutar, “Bilinmelidir ki oruç tutmak sadece aç kalmak değildir. Oruç, yaratılma gayemiz olan Allah’a kulluğun göstergelerinden bir tanesidir. Bu vesile ile Müslüman olarak bu mübarek ayda ibadetlerimizi arttırmalı her türlü günahlardan daha fazla kaçınmalı ve Ramazanın ruhuna göre hareket etmeliyiz. Öte yandan Ramazan, birlik ve beraberlik ayıdır. Bu mübarek ayda, bir yandan Müslümanlar nefislerini ıslah ederken bir yandan da komşusu açken tok yatmamayı, çaresiz mazlum durumda olanlara el uzatmayı, yetimlerin başını okşamayı, akrabalarını ziyaret etmeyi unutmamalıdır” diye konuştu.

RAMAZAN’DA GİYİM-KUŞAMA DİKKAT EDİLMELİDİR

Müslümanların maneviyatı zedeleyen giyim kuşamdan uzak durması gerektiğini aktaran Bayraktutar, “Biz bundan bir ay önce yaptığımız basın açıklamasında caddelerde sokaklarda çıplaklığın sergilendiği reklamlara karşı çıkmıştık. Bununla beraber Müslüman’ın nasıl giyineceği dinimizce belirtilirken toplumsal örf ve adetlerimiz de edep ve hayâyı gözeterek zaman içerisinde belirli kurallar koymuştur. Gelinen noktada teknolojinin, TV’nin, rol-model alınan kişilerin ve modernleşmeyi çıplaklık sayan zihniyetlerin etkilerinden dolayı toplumumuz ne yazık ki bu konuda ciddi yara almıştır. Bu konuda İslam’ın emirlerinin ve toplumsal yapımızın dikkate alınarak bir tavır sergilenmesi gerektiğini belirterek Ramazan ayında daha da hassas davranılmasını vurgulamak istiyoruz. Ramazan ayında günah ve sevapların diğer aylara nazaran kat kat daha fazla yazıldığı dikkate alınırsa, güzellik ve modernlik adı altında çıplaklığı sergileyenler fark etmeden hem günaha girmekteler hem de insanları günaha sürüklemekteler. Bu bağlamda ricamız, Müslümanların maneviyatını zedeleyen giyim kuşamdan uzak durulmalıdır” ifadelerini kullandı.

ORUÇ TUTMAYANLAR VE İŞYERİ SAHİPLERİ HASSAS OLMALI
“Ramazan bir sabır ayıdır” diyen Bayraktutar, “İnsanlar nefislerini açlıkla terbiye ederken oruç tutmayanların tutanlara saygı duyması gerekmektedir. Saatlerce ağızlarından bir lokma alamayan kişilerin hassasiyetleri karşısında onlarında hassas davranmalarını isteriz. Söz konusu kişiler, yemek yerken su içerken her an etrafında bir oruçlu olduğu kaygısını taşımalılar. Bu vatandaşlar mümkün olduğunca Ramazan ayı içerisinde dışarda değil de evlerinde yemeleri veya kalabalık içinde değil de tenha yerleri tercih etmelerini tavsiye ederiz. Öte yandan iş yeri sahipleri de iş yerlerini Ramazan’a göre dizayn etmeli, görünen alanlarda hizmet vermemeli gerekirse iş yerlerinin içerisi görünmeyecek şekilde tedbir almalılar” şeklinde konuştu.

“AŞIMIZI PAYLAŞMALIYIZ”
Ramazanın paylaşma ayı olduğunu hatırlatan Bayraktutar, sözlerine şöyle devam etti: “Hadis-i Şerif’te belirtildiği gibi ‘Yiyiniz içiniz ama israf etmeyiniz’ düsturuyla hareket etmeyi olmazsa olmazımız saymalıyız. Dünyada milyonlarca insan açlık ile boğuşurken bir ekmeğin hayalini kurarken bizler saçıp savuran Allah’ın verdiği nimetleri çöpe atan Müslümanlar olmamalıyız. Her zaman aç ve susuz insanlara bakıp ibret almalı yarımızın onlar gibi olabileceği ihtimalini göz ardı etmemeliyiz. İsraf etmek yerine, en yakınlarımızdan başlayarak bütün mazlumlarla aşımızı paylaşmalıyız.”

RAMAZAN EĞLENCE AYI DEĞİLDİR
Ramazanın eğlence ayı olmadığını ibadet ayı olduğunu vurgulayan Bayraktutar, “Unutulmamalıdır ki Ramazan bir eğlence festival ayı değildir. Ramazan ayında yukarıda saydığınız etkinlikler nedeniyle vatandaşların Teravih namazını kılmak yerine bu tür programlara gitmeyi tercih ettiğini görüyoruz. Ramazan’ın ibadet ayı olması neticesinde insanları ibadetten alıkoyacak etkinliklerin Ramazan ayının ruhuna aykırı olduğunu vurgulamak istiyorum. Ramazan’da camileri boşaltan, teravihlerden uzaklaştıran festival düzenlemek yerine belediyeler Diyanet İşleri Başkanlığı ile birlikte hareket ederek bu ayın atmosferine uygun olarak insanlarımızı ibadethanelerimize çeken etkinlikler düzenlenmelidir” ifadeleriyle uyarıda bulundu.

RAMAZAN AYI KİRAZ FESTİVALİNE DÖNÜŞTÜRÜLMEMELİ

Ramazan ayının bazı kesimler tarafından istismar edildiğini belirten Bayraktutar son olarak şunları söyledi: “Özellikle vurgulamak isterim ki biz etkinliklere karşıyız demiyoruz, biz Ramazan’ın ruhuna aykırı hareket edilen programlara karşıyız. Yıllarca Ramazan’ı bir etkinlik olarak algılayan, oruç gelsin de seni panayıra, konsere götüreyim diyen ve oruç tutmayan aileler var ne yazık ki, bu örnekleme çocuklarının ramazan-panayır-etkinlik algısını sadece panayır ve etkinlik algısına çevirmekte, bu durumda bizim için tehlike arz etmektedir. Ramazan ayı malumunuz kiraz, karpuz festivali de değildir. Birçok medya kuruluşu aylar öncesinden Ramazan hazırlıklarına başladı. Promosyon Kur’an bastıran gazetelerin tutumu, sürekli aynı ifadeleri kullanan sunucuları itinayla hazırlayıp bu milletin önüne çıkarmaya aylar öncesinden hazırlandılar. Fakat yıllarca aynı kanallara çıkıp her sene orucu bozan halleri anlatma gibi görevler üstlenen sunucular bu durumu ilmi bir kaygı için değil, Ramazan da maddi bir beklentiye dönüştürmekteler. Her Ramazan aynı ifadeler içinde olan sunucular, her ramazanda daha fazla satılsın diye itina ile hazırlanmamış Kuran-ı Kerimler bu topluma zarar vermektedir.”

 

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.