Halep’teki ACIYI hissettiren proje 

Halep’teki ACIYI hissettiren proje 

TÜGVA’nın Keçiören’de belediye desteğiyle oluşturduğu temsili Halep evini gezen gençler, Türkiye’de yaşadıkları için şükrettiler. Projenin mimarı olan Ak çifti, “Amacımız da Halepli kardeşlerimizin yaşadıklarını hissettirmekti” dedi. 

Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Keçiören Şubesi’nin ilçede belediye desteğiyle oluşturduğu Halep Evi projesi özellikle gençler üzerinde hayli etki etti. 

Proje ile savaş mağduru Halep’li kardeşlerimizin hangi şartlar alçtında yaşam mücadelesi verdiklerinin ortaya konulması amaçlanmıştı. Temsili Halep evini gezen gençler, Türkiye’de yaşadıkları için şükrettiler. Projenin mimarı olan Ak çifti, “Amacımız da Halepli kardeşlerimizin yaşadıklarını hissettirmekti” dedi.
‘Halep’te Birkaç Dakika’ projesinin mimarları TÜGVA Keçiören Şube Başkanı Yusuf İslam Ak ve Eşi Sena Ak, projenin nasıl ortaya çıktığını ve ne amaçladıklarını Habervaktim’e anlattı. 
Halep’te yaşanan insanlık dramının gündeme geldiğini ancak insanların çok çabuk unuttuğunu hatırlatan Yusuf İslam Ak, projeyle birlikte insanların Halep’te yaşananları hissetmesini istediklerini ifade etti. Keçiören Belediyesinin destekleriyle yapılan ev bu hafta sonu kaldırılacak.

ÇOCUKLAR “HALİMİZE ŞÜKRETMELİYİZ” DEDİ
İnsanların acıları artık çok çabuk unuttuğunu hatırlatan Yusuf İslam Ak, “Savaşlarla ilgili günde onlarca fotoğraf görüyor insanlar internetten üzülüyor bir sonraki fotoğrafta gülmeye devam ediyor. Biz bire bir insanlarımızın içine girip Haleplilerin yaşadıklarını hissetmelerini istedik. Projenin ismi zaten ‘Halep’te Birkaç Dakika’ şeklinde, birkaç dakika Halep’te yaşayanların yerine geçip böyle bir evin içerisinde dolaşmalarını istedik. Ziyaret edip evden çıkan çocuklar “halimize şükretmeliyiz” diyerek çıktı. Hem oradakilerin ne durumda yaşadıklarını görmüş oldu çocuklarımız hem de Türkiye’de yaşadıkları için şükür ettiler” şeklinde konuştu.

adasd2s1fs1f2.gif

ÇOCUKLAR ÖZELLİKLE ÇOK ETKİLENDİ
“Çeşitli fotoğraflardan bakmıştık Halep’teki evlerin durumuna, birazda araştırdık tahminimizce bir ev oluşturduk” diyen Ak, “Suriye’ye gidip gelen büyüklerimizden oradaki evlerin durumunu dinledik, onlarında katkısı oldu evi tasarlamamız da.  Daha sonra projeyi Keçiören Belediyesine anlattık, en uygun yerin meydan olduğuna karar verdik ve evi oraya inşa ettik. Bürokratlardan çok ziyaret eden oldu, onun dışında metronun yakın olması eve etkili oldu. Metrodan çıkan insanların birçoğu eve ziyarette bulundu ve o atmosferi yaşamaya çalıştı. Evi gezen çocuklar özellikle çok etkilendi, ailelerine ve arkadaşlarına evi anlatmış birçok çocuk ve böyle geri dönüşümlerde sağladık. İlgi çok güzeldi, içeri giren çocukların dışarı çıktıklarında yüz ifadelerinden vermek istediğimizi verdiğimizi anladık. Çocuklar “gerçekten böylemi evler, bu ortamda nasıl yaşıyorlar” şeklinde bize sorular yöneltti. Çocuklarda özellikle biz istediğimiz etkiyi oluşturduğumuza inanıyoruz” ifadelerini kullandı.        

BU HAFTA SONU EVİ KALDIRIYORUZ
Öğrencileri de evde gezdirmek istediklerini ancak şartların el vermediğini aktaran Yusuf İslam Ak şöyle konuştu: “Okuldaki öğrencileri burada gezdirmeyi düşündük ve talepte de bulunduk ama zamanlamada bir hata yapmış olduk. Hem okullar tatil hem de Ankara’da toplu bir etkinlik yapmak yasak olduğu için okullarda pek sıcak bakmadı. Bu iki durum üst üste geldi, hem de biz evi ilk açtığımızda okulların son haftasıydı öğrencilerde tatil havasına girmişti. Çok istedik olmadı ama gezerken buraya uğrayan çok fazla çocuk oldu. İlk duyurduğumuzda bu ayın 20’sinde son bulacağını ilan etmiştik sonra okullarda tatil olunca çocuklar dolaşıyor diye düşünerek bir hafta daha uzattık. Bu hafta sonundan sonra büyük ihtimal evi kaldıracağız.

PROJE BAŞKA İLLERDE DEVAM ETMELİ
Bu projenin başka il ve ilçeler tarafından da yapılmasını çok isteriz. Bize de soran oldu diğer illerde de projeleriniz olacak mı diye ama şuan böyle bir girişimimiz yok ama olmasını çok isteriz. Biz Keçiören’de ‘Halep’te Birkaç Dakika’ diye bu projeyi başlattık, Altındağ’da da Gazze’de birkaç dakika şeklinde yapılabilir. Şehrin içerisinde böyle duyarlılığı arttıracak projelerin olması çok güzel olur. Gözlerimizi yaşanan dramlar karşısında kapatamayız, biz yaşanan insanlık dramını insanların gözüne sokmaya çalıştık. Biz burada en kötüsünü halay etmeye çalıştık ama bizim hayal ettiğimiz onlar için en iyi oldu. orada çok daha kötü halde yaşıyorlar, onların standartlarının çok daha üstünde yer aldık. Burada yaptığımız ev şehir içinde kalıp bombalamanın altında yaşamını devam ettirmeye çalışan Haleplilerin evi. 

AVRUPA SEÇİCİ İNSANLIK YAPIYOR
Biz muhacir ensar ilişkisiyle Suriyelilere kucak açtık, ilk günden itibaren açık kapı politikası izledik. Avrupalılar daha çok savaştan gelen insanlar olarak bakıyor, biz hem İslami hem de insani davranıyoruz, Avrupa ise daha çok seçici insani davranıyor. Yani Müslüman olana Avrupalı seçici davranıyor, daha çok kalifiyeli olan mühendis, doktor gibi okumuş insanları alıyor, diğerlerini geri gönderiyor. Onlar seçici bir insaniyet izliyorlar bizde açık kapı, tüm imkanlarımızı sunuyoruz. Birde şöyle durum var, biz Halep’te böyle yaşıyorlar şeklinde gösteriyoruz ama 2 sokak arkamızda da hemen hemen böyle yaşıyorlar. Orada da öze eleştiri yapmak gerekiyor, aramızda bizim burada sembol ettiğimiz gibi yaşayan çok aile var.              

sd1f22sf212asd1f-001.gif

HEDEFLEDİĞİMİZ KİŞİLERE ULAŞTIK
Belediyeler ve diğer kamu kurum kuruluşlar bizim yardıma muhtaç insanlarımıza yardımda bulunuyorlar ama kendisini gelen göçmenlere yönelik adamış vakıflar da var. Bırakın o vakıflarda onlarla ilgilensin, ülkemizin fakirlerine yardım eden birçok yardım kuruluşu zaten var. Biz bu projeyle hedeflediğimiz kişilere ulaştığımızı düşünüyoruz. Gelip geçerken insanların sadece pankarttaki yazıyı okumaları bile bizim için önemliydi.”       

İNSANLARIN EMPATİ KURABİLMELERİNİ İSTEDİK
Ortaya attığı fikirle projenin oluşmasında büyük bir rol oynayan Sena Ak ise şunları söyledi: “Sadece birkaç dakikada olsa insanların Suriye’de yaşayanlarla empati kurabilmeleri için aslında bu evi tasarladık ve hayata geçirdik. Buradaki insanlar hiç empati kurmayı denemiyor, sadece Suriyelilerle ilgili bir olgu değil savaş ortamında kalmış bir evde yaşayan herkesin durumuna dikkat çekmeye çalıştık. Biz belki sadece Suriye’de Halep’te bir ev dedik ama savaş altında bulunan birçok ülkedeki evlerden birini temsil ediyor. Özellikle evin açık havada olmasını tercih ettik, hava karlı, soğuk ve Suriye’deki şartlara benziyor. Ama kapalı bir ortamda yapmış olsaydık evi sıcak bir yer olacaktı, zemin pürüzsüz olacaktı.

Dışarıda olması birazda Halep’teki ortamı yaşattı, soğuk ve toprak bir alana evin kurulması etkiyi daha çok arttırdı. Bana Alabed ve Annesi de eve ziyarette bulundu, Anne eve girdiğinde uzun bir süre ağladı. Halep’teki evlerine çok benzediğini söyledi ve çok şaşırdı. Bize nasıl her şeyi bire bir aktarabildiğimizi sordu. Böyle bir farkındalık projesi olduğu için çok mutlu olduğunu belirtti. Halep’te ve dünyanın birçok yerinde yaşanan dramları bilmeyen birçok insan var. “Böyle bir zulüm mü var” diye soru yönetenler oldu bana, bilmeleri beni çok şaşırttı ama bilemeyen insanlarda var.”       

Foto galeri için tıklayın 

UĞUR ÖĞÜT / HABERVAKTİM

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.