Kendi Kültürümüze Yabancı Kaldık

Kendi Kültürümüze Yabancı Kaldık

Başkent'in dört bir yanından derlenen ve unutulmaya yüz tutmuş kültürel miraslar, Ankara'nın yaşayan tarihi Hamamönü'nde bir araya geldi. Sıra dışı bir müzede bir toplanan soyut kültürel değerler, özenle ziyaretçilere tanıtılıyor.

NORMAL MÜZELERDEN ÇOK FARKLI
Gazi üniversitesi Türk Halk Bilimi Bölümü, Altındağ Belediyesi ve Ankara Kalkınma Ajansı ortaklığında yapılan bir proje neticesinde kurulan Ankara Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi'nde, küreselleşen dünyada öz kültürümüze ait soyut olan ne varsa korunarak canlı bir anlatımla gelecek kuşaklara aktarılıyor. Müzede, ebru sanatı ve ıhlamur baskı yapımı, gölge ve kukla oyunları, masallar, diş hediği geleneği, kına geceleri, ninniler, atasözleri gibi soyut kültürler uygulama modellerine dönüştürülerek ziyaretçilere görsel bir yolla sunuluyor.
KENDİ KÜLTÜRÜMÜZE YABANCI KALDIK
Habervaktim’e konuşan müze müdürü Çiğdem Şimşek, "Türk kültürüne dair akıllara gelen ne varsa özellikle de Ankara bölgesinden derlenmiş kültürel miras değerlerimizi uygulama modeline dönüştürerek gelen ziyaretçilere sunuyoruz" dedi. Ankara'nın ilçe ve köylerinin gezdiklerini söyleyen Şimşek, kültürümüzün oldukça zengin olduğunu anca bu kültüre uzak kaldığımıza yakındı. Şimşek şunları söyledi: "Pamuk prensesi nasıl biliyorsak kendi kültürümüzden olan Nardaniye Hanım'ı da bilmeliyiz. "

SÜLEYMAN TOKER/HABERVAKTİM

Gazi üniversitesi Türk Halk Bilimi Bölümü, Altındağ Belediyesi ve Ankara Kalkınma Ajansı ortaklığında yapılan bir proje neticesinde kurulan Ankara Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi'nde, küreselleşen dünyada öz kültürümüze ait ne varsa korunarak interaktif  bir dille gelecek kuşağa aktarılıyor. Yerel ve küçük kültürlerin ekonomiyi ve gücü elinde bulunduran popüler kültür karşısında yok olmamasını amaçlayan Ankara Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi, ismini UNESCO Türkiye Milli Komisyonu 2003 yılında Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması sözleşmesinden alıyor.
BAŞKENT'İN KÜLTÜRÜ BURADA BİRLEŞTİ
Habervaktim’e konuşan müze müdürü Çiğdem Şimşek, "Türk kültürüne dair akıllara gelen ne varsa özellikle de Ankara bölgesinden derlenmiş kültürel miras değerlerimizi uygulama modeline dönüştürerek gelen ziyaretçilere sunuyoruz. Büyük bir müze olmamamıza rağmen Türk kültürünü sözlü ve pratik bir şekilde aktardığımız müzemize gelen ziyaretçiler 45 dakikadan önce müzeden çıkamıyorlar" dedi.
NORMAL MÜZELERDEN ÇOK FARKLI
Normal müzelerinden farklı olduklarını söyleyen Şimşek, "Müze denilince aklımıza daha çok korunması gereken sanki sadece nesnelermiş gibi algılıyoruz. Camekânların içerisine saklanmış eşyalarda 'fotoğraf çekmeyiniz, dokunmayın!' yazılarını görüyoruz. Biz ise maddi kültür unsurların korunmasından yanı sıra sözlü bir sergileme yapıyoruz. Korunması gereken maddi unsurların yanı sıra yitirdiğimiz kültürel mirasımızı ve değerlerimizi koruyoruz’ diye konuştu.
KENDİ KÜLTÜRÜMÜZE YABANCI KALDIK
Ankara’nın bütün ilçelerini ve köylerini tek tek gezdiklerini söyleyen Şimşek, "Gezdiğimiz yerlerde ve dinlediğimiz insanlardan derlediğimiz her şeyi uygulama modeline dönüştürüyoruz. Mesela köylülerden dinlediğimiz masalları burada masal odasında gönüllü öğrenciler tarafından ziyaretçilere aktarıyoruz" şeklinde konuştu. Toplumların kültürel kodlarının git gide ortadan kalkmaya başladığına dikkat çeken Şimşek, "Pamuk prensesi nasıl biliyorsak kendi kültürümüzden olan Nardaniye Hanım'ı da bilmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü toplumların, kendi kültürlerini yaşatabildikleri ölçüde yaşayabileceklerini düşünüyoruz. O yüzden kültürümüzün gelecek kuşaklara aktarılması ve yaşatılabilmesi adına buralar ziyaret edilmeli. En önemlisi, buradan öğrendikleri şeyleri yaşam pratiğine dönüştürebilmeli insanlar" dedi.
TARİHİN İÇİNDE YATAN BİR TARİHİZ
Hamamönü’nde bulunan Ankara Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi Ankara’nın yok olmaya yüz tutmuş kültürel tarihini yaşatmaya çalıştıklarını söyleyen müze müdürü Şimşek, "Tarihin içinde yatan bir tarihiz. Bakir bir bölge olan Hamamönü'nde, Ankara tarihinin yaşatıldığı bu bölgede kültürel mirasa sahip çıkmak için bizim için büyük bir onurdur" diye konuştu.
TÜRK KÜLTÜRÜNE  İNGİLİZCE AKTARIM
Türk kültürünü öğrenmek isteyen yabancı turistlere Hacivat-Karagöz oyununun İngilizce sunumunu yaptıklarını aktaran Şimşek, "Türkiye’ye gelen bir turistin Türk kültürünü öğrenmek istiyorsa eğer bu müzede Türk kültürüne ait birçok şeyi buradan özümseyerek ayrılıyor. Biz onlara yazılar göstermiyoruz, okuyun, ayrılın demiyoruz. Gelin kınasını canlandırıyoruz, turistlerin ellerine kına yakıyoruz. Kahvenin tanımını yapmıyoruz direkt olarak kahveyi ikram ediyoruz. Uygulamalı sunumlar yaptığımız için daha çok kalıcı oluyor" şeklinde konuştu.

 

 

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.