OLUMLU SINIF YÖNETİMİ PROJESİ

OLUMLU SINIF YÖNETİMİ PROJESİ

Habervaktim’e röportaj veren Ankara İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı İhsan Yalçınkaya, Ankara’nın eğitim sorunlarını değerlendirdi. Yalçınkaya, en önemli konunun öğretmenlerin büyük sıkıntı çektiği olumlu sınıf yönetimi olduğunu ifade etti ve öğretmenleri

UĞUR ÖĞÜT / HABERVAKTİM

 

Ankara İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı İhsan Yalçınkaya, Habervaktim’e İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak yaptıkları projeler hakkında bilgi verdi. Yalçınkaya, en önemli konunun öğretmenlerin büyük sıkıntı çektiği olumlu sınıf yönetimi olduğunu ifade etti ve öğretmenlerin dersleri daha verimli işlemeleri için tavsiyelerde bulundu.

OLUMLU SINIF YÖNETİMİ ÇOK ÖNEMLİ

Milli Eğitim Müdürlüğü’nün projeleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

En önemli projemiz olumlu sınıf yönetimi projemiz. Öğretmenin sınıfı daha iyi nasıl yöneteceği noktasında kavramları hocalarımızla paylaşıyoruz. Çünkü Türkiye’de ortaokul ve ilkokul seviyesinde öğretmenler sınıfı yönetirken, önüne dön, arkana bakma, camdan dışarıyı seyretme gibi bir takım uyaranlarda bulunduğunda öğretmeye daha az zaman ayırmış oluyor. 40 dakikalık dersin büyük bir kısmı verimsiz hale dönüşebiliyor. Bugün 18 Milyon öğrenci 150 branşta 1 milyona yaklaşan öğretmen nezaretinde eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdürmektedirler. Gelecek yıl üretilecek bilginin son 5 bin yılda üretilen bilgiden daha fazla olacağı tahmin edilmektedir. 2020 yılında, bir bilgisayarın tüm insanlığın sahip olduğu bilgiye sahip olacağı söylenmektedir. Teknolojik araçlarla büyüyen çocuk, bir eliyle cep telefonuyla konuşurken, diğer eliyle klavyeden arkadaşına mesaj yazmakta, gözüyle de televizyon izlemektedir. Çocuklar yetişkin yaşa gelinceye kadar, 20 bin saat bilgisayarda, 10 bin saat telefonda, 20 bin saat televizyonda, 10 bin saat de okulda vakit geçirmektedirler. Bugünün okula başlayan öğrencileri 38 yaşına gelinceye kadar 14 iş değiştirecektir. Aynı bireyler 2030 da işe başlayacak ve 2070’ te emekli olacaklardır. Bu öğrenciler 2023, 2053 ve 2071 hedefinin inşa edicileri, yaşayıcıları ve takip edicileri olarak tarihteki yerini alacaktır. Onun için çocuklarımız bizim için oldukça önemli. Tabldot eğitim yerine bireysel eğitim zorunlu hale gelmiştir. Bütün çocuklara aynı eğitimi vermek yanlış oysa her çocuğun faklı yetenekleri oluyor. Ayrı ayrı yol ve yöntemle çocuklara eğitim verilmeli. Çocuklara toplu eğitim verildiğinde anlayan anladığı kadar bilgi alabiliyor. Öğretmenlerle öğrenciler mutlaka masanın başında baş başa ders yapabilmeli.

MESAFENİN ÖLÜMÜ GERÇEKLEŞMİŞTİR

Teknolojiyle birlikte eğitimde seviye atlandığı söylenebilir mi?

Türkiye’deki bir öğretmenin Hindistan’da yaşayan bir öğrenciye ders anlatmasıyla mesafenin ölümü gerçekleşmiştir. Çocuklarımız, bilgiye çok çabuk ulaşabildikleri için eğitim ortamları bilgi yükleme yerleri olmaktan ziyade sosyalleşme yerleri haline gelme yolunda hızla ilerlemektedirler. Bilinçlenen her birey, öğretmenden geri bildirim ister hale gelmiştir. Öğrenci, veli, okul yöneticisi, ilçe ve il milli eğitim müdürleri, müfettişler, kaymakam, vali, bakanlık teşkilatı ve daha pek çok kuruluş öğretmenlerin yakın takipçileridirler. Bütün bu baş döndürücü gelişmeler yanında, her 3 çocuğun 2 si süper aktif davranış sergilemekte, bu da evde anne babayı okulda da öğretmeni epeyce zorlamaktadır.

KURALIMIZ MUTLAKA OLACAK

Sınıfını kontrol etmekte zorlanan öğretmenlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Sınıfını kontrol etmekte zorlanan öğretmen, öğrenme yaşantılarını engelleyen yaşantıları azaltmak için 40 dakikalık dersin ancak 17 dakikası verimli olarak geçirmektedir. Varmak istediğimiz hedef; öğretmen sınıfını kontrol etmeye daha az zaman ayırırken, öğretme faaliyetlerine daha uzun süre ayırabilecektir. Gözlem sürecinde Elçin % 80 sorunlu davranış göstermiş, Emre % 60 sorunlu davranış göstermiştir.

Öğretmenden istenen uyaran olayı:      

1- Kural koy

2- Yanlış davranışı görmezlikten gel

3- Davranış ilerlemesini ödüllendir

5 Hafta sonra davranışlarının % 90 olumlu olduğu gözlemlenmiştir. Bir kuralımız mutlaka olacak, yanlış davranışları görmezlikten gel derken bunu kapatmak anlamında değil aslında yanlış davranışları daha iyi gör daha iyi not et ama yanlışın üzerinde durma. Biz çocuklarımızın hangi özelliği üzerinde durursak orayı geliştiriyoruz.

SEYREK OLAN DAVRANIŞI SIK OLAN TAKİP ETMELİ

Çocuklarımızın hangi özelliği üzerinde durursak orayı geliştiriyoruz dediniz bu konuyu biraz daha açabilir misiniz?

Öğretmen, 40 dakikalık ders süresinde, 12 sus uyaranı kullanmıştır. Konuşma oranı %75’tir. 40 dakikalık derste Öğretmen 4 sus uyaranı kullanmış, ortamda konuşma oranı %25 ‘e düşmüştür. Çok sus denildiğinde derslerde verimlilik o kadar düşer. Ödevini yapmayan çocuk görmezlikten gelinmiş, ödev yapan çocuk ödüllendirilmiş, ödev yapma davranışında artış görülmüştür. Ödevini yapmayan çocuklarla ilgilenilirse o zaman ödevini yapmayanların sayısı artacaktı. Ödevini tamamlamayan ya da yapmayan çocuk ile ilgili olarak, ‘‘45 dakika ders çalışırsan, dışarıda 15 dakika oyun oynamana izin verebilirim.’’ Az yeğlenen etkinlik yapıldıktan sonra, çok yeğlenen etkinliğe izin verilir. Seyrek olan davranışı sık olan davranış izlerse, ileride seyrek olan davranışın oluşum sıklığı artar.

ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK

Öğrencilere hitap edebilmek ve sevdirerek eğitim vermek için öğretmenler ne yapmalı?

1- Kavrama gücünün üzerinde bilgi yüklenilmemeli.

2- Bireyin başarılı olabileceği konulardan yola çıkılmalı.

3- Öğrenme süreci içerisinde çaresizliğe yer verilmemeli.

Öğrencilerde önce kalp sonra akıl gelir. Kalbe giden ince yolu keşfedersek, aklına hitap edebiliriz. Biz her zaman birinciyiz. Her öğrenci özeldir. Her veli bir öğretmen, her öğretmen bir velidir. Kendini tanı ve güven, hedefini belirle, başarmak için çok çalış. Daha bilgili, daha başarılı, daha sevgi dolu olmaktır. Öğretmen çocuğun iyi ve doğru yaptıklarına onay dönütü vermeyi bırakmış, grup kontrolden çıkmıştır. Öğretmen 20 dakikada 5 kez tekrarladığı eleştiri ve uyarılarını 16’ ya çıkarınca % 8 düzeyindeki çalışmama oranı %32 ye çıkmıştır. Azarlayarak çocukları kontrol eden öğretmen, azarlamalar ödüllerden fazla olduğu için yorgun ve bitkin düşmüştür. Olumlu ve uygun davranışları görüp onaylayan öğretmen, eleştiri tuzağından kurtulmuştur. Tuvalete giden öğrencilerden bazıları sessizce giderken, bazıları koşarak ve gülerek gitmektedirler. Yürüyerek giden öğrenciler ödüllendirilir, konuşanlar görmezlikten gelinir. Öğretmen kurtulmak istediği davranışla ilgilenerek o davranışı farkında olmadan arttırmaktadır diyoruz. Öğretmen, çocuğun yapabildiklerinden çok yapamadıklarını nasıl yapacağını göstererek, o an için çocuğa yardım sağlamış olur. Böylece çocuğun başaramadıklarına yoğunlaşması sonucu farkında olmadan yanlış yapma oranını arttırır. Verilen on soruyu kontrol eden öğretmen önce doğruya ‘‘ D ’’ yanlışa ‘‘Bak bu yanlıştır.’’ demiştir. Çocuğun soruları doğru yanıtlama oranında artış olmamıştır. Daha sonra yanlışlar için yardım edilmemiş ve yorumda bulunulmamıştır. Doğrular için ‘ D ’, karşısına ‘pekiyi’ konularak tebessüm edilmiş, üç hafta sonra 10 olan yanlış sayısı 2’ye inmiştir. Öğretmen yardım tuzağına düşmemiştir.

1- Tebessüm etme - dokunma

2- Ses tonu ve beden dili

3- Ödül sözcükleri

KARŞI GELME DAVRANIŞI DEVAM ETMEMELİ

Öğrenciler için ceza uygulaması çok tartışılan bir konu bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Öğretmen, soruyu doğru yanıtlayan Bülent’i sözle onaylarsa ve çocuğun doğru yanıtlarında artış gözlenirse ‘tamam’ sözel ifadesi sosyal pekiştirecektir. 7-12 yaş arasında 13 eğitilebilir zihinsel engelli çocuğun dikkat süreleri üzerinde öğretmen davranışının etkisi araştırılmıştır. Dikkat süreleri tebessüm edildiğinde % 10 artış gösterirken, öğretmen dokunmalarında % 30 artış göstermektedir. Tebessüm ve dokunma pekiştirecektir. Cezanın günlük dildeki anlamı ve kullanımı ile davranış bilimindeki anlamı ve kullanımı aynı değildir. Davranışın sonuçlarına bağlı olarak davranışın ileride olma olasılığı azalırsa bu süreç cezadır. İtici uyaran olarak yüksek ses, aşırı sıcak, aşırı soğuk, rahatsız edici kokular, elektrik şoku bu tür cezadır. Sevdiği bir programı izlemesine izin verilmeyen çocuğun, karşı gelme davranışı azalıyorsa bu bir cezadır. Karşı gelme davranışı devam ediyorsa bu bir ceza değildir. Halk dilinde etkisine bakılmaksızın davranışın sadece hoş olmayan sonucu, ceza olarak algılanmaktadır.

ŞEHİTLERİMİZİ KİTAPLAŞTIRACAĞIZ

Son olarak Milli Eğitim Müdürlüğü’nün milli değerlerimizi pekiştirecek projelerden bahsedebilir misiniz?

Dedeme ve nineme mektup diye bir projemiz var bu projeyle çocuklarımızla kuşaklar arasındaki bağın sağlamlaştırılması amaçlanıyor. Yine her çocuk bir piyes oynuyor projemiz var. Hayata hazırlanmanın provasıdır diye ifade ediyoruz piyesi. Değerlerimizle örtüşen çocuklarımızın oynayabileceği uygun piyesler belirledik. Ankara şehitler albümü projesi var, 200’e yakın 40 yıllık terör şehitlerini tespit ettik. Daha sonra diğer şehitlerimizi de kitaplaştıracağız. Onlar yarına sevdalı kanatlarımızı kanatsalar da, nurdan çığlıkları gökleri tutup nazlı ve niyazlı olup kayıtları hakta olanlardan oldular. Albümde şehitlerimizin resmi altında doğum tarihi ve şehit olduğu tarih ve altında küçük bir hayat hikâyesi, en altta da bir dörtlük şiir yer alacak. Aday öğretmenler ve danışman öğretmenlerle paylaştık bu bilgileri. Yaklaşık 5 bin öğretmen konu hakkında bilgi verdik. Her okuldan bir öğretmen ve rehber öğretmenine bu bilgileri vereceğiz. İlkokullardan başlayacağız ve anlattığımız öğretmenler bilgiler öğretmenler tarafından okullarındaki diğer öğretmenlere aktaracak. Kendi değerleri üzerine yeşermeyen bir kültürün varlık bulması mümkün değil onun için biz türkü diyoruz. Çocuklarımıza bu gün Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak 2 bin 375 okulda 63 bin 500 öğretmenimiz 950 bin öğrenciyle türkü söyleniyor.

 

Türküler sesimizin çıkmadığı yerde ses

Nefesimizin kesildiği yerde nefes

Kanatsız kaldığımızda kanadımız olmuştur.

Türkülerin geçmediği yerden ırmaklar akmaz.

Türkülerin geçmedi yollarda çiçekler açmaz.

Türkülerin konmadığı dalda kuşlar cıvıldamaz.

Türküler anamızın gözünde bir damla yaş olup süzülen,

Çocuklarımızın yüzünde bir tomurcuk çiçek olup açandır

 

Çocuklarımız geleceğimizin tek ihtiyaç akçesidir. Onlar iyi kalpliliğin, dik duruşun ve düzgün bakışın tek adresidirler. Mukadderatın ve mukaddesatın çağlar aşan mesajının taşıyıcılarıdır. Biz öğretmenler olarak akılları vicdanlara düşürürsek. Çocuklarımızın kalplerine giden ince yollarını keşfedersek. Öğrencilerimizin yüreklerini tam ortalamış oluruz.  

 

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.