Orta Çağ Avrupası’nda büyük uyanış: Bilgi doğudan batıya taşındı
12. yüzyılda hız kazanan çeviri hareketleri, İslam dünyasında üretilen bilimsel mirasın Avrupa’ya aktarılmasını sağladı. Söz konusu süreç, Batı’da düşünsel dönüşümün kapısını araladı.
Modern dönem öncesinde Batı Avrupa'da bilimsel etkinliğin durakladığı zaman dilimi bilim tarihi uzmanları tarafından "karanlık çağ" olarak adlandırılır. Aynı dönemlerde bilim ve felsefede önemli ilerlemeler sağlanan İslam dünyasında bütün bilim dallarında, etkileri günümüze kadar uzanan başarılara imza atılıyordu. Bu durumun farkında olan Avrupalı entellektüeller, diğer kültürlerin gelişmiş entellektüel birikimline çeviri yoluyla sahip olabileceklerini düşündü. Böylece Avrupa'da geniş çaplı bir çeviri sürecine girildi.
11.yüzyıldan 13.yüzyılın sonuna kadar devam eden dönemde İslam dünyasında oluşturulmuş olan bilimsel birikimi Batı Hristiyan dünyasına aktarıldı. Çevrilen Bilim ve düşünce eserleri entelektüel çevrede iki farklı etki oluşturmuştu. Birincisi İslam dünyasında Müslüman bilim ve düşünce insanlarınca ortaya konmuş yerleşik bir bilgi üretme geleneğinin bulunduğunu fark ediyorlardı. İkincisi ise çevrilen eserlerden Antik Yunan'daki bilgi kültürünün korunup yeniden yorumlanarak geliştirildiği dikkatlerinden kaçmıyordu. Böylece İslam dünyasında sadece özgün bilimsel çalışmaların yapılmasıyla yetinilmediğini ve aynı zamanda geçmişin kültürel mirasının da dikkatlice korunduğunu anladılar.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.