Sağlık için NAMAZ ve ORUÇ

Sağlık için NAMAZ ve ORUÇ

Hacettepe Üniversitesi’nde öğrencilere, hareketsiz yaşamın tehlikelerine dikkat çekmek amacıyla zumba ve yoga yaptırıldı. 

Başkent’te Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, kuruluşunun 10’uncu yılını çeşitli etkinliklerle kutladı. Dün medyaya yansıyan haberlere göre, etkinlikler kapsamında fakülte çatısı altında faaliyet gösteren Sağlıklı Yaşam ve Egzersiz Topluluğu, hafta sonu Eymir Gölü’nde buluştu. Üniversiteliler, sağlıklı yaşam ve hareketliliğin önemine dikkat çekmek amacıyla ‘Sağlık için egzersiz’ sloganıyla zumba ve yoga yaptı.

DAHA ÖNEMLİSİ VAR
Görüştüğümüz din görevlileri temsilcileri, sporun en güzel ve faydalısının ahlaklı olanı olduğuna dikkat çekerek, sağlık ve hareketli yaşam noktasında namaz, oruç gibi ibadetlerin çok daha önemi bulunduğuna vurgu yaptılar. 
Gençlerimizin Uzakdoğu'nun köhnemiş sporlarının yerine oruç ve namaz gibi ibadetlere özendirilmelerinin hem bireysel hem de geleceğimiz açısından çok daha faydalı olacağını kaydeden din görevlileri temsilcileri, “Namaz ve oruç dinimizce farz ibadetler olmakla birlikte, sağlığa faydaları bilim insanları tarafından da kanıtlanmıştır” dediler. 

SPOR AHLAKİ DURUŞ İLE AYNI DOĞRULTUDA OLMALI

Uzakdoğu sporları yapmak yerine bilimsel olarak da sağlığa faydası ispatlanan namaz hakkında konuşan Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar, "Gençliğin spor yapmasını önemsiyoruz. Sporun her çeşidini destekliyoruz, ancak sporun ahlaki duruş ile aynı doğrultuda olması gereklidir. Çocuklarımızın yetişme sürecinde Kur'an kurslarında spor faaliyetleri de yapılmakta. Camilerimizin spor kompleksleri de bulunmakta. Spora karşı durmak yerine sporu destekliyoruz" dedi.

SPORUN EN İYİSİ NAMAZDIR

Namaz kılarak da spor faaliyetinin bir nebze olsun gerçekleştirilebileceğini kaydeden Genel Başkan Bayraktutar, "Unutmamamız gerekiyor ki sporun en iyi şekli namazdır. Abdest ve namazla vücudun ve ruhun gereksinim duyduğu bütün gıdaların alındığı kanıtlanmış bir gerçektir. Gençlerimizin dinin direği olan namazı kılmalarını, namazın ruhi gıda ile sağlığın ritmine yardımcısı olduğunu bilmeleri gerekir" diye konuştu.

NAMAZIN İNSANA 3 BÜYÜK KATKISI VAR

Din-Bir-Sen Genel Başkanı Yusuf Özdemir ise "Uzakdoğu'nun köhneleşmiş zihniyetindeki sporlar bizim ibadetlerimize benzetilmiştir.  Zumba, yoğa gibi Uzakdoğu'dan getirilen sporlar, insanların sadece bedenlerini dinlendirir, ancak namaz ise insana hem fiziksel hem bedensel hem de ruhen 3 yönlü katkısı vardır. Allah'ın emri ruhu doldurur. Normalde birçok spor çeşidimiz olmasına rağmen Uzakdoğu'dan alıntı bir şekilde Türkiye'ye bunu getirip şekilli bir şekilde gösteri yapmak uygun değildir" şeklinde konuştu.  

UZAKDOĞU SPORLARI BEDENİ DİNLENDİRİR AMA RUHU BOŞALTIR

Bedeni dinç tutmak amacıyla namaz, oruç gibi faaliyetlerin yapılmasının daha faydalı olacağına değinen Özdemir, "Uzakdoğu'nun köhneleşmiş zihniyetindeki sporları ise bedeni dinlendirir ancak  ruhu boşaltır. Sonra insanı manevi bir sıkıntıya sokar. Daha sonra ise ilaçlar da tedavi etmiyor. Bir adım sonrasında ise intiharlar ve huzursuzluklar değişik şekilde ortaya çıkıyor! Ruhu doyurabilmek için inanç değerleri üzerine yapılması gerekiyor. Mesela güreş, atıcılık, binicilik, yüzme gibi birçok sporumuz var. Bunlar rabbimizin insanlar üzerinde uygun gördüğü sporlar. Ahlaki olmayan sporlar  uydurmadır alıntıdır amaçlıdır" ifadelerini kullandı.

NAMAZIN SAĞLIĞA FAYDALARI BİLİMLE DE AÇIKLANDI
Namaz hakkında yapılan bilimsel araştırmaların birkaçı da şöyle:  "İstanbul Tıp Fakültesi'nde yapılan bir araştırmada, diz eklemi romatizması olan ve namaz kılan 30 hasta ile, yine diz eklemi romatizması olan ve namaz kılmayan 30 hasta karşılaştırıldı. Namaz kılanlarda şikayetler ve hastalık belirtileri 50 yaşından sonra ortaya çıkarken, bu hastalık namaz kılmayanlarda 40 yaşından itibaren görülüyordu. Namaz kılanların ekleminde 10 derecelik hareket kısıtlanması varken, kılmayanlarda bu kısıtlama 25 dereceye ulaşıyordu. Bu araştırmaya katılanlardan namaz kılanlar, 10 basamaklık merdiveni ortalama 22 saniyede çıkarken, kılmayanlar 34 saniyede çıkabiliyorlardı." 

NAMAZ TAM BİR SAĞLIK KAYNAĞIDIR

Viyana Üniversitesi Tıp Fakültesi Profesörü Dr. Hans Tischer da hareketler zinciri olan namazı incelemiş ve şöyle bir yargıya varmıştı: "Müslümanların namazı ortopedik açıdan bacaklar, diz, kalça ve ayak bilekleri hatta parmak eklemlerine varıncaya kadar vücudun her eklemini hareket ettirir. Ayrıca boyun, omuz, kol, bacak, sırt ve karın kaslarının tümünü büyük bir ahenk içinde kasılıp yumuşatmakta ve böylece tam bir sağlık kaynağı olmaktadır. Üstelik tüm bu faydalı hareketler günde beş defa tekrarlanmaktadır.

Vücut için bundan daha faydalı daha rahatlatıcı bir hareketler topluluğu düşünülemez. Düzenli olarak kılınan namaz, bütün bu arızaların en mükemmel önleyicisi olur. Namaz aslında, günde beş defa Allah'ın huzuruna çıkmak olayıdır. Allah'a karşı görevini yerine getirmek, O'ndan yardım talep etmek ve bütün bunların manevi güzelliğini yaşamaktır. Huzura kavuşan ve bu duygular içinde konsantre olan insanların beyinlerinde Dopamin, Interleukin-2 gibi maddeler salgılanır. Dopamin rahatlık, ferahlık veren, güzel duygular sağlayan bir maddedir. Interleukin-2 ise insanın savunma sistemini kuvvetlendirir. Moralinin yükselmesiyle ağır hastalığı yenen insanlarda, Interleukin-2 salgılanması rol oynamaktadır."

OSMAN AKDOĞAN / HABERVAKTİM-

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.