Yorganlarda Yün ve Pamuk Kullanılmalı

Yorganlarda Yün ve Pamuk Kullanılmalı

Türk kültüründe büyük öneme sahip olan ve günde ortalama 8 saat uyurken üstümüze örttüğümüz yorgan hakkında Ankara Hallaç Ve Yorgancılar Odası Başkanı Temel Çolak Habervaktim’e önemli bilgiler verdi. Hazır yorganlarda kullanılan elyafın alerji yaptığını s

SORUMLU SAĞLIK BAKANLIĞIDIR

Yorganın küçümsenmeyecek derecede sağlığı etkilediğini belirten Çolak, “Bu gün bir yorgan sağlıksız olarak üretiliyorsa eğer bunun sorumlusu Sağlık Bakanlığı’ndadır. Önceden günlük olarak bir yorgancıda 30 kiloyla 100 kilo arasında pamuk ve yün tüketilirken şimdi yıllık 100 kilo pamuk ve yün tüketiliyor. Şuan tüketici kendi yorganını getirip yorgan yaptırıyor, ürettiği ürünleri yorgancı satmakta zorlanıyor” dedi.

YÜN VE PAMUK KAT KAT SAĞLIKLI

Hazır yorganların sağlığa olumsuz etkilerinin olduğunu söyleyen Başkan Çolak, “Piyasada satılan hazır yorganlara yönelik bence Sağlık Bakanlığı inceleme başlatmalı. Sağlıklı olup olmadığını kontrol etmesi gerekiyor. Geçen bir arkadaş pamuk aldı benim iş yerimden bu pamuğu bir kuruma analiz ettirdi, birde elyafı analiz ettirdi. Elyafın vücuda alerjik olarak olumsuz yansıdığını pamukta ise böyle bir durumun olmadığı ortaya çıktı. Yün ve pamuğun geri dönüşümü sağlanabilir, kat ve kat daha sağlıklı daha sıhhatlidir” diye konuştu.

 

 

 

UĞUR ÖĞÜT / HABERVAKTİM

 

Ankara Hallaç Ve Yorgancılar Odası Başkanı Temel Çolak, günde ortalama olarak 8 saat uyurken kullandığımız yorgan hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yorganın kültürümüzdeki önemine vurgu yapan Temel Çolak, hazır yorganlarda kullanılan elyafın alerjik tepkimelere neden olabildiğini belirterek “Yün ve pamuğun geri dönüşümü sağlanabilir, kat ve kat daha sağlıklı daha sıhhatlidir” dedi.   

YORGANCILIK İŞİ 2. PLANA İTİLDİ

Ankara Hallaç Ve Yorgancılar Odası’nın hakkında bilgi verebilirmisiniz?

Ankara Yorgancılar Odası 1956 yılında kurulmuş, ilk önce dernek olarak kurulan odamız 1990’lı yıllarda dernekler oda statüsünü aldığında Ankara Umum Hallaçlar ve Yorgancılar Odası olarak isimlendirilmiş. Hallaçlar ve yorgancılar odası olarak isimlendirmesinin bir özelliği var. Geçmiş yıllarda ulaşım çok sıkıntılıydı bir bayan bir yerden bir yere yatağı sırtında götürmesi çok zordu. O zaman bizim yorgancılarımızın içerisinde bir kambur oduna bağlı yay şeklinde bir yayımız vardı. Bu yayla beraber bizim hallaçcı arkadaşlarımız bir bölgeden bir bölgeye yürüyerek gider müşterinin işini halledip gerisin geri iş yerine dönerdi. Buna da hallaçcı derlerdi,  seyyar olan hallaçcı derlerdi. Bizim pirimiz Hallacı Mansur’dan kalma bu meslek. Şimdi yorgancılık aslında özünde Osmanlıda Türkçe olan bir kelime. Odamızın isminin güncellenmesi gerektiğini düşünüyoruz, nasıl güncelleyeceğiz statüsünü koruyarak Ankara Yorgancılar Çeyizciler ve Perdeciler Odası olarak ismi değişmeli şeklinde defalarca belli makamlara müracaatta bulunduk. Ama her nedense bu müracaatlarımız yasalar oluşmadığından, kanunlardaki bütünleşme tamamlanmadığından hepsine ret geldi. Normalde benim yorgancılarımın bu hallaç olayı bittikten sonra birçoğu perdeci olarak iş değişikliğine gitmiştir. Yorgancılık işi 2. plana ittiler bizde odamızın statüsünü koruyarak bu perdecilerin ve çeyizcilerin hangi odada bulunduğu konusunda sürekli istişare yapıyoruz. Bizim odada olması gereken perdecilerin bu gün Ankara’da bir karma odada olduğunu, bizim odada olması gereken çeyizcinin Ankara Tuhafiyeciler Odası ve Ankara Terziler Odası’nda toplandığını biliyoruz. 

BİR ÇATI ALTINDA TOPLAMALIYIZ

Yorgancılık mesleği kaybolmaya yüz tutmuş meslekler arasında bu konuda neler yapılmalı?

Bu meslek dallarını Milli Eğitim müfredatına sokarak bilinçli bir meslek statüsüne getirmemiz gerekiyor. Meslek okullarında bu gün mefruşat varsa eğer bu mefruşatın kontrolü de bir odada olmalı. Şuanda ticaret odasında mefruşat var ama bir çeyizcinin, yorgancının bölümü yok. Ahilik kültürüne bağlı 100 yıla dayalı yorgancılığın bütünleşmesi konusunda biz tamamen mücadele vermiş belli bir noktaya getirmek üzereyiz. Bizim çatımız altında bu mesleklerin toplanması için büyüklerimizden ricada bulunuyoruz. Ahilik kültürüne bağlı statik olarak çalışmak istiyoruz. Mesela Ankara bölgesinin yılın ahisi Ankara Yorgancılar Odası’ndan seçilmiştir. 84 yaşında halen daha çalışan ve odamın aktif üyesi olan Akif Turan amcamız Ahilik Haftası’nda ‘Ahi Baba’ ilan edilecek.

ÜYE SAYISI YETERSİZ

Ankara Hallaç Ve Yorgancılar Odası’nın en büyük sorunları nelerdir?

Bizim odamızın sorunlarının başında üye sayımızın yetersiz olması geliyor. Ankara Yorgancılar Odası’nda yorgancılık yapan 122 üye, Tekstilcilik yapan 1 üye, perdecilik ve mefruşatçılık yapan 107 üye, nakışçılık yapan 2 üye, çeyiz satış ve imalatçılığı yapan 5 üye olmak üzere 237 üyemiz var. Bu mesleklerin hepsi bir çatıda toplanırsa Ankara Yorgancılar Odası’nın üye sayısı 1200 civarı olur. Böyle olunca daha güçlü bir oda haline geliriz ve üyelerimize daha iyi hizmet verebiliriz. Bu gün odamıza bağlı olup ta aktif bir şekilde mesleği birinci sınıfa taşıyan esnaflarda var, odamıza bağlı olup ta mesleğimizi birinci sınıftan aşağı çekmeye çalışan meslektaşlarımızda var. Biz arkadaşlarımıza kendilerini revize etmeleri gerektiği noktasında uyarılarda bulunuyoruz. İş yerlerini temiz tutmalıyız, tüketiciden aldığımız malzemeyi tüketiciyi ikna edecek şekilde geri dönüşümünü sağlamalıyız. Tüketiciden alınan yün, pamuk geri iade edilirken müşterilerden sen benim yünümü değiştirdin şeklinde şikâyetler geliyor. Bunu ispatı nedir, gerekirse iş yerlerimizin deposuna kadar kamera yerleştirmeliyiz. Müşteriyi ikna edecek duruma gelin.

SAĞLIK BAKANLIĞI İNCELEMELİ

Ülkede bir ürün satışa sunulduysa eğer bu satışın sorumlusu devletin erkânıdır. Yani devletin birimleri bu konuda yetkilidir. Bu gün bir yorgan sağlıksız olarak üretiliyorsa eğer bunun sorumlusu Sağlık Bakanlığı’ndadır. Önceden günlük olarak bir yorgancıda 30 kiloyla 100 kilo arasında pamuk ve yün tüketilirken şimdi yıllık 100 kilo pamuk ve yün tüketiliyor. Şuan tüketici kendi yorganını getirip yorgan yaptırıyor, ürettiği ürünleri yorgancı satmakta zorlanıyor. Piyasada satılan hazır yorganlara yönelik bence Sağlık Bakanlığı inceleme başlatmalı. Sağlıklı olup olmadığını kontrol etmesi gerekiyor. Geçen bir arkadaş pamuk aldı benim iş yerimden bu pamuğu bir kuruma analiz ettirdi birde elyafı analiz ettirdi. Elyafın vücuda alerjik olarak olumsuz yansıdığını pamukta ise böyle bir durumun olmadığı ortaya çıktı. Pamuk ve yün daha sağlıklıysa bunu yetkili kurumların açıklaması gerekiyor. Ülkemizde arz yok arz olamayınca talepte düşük oluyor. Bu arzı oluşturacak faktörlerin olması gerekiyor. Yün ve pamuğun geri dönüşümü sağlanabilir, kat ve kat daha sağlıklı daha sıhhatlidir. Vatandaşlara tavsiyem yorganlarda yün ve pamuk kullanmaktan kaçınmasınlar. Yorgancı bulamayan tüketiciler mutlaka Ankara Yorgancılar Odasını arasın.                     

     

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.