• BIST 1.210
  • Altın 482,578
  • Dolar 7,8553
  • Euro 9,2901
  • Ankara 13 °C
  • İstanbul 17 °C
  • İzmir 21 °C
  • Konya 13 °C

Ayasofya Ve Mescidi Aksa

Ahmet Aydınsoy

Anadolu topraklarında İslamın sancaktarlığını yapan bu millet bin yıla yakın bir zaman diliminde, bu topraklarda nice destanlar yazmış, Allah'ın izni ve inayetiyle kıyamete kadar da yazmaya devam edecektir inşallah. Tabi Anadolu’yu İslama açan o ruha sahip çıktığı müddetçe.
Asya ve Avrupa’yı bir birine bağlayan köprünün en değerli incisi olan İstanbul İslam ile buluşurken, Son Nebinin muştusuna mazhar olan genç Mehmet, Ortaçağ karanlığını tarihe gömerken, Yeniçağa İslamın aydınlık yüzünü bir kez daha gösteriyordu. İnsan haklarının, inanç ve ibadet özgürlüğünün vazgeçilmez olduğunu bir kez daha ilan ediyordu, İslamın adalet kılıcının gölgesinde. Bu sebeple belki de tarihte ilk kez şahit oluyordu insanlık, yaşadığı ülkenin başşehrini teslim almaya gelen “düşman” ordusunun sevinçle karşılanmasına. En güç şartlarda bile Ortodoksluk’ tan vazgeçmeyen Bizans halkı, Latinlere borçlu kalmaktansa Osmanlılar tarafından yönetilmeyi tercih ediyorlardı. Nitekim Gennadius'un müttefikleri arasında en başta geleni Grandük Notoras Bizanslıların duygularını: "Şehirde Latin külahı görmektense, Türk sarığını yeğlerim.” Diyordu.
Bu sözü Notaras'a, Ortodoksların 150 yıldır şahit oldukları ve dönemine göre çok ileri bir anlayış olan Osmanlı tecrübesi söyletmişti.
Çünkü Osmanlının medeniyet köklerinden aldığı terbiyede, inanç özgürlüğünün ve insan haklarının dokunulmazlığı vardı.
Konstantinopolis’in sembolü olan  Hagia Sophia Kilisesinin Fatih Sultan Mehmed tarafından camiye çevrilmesi, o dönem de ve sonrasında diğer tüm kiliselerin, ibadethanelerin açık kalmasına ve oralarda Gayr-ı Müslim  halkın özgürce ibadet etmelerinin adeta bir teminatıydı. 
Gittiği her yerde, her zaman İslam orduları her inancın ve o inançların ibadethanelerinin dokunulmazlığının teminatı olmuştur. Tarihte bunun en güzel örneklerinden birisi de Kudüs Fatihi Halife Hz. Ömer'in aziz hatırasında hayat bulmuştur. Öyle ki bugün 70 yıldır kan ağlayan Filistin’in başkenti Kudüs, İslamın adalet kılıcının gölgesinde yüz yıllar boyunca her dinin, her inancın özgürce yaşandığı, adına yakışır kutsal bir şehir olmuştur. Ne zaman ki müslümanların güç ve iktidarı zayıflamış, işte o gün bugündür, dünya da hiçbir inançtan, hiçbir milletten görmediği desteği ve himayeyi Osmanlı'dan gören Yahudiler, 70 yıldır Müslümanlara ve camilerine kan kusturmaktan vazgeçmemişlerdir. Kendinden olmayan kimseye hayat hakkı tanımayan iki yüzlü batı ise, bu tür haksızlıklara her zaman kör ve sağır kalmaya devam edegelmiştir. 
567 yıl önce İslamın adalet kılıcının sembolü olduktan sonra, 86 yıl boynu bükük  mahzun kalan Ayasofya’nın, (Elhamdülillah medeniyet köklerinden aldığı güçle) bugün yüzünü güldüren bu millet, gün gelecek, Kudüs'ün de, Mescidi Aksa’nın da yüzünü güldürecektir inşallah.
***
ACI*
...Ve ben biliyorum örümceği, mağarayı, güvercini, asâyı. 
Ve İbrahim’in baltasını
biliyorum...
Kim kimin yanında.
Kim kimin karşısında...
Seni de vururlar bir gün ey acı.
Filistin’de sapan taşlı çocuklar.
Dalın, kolun, fidelerin budanır,
Kuru bir kütükle kalakalırsın.
Öyle bakmayın balkonlarınızdan.
Fırat nehri ayrılık çıbanına tutuldu,
Damarlarımızı yırtıyor.
Tuna nehri, onulmaz Boşnak sızıları pompalıyor yüreğimize.
Plevne türküleri ağıtlara dönüşürken,
Çeçenya’da yiğitler inancın, emeğin ve aşkın,
Kılcal damarlarına ulanıp sustular...
Ve ne Bağdat’tan, ne Şam'dan, ne Mekke’den, 
Ne Diyarıbekir'den, ne İstanbul’dan, ne Buhara'dan
Bunca telefon direğine rağmen kimse kimseyi duymuyor.
Seni de vururlar bir gün ey acı.
Halepçe’de soldurulmuş gül gibi,
Bu sevdaya düşsen, sen de yanarsın.
Ve siz, ey analar!
Hani siz, gecelerinizi böler, çocuklarınıza ninniler söylerdiniz.
Hani siz, fatihler doğururdunuz...
Ve ben biliyorum,
Ben biliyorum, İstanbul’un, Bağdat’ın  Diyarıbekir’in, Mekke’nin, Buhara’nın
Birbirine nasıl bağlandığını, nasıl çözüldüğünü; 
Sonra, ey insan !
Ey insanlık ! Ayağa kalk !
...
_____
* Ferman KARAÇAM
 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (312) 311 53 73