Göknur Çekinmez

Göknur Çekinmez

Çocuk Susar, Sen Susma!

Çocuk Susar, Sen Susma!

Tüm Dünya'da önemli bir sorun haline gelen çocuk istismarı ülkemizde de adını sıkça duyduğumuz başlıklar arasında yer almaktadır. Peki, nedir bu çocuk istismarı?

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ; çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen, bir yetişkin, toplum ya da ülkesi tarafından yapılan davranışları çocuk istismarı olarak tanımlanmıştır.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun verilerine göre 2008-2016 yılları arasında resmi olarak kayıp müracaatı yapılan çocuk sayısı 100 bini geçmiş durumdadır. Bu veriler ülke olarak bu konuda gerekli önlemler almamız gerektiğini göstermektedir. Önlemler alınmasına rağmen bu konu neden her akşam haber bültenlerinde yer alıyor? Ne yazık ki bu konu toplumumuzun kanayan yarası olmaya devam etmektedir.

Toplumda en sık görülen istismar türü fiziksel istismar olarak belirlenmiştir. Vücudunda açıklanamayan yaralar olan her çocuğa fiziksel istismar şüphesi ile yaklaşılmalıdır. Çocuklar anne - babaları, öğretmenleri ya da bakımlarının üstlenildiği kişiler tarafından fiziksel istismara maruz bırakılmaktadır. Alkol ya da kötü alışkanlığı bulunan anne-babanın çocuğuna karşı en çabuk başvurduğu yöntem fiziksel istismardır. Hiçbir çocuk bu denli cezayı hak etmemektedir. Onlar geleceğimizin mimarı, yarınlarımızın asıl sahipleridir. Çocuğuna saygı duymayan, sevgiden yoksun bir birey vatanı içinde yarar sağlayamaz. Öncelikle aile içinde saygı ve sevgiyi aşılamalıyız. Zaten ondan sonra dünya yaşanılır hal alacaktır. Bugüne kadar pek çok çocuk istismarı haberlerine şahit olduk. Bu haberler gün geçtikçe artmaktadır. Nedir bireyleri insan dışı davranışlara sürükleyen? Gücünü çocuk üzerinde denemen mi? Ancak bu seni güçlü yapmaz, aciz, zavallı bir insandan başka bir tabir değildir hak ettiğin.

Bir başka başlık ise cinsel istismar. Toplumumuzda çocukların cinsel istismara uğraması saklanmaktadır. Ya da çocuğun söylediğine inanılmamaktadır. Oysa bu konu yalan olmasından ziyade görüyoruz ki doğruluğu ne yazık ki yüksektir. Onun cinsel istismara uğradığını öğrendiğimizde susmak o işe ortak olmak demektir. Başkası ne der, nasıl milletin yüzüne bakarım gibi komik tabirlerden kaçınmalı ve gerekli önlemleri almalıyız. Cinsel istismara uğrayan çocuk, davranışlarına bunu yansıtmaktadır. Bu istismar sonucu çocuk içine kapanık, utanç ve suçluluk duygularını besler. Bu duygular onun yetişkin zamanlarına kadar peşini bırakmaz. Ve işte burada psikolojik travmalar baş gösterir. En başından önlemimizi almazsak ilerde bu denli sonuçlara engel olamayız. Nasıl önlemler alınır? En başta çocukla iletişim kurun. Sohbet edin, oyunlar oynayın. Aranızda güven duygusu oluşturun. Çocuk hata yapsa dahi ailesi tarafından sevildiğinden emin olması ailesine olan güvenini arttırır.

Bir diğer önlemler; televizyonda şiddet üzerine bir sahne gördüğünüzde değiştirmekten kaçının ve onun üzerine konuşun.

-"Adam gibi yap", "kız gibi kıvırma" gibi sözler söylemeyin. Bunu duymak onu yaralar.

-Eğer çocuk sarılmanızı ve öpmenizi istemiyorsa onun verdiği kararlara saygı duyun ve ısrarcı olmayın.

-Erkek-kız ayrımının yanlış olduğundan bahsedin.

-Şiddetin her türlüsünün kötü bir davranış olduğunu onunla paylaşın.

Yapılan ve alınan önlemlerle çocuk istismarının önüne geçebiliriz. Güvenli ve barış içinde yaşamak ümidiyle. Sevgiyle kalın...

Önceki ve Sonraki Yazılar
SON YAZILAR