• BIST 1.414
  • Altın 497,365
  • Dolar 8,7059
  • Euro 10,3780
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 23 °C
  • İzmir 28 °C
  • Konya 22 °C

Eğitim Geleceğe Giden Bir Pasaporttur

Soner Özben

Eğitim tüm insanlığın vazgeçilmez bir parçası ve temel taşıdır. Her nerde olursak olalım her zaman ihtiyacını hissedeceğimiz bir olgu olmuştur bizim için. Bu ihtiyaç ise, tabii ki, kusursuz değildir. Her şeyde olduğu gibi eğitim de de hiçbir ülke fark etmeksizin hep sorunlar ortaya çıkmıştır ve çıkmaya da devam etmektedir. Her eğitim sisteminde olduğu gibi Türkiye’nin eğitim sisteminde de her zaman sorunlar olmuştur. İster sınav alanında olsun, atamalar konusunda ya da öğretilen dersler konusunda bile sorunlar ortaya çıkmaktadır. Zaten bu sorunları, sürekli değişen eğitim sistemimizden de açıkça anlamaktayız; çünkü eğer yerinde oturan bir şeyler yoksa o şey sürekli değişime mahkûmdur.

Türk eğitim sistemimizin ilk sorunu olarak sürekli değişime tabii tutulmasından bahsetmek istiyorum. Değişen bir dünyada yaşıyoruz bu aşikâr; fakat sürekli bu değişen dünyaya ayak uydurmak için değişen bu eğitim sistemimiz de apaçıktır ki hem öğretmenleri hem de öğrencileri çok yormaktadır. Benim yaşadığım nesilden örnek verecek olursak ilkokulda SBS ye girdik, lisede YGS-LYS üniversitede KPSS . Şimdiye baktığımızda ise ne SBS den ne de üniversiteye geçiş sınavında girdiğimiz sınavlardan eser yok. Hepsinin yerine başka isimde, başka formatta sınavlar yer aldı. Bu da tabii olarak herkesi, en çok da biz öğrencileri yordu. Psikolojik olarak bu değişimlerden çok etkilendik ve bu da sınavdaki başarımıza az çok yansıdı. Aslında bir nevi de, bu değişen sistem başarısızlığımızdaki bahanelerimiz oldu. Bu sürekli değişen sınav sisteminin yerine, uzunca oturulup düşünülen, üzerinde denemeler çokça yapılan, herkesin alanına göre yeterlilik sınavı yapılan bir format hazırlanması gerekir. Yoksa yapılamayan bu köklü ve kalıcı değişimler bizi hep bir bahane bulmaya ve dipsiz bir kuyunun içine sokmaya devam edecektir.

İkinci olarak eğitimdeki bahsetmek istediğim diğer bir önemli sorun ise öğretmen eğitimindeki yetersizlik, elverişsizlik. Ben de bir öğretmen adayı olarak bu eğitimden geçtim, geçerken de birçok eksikliğin de farkına vardım. Bu eksikliklerin farkına varınca da geçmişteki hocalarımızın sorunlarının neyden kaynaklandığını çok iyi anladım. Bir kere deneyim eksikliğini yaşadığımız en büyük sorunlardan biri. Kesinlikle eğitim hayatımıza başlamadan gerçek ortamlarda daha çok deneyim, daha çok tecrübe kazanmamız gerekir. Yaşadığımız bu deneyimler sayesinde de iş hayatımızda daha verimli olmamız sağlanır. Fakat dönüp baktığımda deneyimi ve bilgisi çok az olan kişiler bu iş hayatına atılacaklar. Tabii, kendini gerçekleştirmek de çok önemli bu noktada ama bu 4 ya da 5 yılımızı daha verimli geçirerek ilerde daha az sorun yaşamamızı sağlayabilirdik. Şu sözü de unutmamak gerekir ki yarım hekim candan, yarım hoca dinden eder.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73