• BIST 1.331
  • Altın 462,311
  • Dolar 7,7608
  • Euro 9,4277
  • Ankara 5 °C
  • İstanbul 7 °C
  • İzmir 7 °C
  • Konya 4 °C

Hikmet satırlarına şahit olmak isteyenlere; Hikem-i Ataiyye

Yusuf Sağlam

Evliyanın büyüklerinden. İsmi Ahmed bin Muhammed’dir. İbn-i Atâullah İskenderi, Tacüddin-i İskenderi adlarıyla meşhur olmuştur.

Birçok eser yazmış olan İbni Ataullah hazretlerinin ‘Hikem-i Ataiyye’si en meşhur eseridir. Eser, numaralandırılmış hikmetlerden oluşmaktadır.

Tasavvuf edebiyatının en çok okunan eserleri arasında yer alan, 50’den ziyade şerhe konu olan, 4 kez İngilizceye, 2 kez Fransızcaya, 1 kez de İspanyolcaya tercüme edilen Hikem-i Ataiyye, Seyda Yahya Abbasi ve Prof. Dr. Abdülaziz Hatip’in tercüme ve şerhleriyle günümüz okuruyla buluşmuştur.

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Tasavvuf Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. H. Kamil Yılmaz, ‘Hikem-i Ataiyye’ kitabına yazdığı önsözde şöyle diyor: “Hikem-i Ataiyye, camilerde, medreselerde, tekkelerde ve hatta evlerde gruplar halinde okunarak, büyük bir mazhariyete nail olmuştur. Değişik ilmî seviyelerden ve sosyal statülerden pek çok insanın dikkatini çeken bu eser üzerine, onlarca şerh yazılmıştır. Eserin tutulmasının sebebi, insan gerçeğine getirdiği yorum ve insanlara verdiği ümit ışığıdır. Her sınıftan insanın zevkle okuduğu Hikem-i Ataiyye’de, her insanın anlayacağı ve kabulde zorlanmayacağı hayat gerçekleri vardır.”

Eserin şarihlerinden olan Prof. Dr. Abdülaziz Hatip şunları söylemiştir: “Eser, her mezhep ve tarikata mensup alimler tarafından ilgiyle karşılanmış ve şerh edilmiştir. Bu yönüyle, bütün Müslümanların müşterek klasik kaynakları arasında yer almıştır. Eseri okurken, ruhta hikmet şimşeklerinin çaktığını, iç aleminizde marifetullah ve ihlas çiçeklerini açtıracak feyizlerin, damla damla süzüldüğünü hissedeceğinizden eminim.”

Daha ilk hikmetinde, “Günah işlediğinde bile ümidin azalması, amele güvenmenin alametlerindendir” diyor, İbn Ataullah. Kitabın sonundaki münacat bölümünde yine aynı noktaya dönüyor: “Allah’ım! Günahkar olsam da rahmetine olan ümidim kesilmez, Sana itaat etsem de korkun yüreğimden çıkmaz. Birer sanat eserin olan varlıklar beni sana sevk etti. Keremine ilişkin bildiklerim, Senin kapından ayrılmamayı öğretti. Allah’ım, ümit kaynağım Sen olduktan sonra, nasıl mahrum kalırım ki? Yine, güvencem Sen iken, nasıl zelil düşebilirim ki?” diyerek, kısacık bir cümleyle sarsar insanı…

İmam Abdulvehhab Şa’ranî kuddise sirruhu, İbn-i Ataullah kuddise sirruhu için; “(Sonradan gelenler arasında) Onun kıymetli sözlerinden daha manalı bir söz işitmedim. Kendi görüşünde olmayanlar bile, onun söylediklerinde bir hata ve kusur bulamazlardı. Allahu Teala ondan razı olsun” derdi.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73