• BIST 1.450
  • Altın 513,309
  • Dolar 8,5633
  • Euro 10,3833
  • Ankara 16 °C
  • İstanbul 20 °C
  • İzmir 21 °C
  • Konya 18 °C

Öykülerin Dilinden Eğitim 11

Ahmet Aydınsoy

Doğal olanı, sade olanı daha güzel, daha faydalıyken her şeyin suyunu çıkarmaya, aslını bozmaya neden bu kadar heveslidir insan?  Mesela Portakal varken neden suyunu çıkarır insan? Bu da nerden çıktı? Diyeceksiniz. Şöyle ki efendim.

İbrahim Paşalı'nın Öğle Uykusu kitabının, İslam Ve Portakal Suyu başlıklı bölümünü okurken, oradan mülhem bu satırlar yazıya dökülmüş oldu. Para kazanmak uğruna gözünü kırpmadan her yola başvurabilen insanoğlunun konuyla ilgili çok ilginç hikayeleri vardır elbet. Öğle Uykusu adlı kitapta rastladığım bu güzel hikayeyi paylaşmak istedim. 

Toplantıların, panellerin gözde ikramı portakal suyu olur bir dönem. Bütün bu paneller yapılırken, dünyanın tenhasında bir adam portakal suyu içmeyi reddeder. Oysa portakal suyu haram değildir, hem içinde C vitamini vardır.

Kendisini aşırı olmakla eleştirirler. Fakat o, portakalla arasına aracı girmesini istemez. Portakal sıkma makinesini reddeder. Portakala dokunmayı sevmektedir. Tanrının adıyla, kendi elleriyle soymaya devam eder söylenenlerin kabuğunu. Bunun bedeli ağır olur. Portakal suyu ve portakal sıkma makinesi satıcılarının saldırısına uğrar. Aleyhinde uluslararası bir kampanya düzenlenir. Milyonlarca insanın portakal soymaya vakit harcayıp dünyadan geri kalmasına sebep olduğunu söyleyerek saldırırlar ona. Oysa asıl neden satışların düşmesidir. O ne yapar peki? Portakal soymaya devam eder. İnsanlara portakal soymayı öğretir. Soyduğu portakallardan eşine, çocuklarına, torunlarına, arkadaşlarına ve misafirlerine ikram eder.

O portakal soyup etrafındakilere ikram ederken insanların büyük bir kısmı adetlerini değiştirmiş, güne portakal suyu içerek, C vitamini alarak sağlıklı başladığını düşünür hale gelmiştir. Diğer yanda ise küçük bir azınlık bütün yeni adetlere karşı çıkar. Bu iki grup dışında bir grup daha vardır ki, bunlarda portakal sıkma makinelerini kendilerinin üretmesi gerektiğini, yoksa sürekli batıya mahkum kalacaklarını söylerler. O bunlara da iltifat etmez. Çünkü her şeyin suyunu çıkaran insanlarla rekabet edecek değildir, etmez de. Bu insanlarla rekabet etmemekten değil etmekten korkar.

İnsanların çoğu  bu makinelerin hayatı nasıl da kolaylaştırdığını, nasıl üstün özelliklere sahip olduğunu büyük bir hayranlıkla anlatırken, bu makineleri yapan kendileri olmadığı için de, kendilerini ‘geri kalmış’ görürken çok önemli bir noktayı gözden kaçırırlar. Bu makineler portakalın suyunu çıkarırken, diğer yandan insanın ihtiyacı olan portakal liflerini çöpe dönüştürmektedir. Böylece insanın sindirim sistemi için çok gerekli olan lifler, bu üstün teknoloji tarafından çöp haline getirilmekte, lif eksikliği insanlarda sindirim problemi olarak ortaya çıkmaktadır.

Portakal bahçeleri olan insanlara ne satabilirsiniz ki? Sizi önce portakal suyunun çok önemli bir şey olduğuna inandırırlar. Filmlerde, reklamlarda güzel kadınların güne portakal suyu içerek başladığını görürsünüz. Daha sonra gazetelerin arka sayfalarında kimi haberler çıkar. Bir bardak portakal suyunun insan sağlığına çok faydalı olduğu şeklinde haberdir bunlar. Sonra size portakal suyu ve portakal sıkma makinesi satmaya başlarlar. Asitli içeceklere karşı çıkar, kendinizi doğal biri zanneder ve en nihayet meyve suyu içmeye başlarsınız.

Estetik yalandır bunlar. Çünkü asıl faydalı olan portakal suyu değil portakaldır. Ne ilginçtir ki, asitli içeceklerle meyve sularını da aynı firmalar üretmektedir.

Paul Feyerabend hayatını anlattığı Vakit Öldürmek adlı kitabında gençliğinde, Nazi ordusuna katılmasının nedenini şöyle açıklar: “İdeolojik bir nedenim yoktu, benim nedenim estetik ti. Feyerabend, üniformaları içinde Nazi askerlerinin daha şık durduğunu, daha etkileyici konuştuklarını ve daha güzel yürüdüklerini düşünerek onlara katılmaya karar vermiştir. Bu estetik tercihinin bedelini ağır öder Feyerabend; savaşta belden aşağısı felç olur ve hayatı boyunca koltuk değneklerine mahkum kalır.

İdeolojilerin değerini yitirdiği günümüzde insanların tercihleri estetiktir. Gösterişli bir hayat istemektedir İnsanlar, en çok önem verilen budur. İyi görünmek iyi olmaktan daha fazla önemsenir olmuştur. İyi görünmek üstüne kurulan bu gösterişli hayatlar görüldüğü ve iddia edildiği gibi makul, rasyonel ya da bilimsel temeller üzerine kurulu değildir. Her tarafta estetik yalanlar ve yanlışlar yön vermektedir hayata. Bunu portakala bakarak bile görebilir insan. Bize düşen günümüzde teknolojinin Firavungillerin bir illüzyonu olduğunu görerek ve göstererek portakalı savunmak! Üstelik asıl estetik olan da portakaldır.*
____
*Öğle Uykusu, İbrahim Paşalı, s.27-29

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (312) 311 53 73