Gençlerbirliği’nde tarih yazıyor: Ayaz aile geleneğini sürdürüyor

Gençlerbirliği’nde tarih yazıyor: Ayaz aile geleneğini sürdürüyor

Süper Lig’in tek Ankara temsilcisi Gençlerbirliği’nde 15 yaşındaki Furkan Ayaz Özcan, ailesinde üç kuşaktır süregelen futbol geleneğini profesyonel düzeyde sürdürüyor.

Süper Lig sahalarında genç yaşta boy gösteren Furkan Ayaz Özcan, Gençlerbirliği tarihinde A takım forması giyen en genç futbolcu unvanını kazandı. 16 yaşındaki futbolcu, dedesi İlhami Özcan ve babası Erman Özcan’ın ardından ailenin üçüncü kuşak profesyonel futbolcusu olarak dikkat çekiyor. Dedesi ve babasının geçmişte sahalarda ter döktüğü Türk futbolunda, Furkan Ayaz Özcan altyapıdan yetişip A takıma yükselerek aile mirasını sürdürdü.

Furkan Ayaz, aile geleneğini devam ettirmenin sorumluluğunu taşıyor. Kulüp altyapısından A takıma yükselen genç oyuncu, ailesinin futbol deneyimlerinden faydalanıyor. Dedesi ve babasının geçmiş performansları, genç futbolcunun gelişim sürecinde yol gösterici oldu. Kulüp tarihine adını yazdıran oyuncu, sahalarda güçlü bir başlangıç yaptı ve Süper Lig’in en genç isimlerinden biri olarak öne çıktı.

Furkan Ayaz, babasının kendisine yol gösterdiğini belirterek, “Babam futbolun içinden geldiği için oynarken beni izliyor, yorum yapıyor ve daha iyi olmam için çabalıyor. Söylediklerini uygulayarak her geçen gün kendimi geliştiriyorum. Futbolu çocuk yaşta çok seviyordum ve babamla birlikte oynuyorduk. Şu an için babam kadar iyi değilim ama ilerleyen yıllarda bu gelişebilir” ifadelerini kullandı. Genç oyuncu, futbolun günümüzde daha çok mücadele ve fiziksel güç üzerine kurulu olduğunu, geçmişte ise teknik yeteneklerin öne çıktığını sözlerine ekledi.

ayaz-2.jpg

‘BABAMLA AYNI TAKIMDA OYNAMAK İSTERDİM’

Ayaz Özcan, futbolda babası Erman Özcan’ı örnek aldığını ifade ederek, “Maç izlerken beraber konuşuyoruz, aramızda şakalar oluyor. Babam her zaman benim için en iyisini istiyor. Geçmişe dönebilseydim babamla aynı takımda oynamayı isterdim. Bu sezon 15 yaşında ilk kez Samsun maçında Süper Lig’de forma şansı buldum. Genç olduğum için ilk maça çıktığım anda çocukluktan beri hayalimi gerçekleştirmiş oldum. Çocukluktan beri bu anı çok istiyordum. O yüzden biraz heyecanım da oldu. O sahaya çıkmak için de idmanlarda ve oynadığım maçlarda her zaman elimden gelenin en iyisini yapmaya, çok koşup, çok mücadele etmeye, her zaman iyi performans göstermeye çalıştım. Bu yüzden o sahaya çıktığımda da emeklerimin karşılığını aldığımı düşündüm ve çok mutlu oldum. Babam da dedem de çok mutlu oldular. Onlar da çok istiyordu benim futbolcu olmamı. Şu an U 17 Milli takımında oynuyorum. İlk hedefim Mart ayında gideceğimiz Avrupa Şampiyonası’nda derece kazanmak. İnşallah A Milli Takımımızda forma giymek de en büyük hayalim” dedi.

ERMAN ÖZCAN: ÇOCUKLARIM, AİLE GELENEĞİNİ SÜRDÜRDÜLER

Ayaz Özcan’ın eski profesyonel futbolcu alan babası Erman Özcan ise babası İlhami Özcan ile kardeşi Hüseyin Özcan’ın da geçmişte futbol oynadığını, oğulları Ayaz ile kardeşi Kaan’ın ise futbolcu olarak aile geleneği sürdürdüğünü belirtti. Erman Özcan, “Şu anda da 2 evladım Gençlerbirliği’nde oynuyor. Ayaz, ben Bucaspor'da oynarken futbola başladı. Poyraz'da ben Konya Şeker'de futbolcuyken doğmuştu. Bu nedenle ikisi de sahaya doğdu ve tribünlerdeydiler. Onlarla alakalı hayallerimiz vardı ama hiçbir zaman bunu bir baskı haline getirmedik. Her zaman keyif aldıkları şeyi yapmalarını istedik. Çok keyif alıyorlardı oynarken. Zaten evde 3 tane futbolu seven insan vardı. Devamlı beraber evde futbol oynuyorduk. Bunun vasıtasıyla futbola başladılar. Çok fazla emek sarf ediliyor. İnşallah onları en iyi yerlerde görürüz. Vatana, millete, Türk futboluna en iyi şekilde yararlı olurlar diye hayal ediyorum” ifadelerinde bulundu.

‘BAŞARILARINI BABA, HATALARINI İSE HOCA OLARAK SEYREDİYORUM’

Çocuklarına kendilerini geliştirmeleri için maçlardan sonra önerilerde bulunduğunu ifade eden Erman Özcan, “Hem eski futbolcuyum hem antrenörlük yaptığım bir dönem. Eksiklerini gördüğüm zaman bunları düzeltmelerini istiyorum. Çünkü gelişmek hiçbir zaman bitmiyor. Her zaman gelişmeleri gerekiyor ben de bunun farkındayım. Çünkü futbol, benim oynadığım zaman daha farklıydı, benden sonra farklı ve yarın daha farklı olacak. Onları izlerken, duygusallık ve profesyonellik arasında gidip geliyoruz. Başarılarını baba, hatalarını ise hoca olarak seyrediyorum. Tüm çocuklar çok emek veriyor. Benim çocuklarım da çok emek verdi. A takımda maça gireceğini beklemiyordum. Samsunspor maçında ilk oyuna girdi. Ondan daha çok yorulduğumu söyleyebilirim. Heyecanım çok yüksekti ve hala da çok yüksek. Futbolcular maçtan sonra çok yorulur. Ama ben oğullarımın ikisini de seyrederken onlardan belki 2 kat daha çok yoruluyorum” diye konuştu.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.