20 yıllık tecrübe satırlara taşındı: Zarif Dokunuşlar okurla buluştu
Ankara İl Millî Eğitim Şube Müdürü Enver Yurtdaş’ın 20 yıllık birikiminin ürünü olan “Zarif Dokunuşlar” kitabı, eğitimcilik tecrübelerini ve Haymana’da kız çocuklarının eğitimi için verilen mücadeleyi etkileyici yaşam öyküleriyle okuyucuya aktarıyor.
Ankara İl Millî Eğitim Şube Müdürü ve eğitimci-yazar Enver Yurtdaş’ın kaleme aldığı “Zarif Dokunuşlar” adlı eser, Yurtdaş’ın eğitimcilik tecrübelerini, hayat hikâyelerini ve Haymana’ya yönelik çalışmalarını okuyucuyla buluşturuyor. Mart 2026’da yayımlanan ve kısa sürede ikinci baskısını yapan kitap, özellikle kız çocuklarının eğitim mücadelesini etkileyici yaşam öyküleriyle anlatıyor. Yaklaşık 20 yıllık bir birikimin ürünü olan eser hakkında Ulus’a konuşan Yurtdaş, “Zarif Dokunuşlar kitabını yazmaya beni iten temel motivasyon, yaşadığımız zamanın tanıklığını geleceğe bırakma arzusuydu” dedi. Haymana’da görev yaptığı yıllarda kız çocuklarının eğitime kazandırılması için yürüttüğü çalışmalara kitapta yer verdiğini kaydeden Yurtdaş, “Eserde beni en çok etkileyen bölüm, kız çocuklarının eğitimine yönelik verilen mücadeleyi anlatan kısımlar oldu” diye ekledi. “Toprağa, Tarihe ve Kız Çocuklarının Umuduna Değen Eller” alt başlığını taşıyan kitabın sorumluluk, vefa, azim ve umut temaları etrafında şekillendiğini söyledi.

“ZARİF DOKUNUŞLAR SORUMLULUK BİLİNCİYLE ORTAYA ÇIKTI”
Ankara İl Millî Eğitim Şube Müdürü ve eğitimci-yazar Enver Yurtdaş, kaleme aldığı “Zarif Dokunuşlar” adlı kitabı hakkında, “Zarif Dokunuşlar, biriktirdiğim tecrübelerin, hatıraların ve memleketime duyduğum vefanın kaleme alınmış hâlidir” dedi. Kitabın zengin bir içeriğe sahip olduğuna işaret eden Yurtdaş, “Kitapta hem eğitimcilik yıllarımda yaşadıklarımı hem de Haymana’nın sosyal ve kültürel gelişimine katkı sunmak adına yürüttüğüm çalışmaları anlatıyorum” diye ekledi. Yurtdaş, Zarif Dokunuşlar kitabını yazma motivasyonuna da şu sözlerle değindi:
“Zarif Dokunuşlar kitabını yazmaya beni iten temel motivasyon, yaşadığımız zamanın tanıklığını geleceğe bırakma arzusuydu. Hint irfanının önemli isimlerinden Mahatma Gandhi şöyle der: ‘Bir insanı ya da bilgiyi, yazarak ölümün elinden çekip alabilirsiniz.’ Bu söz, yazmanın yalnızca bir ifade biçimi değil, aynı zamanda bir sorumluluk olduğunu hatırlatıyor. Düşündüklerimizi, gördüklerimizi, hissettiklerimizi ve yaşadıklarımızı kaleme almak; hem kendimizi hem de yaşadığımız dönemi geleceğe taşımanın en anlamlı yollarından biridir. İşte Zarif Dokunuşlar böyle bir duygu ve sorumluluk bilinciyle ortaya çıktı.”

ANILAR NOTLARA, NOTLAR KİTABA DÖNÜŞTÜ
Kitabın yazım sürecine ilişkin konuşan Yurtdaş, “Yazım sürecinin aslında yaklaşık yirmi yıl önce başladığını söyleyebilirim” dedi. Kitapta yer alan anı ve hikâyelere ait görsel ve video arşivini uzun yıllar boyunca biriktirdiğini ifade eden Yurtdaş, “Zaman zaman bu arşive dönüp bakıyor, kimi zaman da hikâyelerin kahramanlarıyla bir araya geldiğimizde anılarımızı tazeliyorduk. Bu süreçte anıları ara ara kaleme alarak notlar hâlinde biriktirdim. Daha sonra altı aylık titiz bir çalışma sonucunda ile kitap haline getirerek baskıya verdim” şeklinde konuştu. Yurtdaş, kitabın ilk baskısının Mart 2026’da yayımlandığını, okurlardan gelen yoğun ilgi üzerine ise yalnızca iki ay sonra ikinci baskısının da gerçekleştirildiğini kaydetti.

TOPRAĞA, TARİHE VE UMUDA DOKUNAN BİR ANLATI
Kitabının adının “Zarif Dokunuşlar” olmasının ardındaki anlamı detaylarıyla açıklayan Yurtdaş, “Kitabın tam adı ‘Zarif Dokunuşlar/Toprağa, Tarihe ve Kız Çocuklarının Umuduna Değen Eller’. Kitabın kapağında üç kız çocuğu, çiçekler ve bir köy fotoğrafı yer alıyor. Kapakta kullanılan çiçek, dünyada yalnızca Haymana’da yetişen endemik bir tür olan Haymana Zarif Akyıldızı çiçeğidir. Yakın zamanda keşfedilen bu özel bitkinin korunmasına yönelik çalışmalar eserin önemli temalarından biridir” dedi. Eserde kız çocuklarının eğitimine yönelik mücadelenin “kardelenler” metaforu üzerinden duygusal ve gerçek yaşam hikâyeleriyle anlatıldığını dile getiren Yurtdaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunun yanında kadınların güçlendirilmesi ve kadın girişimciliğinin desteklenmesi de eserde özel bir yer tutmaktadır. Kız çocuklarının zarafetini simgeleyen bu hikâyeler ile Haymana’nın zarif çiçeğinden ilham alarak kitabımıza ‘Zarif Dokunuşlar’ adını vermeyi uygun gördük.”

“KIZ ÇOCUKLARININ AZMİ BENİ ÇOK ETKİLEDİ”
Kitap yazım sürecinde kendisini et çok etkileyen anlardan bahseden Yurtdaş, “Eserde beni en çok etkileyen bölüm, kız çocuklarının eğitimine yönelik verilen mücadeleyi anlatan kısımlar oldu. Bu bölümde yer alan her bir anı, her bir yaşam hikâyesi benim için son derece değerli ve duygusal bir anlam taşıyor” diye konuştu. Özellikle eğitim hakkına ulaşabilmek için büyük zorluklarla mücadele eden kız çocuklarının hikâyelerinin derin bir etki bıraktığını söyleyen Yurtdaş, “Eğitim hakkına ulaşabilmek için büyük zorluklarla mücadele eden kız çocuklarının hikâyeleri, onların azmi beni çok etkiledi. Bu hikâyeleri kaleme alırken kimi zaman duygulandım, kimi zaman da umut ve gurur hissettim. Aslında kitabın ruhunu oluşturan en güçlü dokunuşların da bu yaşanmışlıklar olduğunu düşünüyorum” sözlerini kullandı.
“MESLEK HAYATIMIN EN BÜYÜK GURUR KAYNAKLARINDAN BİRİ OLDU”
Kitabında sıkça yer verdiği kız çocuklarının eğitimi konusundaki en büyük mücadelesini Haymana’da verdiğinin altını çizen Yurtdaş, “Ben Haymanalıyım ve uzun yıllar kendi memleketimde çalıştım, İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görev yaptım. Bu nedenle bölgenin sosyal yapısını, yaşanan sorunları ve çözüm yollarını yakından biliyordum. Kız çocuklarının eğitimine yönelik engellerin ancak ailelerle güçlü bir iletişim kurularak, sabırlı, kararlı ve istikrarlı bir çalışmayla aşılabileceğine inanıyordum” diye ekledi. Bu düşünceyle 2008 yılında önemli bir çalışma başlattıklarını dile getiren Yurtdaş, “Kız çocuklarının eğitimden uzak kalmaması için tüm köyleri, okulları ve hatta evleri tek tek ziyaret ettik. Ailelerle birebir görüşmeler yaparak eğitimin önemini anlattık, kaygılarını dinledik ve çözüm yolları üretmeye çalıştık. Kolay bir süreç değildi; ancak kararlılıkla yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda önemli mesafeler kat ettik. Görevimi devrettiğim dönemde, kız çocuklarının okullaşmasının önündeki engeller büyük ölçüde ortadan kalkmış, bu sorun yok denecek kadar azalmıştı. Bu sonuç, meslek hayatım boyunca yaşadığım en büyük mutluluk ve gurur kaynaklarından biri oldu” ifadelerine yer verdi.
“BU MESAJ HER ŞEYE BEDEL”
Yurtdaş, geriye dönüp baktığında en anlamlı geri dönüşlerden birinin öğrencilerinden gelen mesajlar olduğuna işaret etti. Yurtdaş, özellikle eski öğrencilerle hâlâ iletişim halinde olduklarını ve bu mesajlardan bazılarını kitabın ikinci baskısına da eklendiğini kaydederek, “Bu mesaj her şeye bedel” dedi. Bu mesajlar arasında Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olup editör olarak görev yapan Tuba adlı bir öğrencisinin sözlerinin kendisi için çok kıymetli olduğunu ifade eden Yurtdaş, öğrencisinin duygularını şöyle aktardı:
“Kitabınızı birkaç defa okudum hocam. Eğitimle ilgili kısımda vallahi hüngür hüngür ağladım… Her okuyuşumda size minnet borcumun daha da arttığını hissettim. Gerçekten hakkınızı nasıl öderim? İşin garibi bu kitap bana güçlü olmayı hatırlatıyor. Bugün bu kadar özgürsem, bugün bu kadar öz güvenli isem, bugün konfor alanımı bu kadar genişletebiliyorsam, bugün bu kadar cesursam, bugün bu kadar kendi ayaklarım üzerinde durabiliyorsam, bugün eğitim aşkıyla doluysam (hâlâ ilk günkü gibi), bugün hâlâ yeni başlangıçlara korkusuzca girişiyorsam, bugün hâlâ ümitvarsam bunda ilmek ilmek işlediğiniz emeklerinizin çok çok büyük katkısı vardır. Kaleminize ve yüreğinize sağlık. Siz gerçekten çok değerli bir insansınız ve Haymana için büyük bir değersiniz. Allah sizden razı olsun.”
“BİR ÖĞRETMEN BİR BÖLGENİN KADERİNİ DEĞİŞTİREBİLİR”
Öğretmenliğin toplumsal dönüşümdeki rolüne değinen Yurtdaş, “Bir öğretmen bir bölgenin kaderini değiştirebilir” düşüncesine katıldığını söyledi. Öğretmenin yalnızca ders anlatan bir kişi olmadığını vurgulayan Yurtdaş, “Öğretmen, bulunduğu toplumun geleceğine yön veren, değişim ve dönüşümün öncüsü olabilen kişi de olmalıdır. Kitapta da bununla ilgili pek çok örnek yer alıyor” dedi. Haymana’daki görev yıllarına da değinen Yurtdaş, şunlara değindi:
“Ben de uzun yıllar eğitimci olarak görev yaptığım Haymana’da, bir öğretmenin ve eğitimcinin toplumsal değişimde nasıl bir rol üstlenebileceğini yakından deneyimledim. Ayrıca bir dönem Haymana Belediye Başkan Yardımcısı olarak görev yaptım. Bu süreçte de yalnızca eğitim alanında değil, bölgenin gelişimi ve insanların yaşam kalitesinin artırılması için yaptığımız çalışmalardan, coğrafyanın kaderini değiştirme çabalarımızdan bahsediyorum.”
“HERKESİN ORTAK DUYGULARINA HİTAP EDİYOR”
Kaleme aldığı “Zarif Dokunuşlar” adlı eserinin okuyucuda bırakmasını istediği duyguya da değinen Yurtdaş, “Zarif Dokunuşlar; sorumluluk, azim, kararlılık, vefa ve tecrübelerin paylaşılması gibi birçok önemli değeri okuyucuyla buluşturan bir eser. Okuyucuların bu eserde kendi hayatlarından, duygularından ve mücadelelerinden bir parça bulacağına inanıyorum” diye konuştu. Kitabın yalnızca belirli bir coğrafyaya ya da zamana hitap etmediğini vurgulayan Yurtdaş, “Kitapta yer alan hikâyeler yalnızca belirli bir bölgeye ya da zamana ait değil; umut eden, emek veren ve bir iyiliğe dokunmak isteyen herkesin ortak duygularına hitap ediyor” dedi.
“VEFA BORCUMU, BİLDİĞİM EN DOĞRU YOL OLAN EĞİTİMLE ÖDEMEK İSTEDİM”
Yurtdaş, hayatına ve mesleki yolculuğuna dair yaptığı değerlendirmede, kendisi için en büyük zarif dokunuşunun tek bir başlığa sığdırılamayacak kadar geniş bir etki alanına sahip olduğunu belirtti. “Hayatına dokunduğumuz kız çocukları, yazdığım kitaplar, sahiplendiğim Haymana Zarif Akyıldızı çiçeği, Haymana’daki tarihi cami ve eserlerin korunmasına yönelik çabalarım, tarihi milli park sınırlarının genişletilmesine ve Sakarya Meydan Muharebesi ile ilgili bölümde Haymana adının ders kitaplarında yer almasına, Haymana ile Tirebolu, Polatlı ve Kulu arasında sağlanan kardeş kent ilişkilerine katkılarım. Bunların her biri çok çok büyük zarif dokunuşlardır” diyen Yurtdaş, her birine ayrı ayrı önem verdiğini vurguladı. Hayat yolculuğunun anlamını vefa ve eğitim ekseninde değerlendiren Yurtdaş, sözlerini şu cümlelerle noktaladı:
“Doğup büyüdüğüm topraklara olan vefa borcumu, bildiğim en doğru yol olan eğitimle ödemek istedim. Bu duygumu, Zarif Dokunuşlar’ın önsözünde yer verdiğim bir sözümü tekrar ederek ifade etmek isterim; ‘Coğrafya kader midir?’ bilemem. Ancak insanın doğduğu yeri değil, o yere kattığı anlamı belirlediğine inanırım. Eğer yaşadığım coğrafyanın kaderine; eğitimle, emekle ve inançla küçücük de olsa bir katkım olduysa, işte huzur tam da budur benim için.”
Kaynak:Ankara Ulus Gazetesi

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.