• BIST 2.018,37
  • Altın 778.69949
  • Dolar 13.6181
  • Euro 15.161
  • Ankara -7 °C
  • İstanbul 2 °C
  • İzmir 4 °C
  • Konya -14 °C

Asgari Ücret Mi? Enflasyon Mu?

Emrah ÖZCAN

Yıl başının yaklaşmasıyla birlikte birçok kişinin gözü maaşlara yapılacak zam oranında. Sadece asgari ücretli vatandaşlar değil memurlar da kendilerine yapılacak zam oranını merak ediyor. Malum, içinde bulunduğumuz ekonomik atmosfer hiç iyi değil. Sonuç böyle olunca da beklentiler bir hayli yüksek oluyor. 

Şu ana kadar sadece hekimlere yapılacak 2 bin 500 ila 5 bin lira arasındaki zam ücreti belli oldu. Tabi bu zam ücretinin sadece hekimlere yapılması diğer sağlık çalışanlarının tepkisine neden oldu. Sonuç ne olursa olsun yapılan artışlardan bir kesim hep mutsuz olacak.

Hükümet isterse asgari ücreti ve memur maaşlarını yüzde 50 artırsın. Bir kesim 3-5 ay sonra yine mutsuz olacak. Çünkü enflasyon gelecek bizi yine bulacak. Bu göz ardı ediliyor. Verilen zamlarla birçok şeyin düzeleceğini düşünüyoruz. Birçok konuda yanıldığımız gibi bu konuda da yanılıyoruz. İşçiyi ve memuru tabiki enflasyona ezdirmemeliyiz. Ama öncelik enflasyonu düşürmeye yönelik olmalı. Enflasyon düşük olsun ki verilen zam oranı düşük olsa bile insanları mutlu etsin. Nedense her yıl sonu en büyük enerjiyi asgari ücret ve memur maaşlarına yapılacak zam tartışmalarına harcıyoruz. Bunlara harcadığımız enerjiyi enflasyonu düşürme yollarına harcasaydık eminim ki hiç kimse zam oranını bu kadar konuşmazdı.

Alım gücümüz düştükçe, maaşları artırıyoruz. Bu da alım gücünü daha da düşürüyor. Yılbaşında 10 liraya aldığınız bir ürün yıl sonunda neredeyse 25 lira oluyor. Peki, bu artış maaşlara yansıyor mu? Tabiki, hayır.  Bu da bir nevi kandırmaca oluyor. Hem kendimizi zamla avutarak kandırıyoruz, hem de hükümet bizi kandırmış oluyor.
Umarım en kısa sürede içinde bulunduğumuz bu sıkıntılı süreçleri geride bırakırız ve ülke olarak rahat bir nefes alırız.

Belirli bir ücret altında gazeteci çalıştırılmasın

Hazır asgari ücret demişken, birazda zor koşullar altında çalışan gazetecilerden bahsetmek gerekiyor. Türkiye’nin birçok noktasında çalışan meslektaşlarımızla irtibatımız oluyor. Özlük hakları konusunda büyük sıkıntılar çekiliyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Basın İlan Kurumu bu konuda acilen düzenlemeler yapmalı, denetimleri artırmalı, basın çalışanlarının özlük haklarını iyileştirilmeli. Verilen özlük hakların birçoğu da işverenler tarafından sağlanmıyor. Bunun denetim mekanizmasının çok aksak olduğunu biliyoruz.

Mesela asgari ücretin sürekli tartışıldığı şu günde, yüzlerce meslektaşımız bu ücretlere çalıştırılıyor. Hatta daha da kötüsü bu ücretlerin altında çalıştırılıyor. Bazı işverenler asgari ücreti dahi zor verirken, yol-yemek gibi masrafları da karşılamaktan kaçınıyor. Hal böyleyken bırakın özgür ve bağımsız haber yapmayı, gazeteci iki satır yazamayacak duruma geliyor. Bir gazetecinin tarafsız ve ilkeli haber yapabilmesi için öncelikle ekonomik bağımsızlığını kazanması, kafasındaki soru işaretlerinin giderilmesi gerekiyor. Nasıl 212 sayılı basın iş yasamız var ise gazeteciye de asgari ücrette de ayrı bir paragraf açılması gerekiyor. Belirli bir ücret altında gazeteci çalıştırılmaması gerekiyor. Gazetecinin asgari ücreti genel asgari ücretten farklı olması gerekiyor. Bağımsız, tarafsız ve ilkeli bir basın için bu konuların önemini siz değerli okuyucularıma tasavvuruna bırakıyorum.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73