Osman Akdoğan

Osman Akdoğan

Başım Gözüm Üstüne…

Başım Gözüm Üstüne…

“Başım gözüm üstüne” sloganı ile karşılandık medeniyetlerin beşiği Diyarbakır’da.  

Anadolu insanının misafirperverliğini gösteren, insanlara karşı güzel yaklaşımını özetleyen ve gönle işleyen bu söz hafızalarımıza hemen kazındı.

Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle Kültür Sanat Muhabirleri Derneği tarafından bu yıl 2’ncisi düzenlenen ‘Medya Kültür Sanat ve Turizm Buluşmaları’ organizasyonu kapsamında Diyarbakır’a idi bu seferki yolculuğumuz. 

Diyarbakır’ı hiç gidip görmeyen gazeteci arkadaşlarımızın kafasında bazı soru işaretleri vardı!

Ben önceden Diyarbakır’ı ziyaret ettiğim için hiçbir endişe ile gitmedim Mezopotamya’nın güzel şehrine. Diyarbakır’da önceden gittiğim yerleri yeniden görebilmek ve yeni yerler keşfedebilmek için heyecanlıydım.   
Tarih kokan, doğal güzelleriyle kendisine hayranlık uyandıran, farklı lezzetleriyle damakta lezzet bırakan, 33 medeniyete ev sahipliği yapmış, Kur’an-ı Kerim’de ismi geçen iki peygamberin meftun olduğu Diyarbakır’da, farklı şehirlerden gelen 30’a yakın gazeteci ile bir araya geldik.  
Diyarbakır Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen organizasyonda kadim şehrin tarihi, turistik ve inanç merkezlerini gezme fırsatı yakaladık.
Diyarbakır’da Sur İçi, İçkale, Hz. Süleyman Cami, Hasan Paşa Hanı, Ulu Cami, Dört Ayaklı Minare ,Dengbej Evi, Behram Paşa Camii, Keçi Burcu, Gazi Köşkü, Mardinkapı on gözlü Köprüsü, Cemil Paşa Konağı, Eğil'deki Hz. Zülküf ve Hz. Elyesa peygamberlerinin kabrini, Eğil Baraj Göleti'ni  Ergani'deki Çayönü Hilar mağaralarını, Çayönü’nde ilk tarımın yapıldığı nokta başta olmak üzere tarihi ve turistik noktaları gezdik.
Daha gezilecek o kadar yer var iken zamandan dolayı gidemedik. 
Çok güzel hatıralar biriktirdik Diyarbakır’da. 
Diyarbakır’ın simgelerinden biri olan on gözlü köprüde davul ve zurna eşliğinde halay çektik; halayımıza bölge halkı da eklendi. Adeta kardeşlik halayı gibiydi. Ortaya çıkan fotoğraf karesi bizi çok mutlu etti. Hatta bu olay haberlere bile yansıdı.
Gittiğimiz hiçbir yerde sıkıntı yaşamadık. 
Bırakın terörü ufak bir kötü hadise ile bile karşılaşmadık.
Ne güzeldi Diyarbakır ve misafirperverliği. Hayran bıraktı bize kendisine. Şehir adeta bize kucak açmış gibiydi. Yemek yediğimiz noktalarda bile hürmet ve sevgi vardı.
Tarih, inanç, kültür, doğal güzellik, lezzet ve misafirperverlik arasında kaldık yalnızca. Çocukların bile bize yardımcı olmak istemesi bazı ön yargılardan dolayı bizi utandırdı.  
Bal akan sohbetleri ve yöresel şarkıları kulağımızda asılı kaldı. 
Diyarbakır Valisi ve Diyarbakır Belediye Başkanı Münir Karaloğlu, şehrin son bir yıldır pozitif bir gündeminin olduğunu belirterek, “Diyarbakır yatırımı, hizmeti, vizyonu, etkinlikleri, istihdamı, işi -aşı konuşuyor” diye konuştu. Vali Karaloğlu, kente yapılan önemli yatırımlarla ilgili bilgi vererek, “Diyarbakır’ı dışarıdan değerlendirenler de artık bu pozitif bir gündemle değerlendiriyor. Artık Diyarbakır’la ilgili kaostan, kargaşadan, huzursuzluktan kimse bahsetmiyor. İnşallah kıyamete kadar da bahsetmesin” dedi.
Diyarbakır’ı gezdik, gördük, sevdik. 
Terör yoktu; sevgi vardı, kardeşlik vardı, huzur vardı, misafirperverlik vardı. 
Benim Diyarbakır’a bu ikinci gidişim, ancak son olmayacak gibi… Ailemle birlikte de gitmek istediğim bir yer. 
Siz değerli okuyucularıma da şiddetle tavsiye ediyorum. 
Giderken endişe duymanıza gerek yok. İnanın oraya gittiğinizde kalıp yargılarınız değişecek ve siz de Mekke ve Medine’den sonra en fazla sahabenin yaşadığı Diyarbakır’ı çok seveceksiniz. 

Osman Akdoğan
[email protected]

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON YAZILAR