• BIST 2.393,61
  • Altın 931.118
  • Dolar 15.9617
  • Euro 16.7732
  • Ankara 8 °C
  • İstanbul 11 °C
  • İzmir 13 °C
  • Konya 12 °C

Bir tır kıvırcığın mazot maliyeti nedir?  

Ferit Atmaca

Halkın birinci gündemi hayat pahalılığı… 

Her ailede, her çarşı pazarda, hemen tüm iftar masalarında fahiş fiyat artışları gündemde; her yerde yağ şeker fiyatları, elektrik, doğalgaz faturaları, akaryakıt zamları konuşuluyor.

Nasıl konuşulmasın. 

Elektrik ve doğalgaz zamlarından sonra bir anda ayçiçekyağı neydi ne oldu, şeker neydi ne oldu, akaryakıt neydi ne oldu?

Ve pazarlarda meyve sebze fiyatları…

İşte kıvırcık… 15-20 TL’ye bulursanız iyi fiyata almışsınız demektir. 

Düne kadar deneti 1-2 lira olan maydanoz, nane, roka, tere gibi yeşillik fiyatları 4-5 TL olmuş…

Domates, biber, patlıcan üçlüsünü almakta ise orta gelirli vatandaş bile zorlanıyor. 

Neden böyle oldu, hep böyle mi devam edecek?

İlkinin cevabı büyük ölçüde girdi maliyetlerinin aşırı yükselmesinde. Elektrik, akaryakıt, doğalgaz, gübre, ilaç fiyatları fahiş oranlarda zamlanınca üretici ne yapsın, üstüne koydu elbette.

Örneğin diğer bölgelerden Başkent Ankara’ya kıvırcık taşıyan bir tırın mazot maliyeti nedir, hiç düşündünüz mü?

Sadece akaryakıt maliyetindeki yüzde 250-300 artış, bir adet kıvırcık fiyatını 2’ye 3’e katlıyor.

Bu, üretici ile market arasındaki fiyat farkının açılması anlamına geliyor. Sonra da marketçilere kızıyoruz, fiyatları aşırı artırıyorlar, stok yapıyorlar diye. Doğrudur, bunları yapan fırsatçılar elbette vardır. Amma ve lakin aşırı yükselişteki genel neden maliyetlerin aşırı artmasıyla alakalıdır. 

Örneğin, elma fiyatları… Mart ayında elma üreticide 2 TL ise markette 9 TL’ydi. Fiyat farkı oranı yüzde 456,81 olarak gerçekleşti. Yine limonda bu oran yüzde 365,82, marulda yüzde 321,26, maydanozda yüzde 303,13, yeşil mercimekte yüzde 251,62, salatalıkta yüzde 248,89, kuru fasulyede yüzde 230,35, kırmızı mercimekte yüzde 223,57, kuru incirde yüzde 223,01, karnabaharda yüzde 212,22, kuru üzümde yüzde 207,64 oranındaydı.

Neden? Aradaki ulaştırma-taşıma-mazot gibi maliyetler fahiş oranlarda arttı da ondan. 

“Hep böyle mi devam edecek” sorusunun cevabını kestirmek ise güç.

Bahar geldi, yazın meyve sebze bollaşacak, fiyatlar elbette böyle olmayacaktır ama kışa doğru ne olur, bugünkü fiyatları da aşar mı? Akaryakıt fiyatları, elektrik fiyatları böyle giderse, seneye kışın yine kıvırcığı, domates, biber, patlıcanı alamayışımızı konuşacağımız kesin. 

Velhasıl demem o ki, üretici maliyetleri düşürülmeden raflara ucuzluk gelmez.

Bu noktada işin içinde olan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’a sözü vermek istiyorum.

Bayraktar özetle diyor ki:
“Üreticiye verilecek destek, aynı zamanda tüketiciye verilecek destektir…

Ürün ithal etmek zorlaştı. Üretici ithal etmek ise imkânsızdır. Üreticimizin kıymetini bilelim…

Üreticimizin kullandığı mazot fiyatı son bir yılda yüzde 249 oranında arttı. Tarımsal faaliyetlerini sürdürebilmesi için çiftçimizin kullandığı mazottan vergi alınmamalıdır…

Artan gübre fiyatları üretimi olumsuz etkileyecek…

Tarımsal sulamada kullanılan elektrik fiyatlarında da indirim yapılmalıdır…

Yem fiyatları hayvansal üretimin sürdürülebilirliğine sekte vurdu…

Zirai ilaç fiyatları da artışlardan nasibini aldı…

Üretici fiyat artışlarının nedeni, mazot gübre elektrik tohum ilaç ve yem fiyatlarındaki anormal artışlardır.

Üretici maliyetleri düşürülmeden raflara ucuzluk gelmez. Üründeki fiyat artışlarına rağmen üretici zor durumdadır.

Çünkü girdi fiyat endeksi ile tarımsal üretici fiyat endeksleri arasında, üretici aleyhine giderek artan büyük fark var.

Üretici maliyet baskısından bunaldı. Maliyetlerini fiyatlara yansıtamıyor.

Üreticiye verilecek destek, aynı zamanda tüketiciye verilecek destektir. Tüketicilerin, üretici maliyetleri düşürülmeden ucuz gıdaya erişme imkanı kalmadı. Üreticimizi destekleyerek, moralini yüksek tutalım. Üretimden kopmasın.

Ürün ithal etmek zorlaştı. Üretici ithal etmek ise imkansızdır. Üreticimizin kıymetini bilelim.

Traktör başta olmak üzere teknolojinin kullanılmasına imkân veren tarımsal makinelerin çalışmasını sağlayan, tarımsal üretimin olmazsa olmazı mazottur. Mazot fiyatı aylık yüzde 38,5 oranında, son bir yılda ise yüzde 249 oranında arttı.

Tarımsal faaliyetlerini sürdürebilmesi için çiftçimizin kullandığı mazottan vergi alınmamalıdır. Mazotun ucuzlaması gıda krizinin yaşandığı bu dönemde üretimin artmasına ciddi manada katkı sağlar.

Geçen yılın Mart ayına göre son bir yılda, üre gübresi yüzde 344, amonyum sülfat gübresi yüzde 311, kalsiyum amonyum nitrat gübresi yüzde 291, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 249, DAP gübresi ise yüzde 233 oranında yükseldi.

Üreticilerimizin önümüzdeki aylarda yeterli gübre kullanabilmeleri için gübre fiyatları biran önce makul seviyelere çekilmeli, verilen destekler artırılmalıdır.

Gelecek aylarda gübre kullanması gereken üreticilerimizin, acil nakit desteğine de ihtiyacı vardır.”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73