Hobi bahçeleri yıkılacakmış!
Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmelik, böyle emrediyormuş.
Öyle midir bilemiyorum.
Bildiğim bir şey var ise, o da, hobi bahçelerinin ihtiyaç olduğudur, ihtiyaçtan doğduğudur.
Kimileri üzerlerine devasa evler yapmış, bungalovlar inşa etmiş.
Doğrudur, ipin ucunu kaçıranlar olmuştur; bahçeyi bahçe olmaktan çıkarıp, beton yığınına dönüştürenler mutlaka vardır.
Bu işi ranta çeviren emlakçılar, müteahhitler, kooperatifler de olabilir.
Ama tüm bunlar geneli ifade etmez ve hobi bahçelerinin ihtiyaç olduğu gerçeğini değiştirmez.
***
Parası olan ne yapsın hobi bahçesini, bastırır parayı alır en güzel imarlı arsayı, villayı…
Buralar gariban işi, orta gelir grubundan insanların işi…
Dişinden tırnağından biriktirdiğiyle imarlı villa parsellerini nasıl alsın, güçleri ancak hobi bahçelerine yetmiş/yetiyor.
Şehrin bunaltıcı havasından, iş güç stresinden arada bir kaçıp, doğaya, toprağa, doğal ortama sığınmak, bir nefes almak istemişler çok mu?
Meyve sebzemi kendim yetiştireyim istiyorlar. Çoluk çocuğum tablet yerine toprakla meşgul olsun diyorlar. Çocuklar domatesin, patlıcanın, biberin nerde nasıl yetiştiğini öğrensin amacındalar. Arada bir temiz havanın tanıdı çıkaralım, eş dost akrabayla mangal yapalım peşindeler.
Zenginin arsalarına diktiği kaçak yapıları, lüks villalarına yaptığı ruhsatsız ekleri görmeyen, gördüğünde de afla mafla yoluna koyan devlet…
Dar ve orta gelir grubunun bu ihtiyacını karşılamaya dönük ne yaptı?
Örneğin Almanya gibi ülkelerde olduğu gibi, uygun alanları hobi bahçesi haline getirip, vatandaşına kiralamak, satmak istedi de alıcı mı çıkmadı?
Devlet tarıma elverişli olmayan arazilerine yol, su, elektrik götürüp, içlerine standart yapılar inşa etti de vatandaş yüzüne mi bakmadı?
Hepsinin cevabı kocaman bir hayırken...
Vatandaş kendi çözümünü kendisi üretmiş… DSİ su kuyusuna ruhsat vermiş, örneğin Ankara’da ENERJİSA elektrik bağlamış, Başkentgaz doğalgaz çekmiş, ilgili belediye vergisini alıp numarataj basmış, Çevre Bakanlığı Yapı Kayıt Belgesi düzenlemiş…
Durum bu iken, devlet çıkmış yıkacağız diyor öyle mi?
Devlet kendi eksik ve kusurunun faturasını o vatandaşlara kesecek öyle mi?
Olacak iş değil.
Bir orta yol bulunmalı; çözüm yıkım olmamalı.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.