YA Hayır Konuş Ya Sus
İnsan, dünyaya geldiği günden itibaren konuşarak kendisini ifade eder. Sevinçlerini, üzüntülerini, düşüncelerini ve duygularını kelimelerle anlatır. Ancak insanın söylediği her söz, her zaman faydalı ve doğru olmayabilir. Bazen bir kelime bir gönlü sevindirir, bazen de düşünmeden söylenen bir cümle yıllarca unutulmayacak yaralar açar. Öyle sözler vardır ki insanın kalbine huzur verir, öyle sözler vardır ki gönüllerde derin yaralar bırakır. Bazen bir güzel söz, çaresiz bir insana umut olur; bazen de bir iftira, bir dedikodu veya kırıcı bir ifade insanların arasına düşmanlık tohumları eker. İşte bu nedenle İslam dini, Müslüman’ın konuşmasına, söylediği sözlere ve dilini nasıl kullandığına büyük önem vermiştir. Çünkü dil, insanın ahlakını ortaya koyan en önemli göstergelerden biridir.
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuştur, Kim Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsa ya hayır söylesin ya da sussun. (Buhârî, Edeb, 31, Müslim, Îmân, 74) Bu hadis, hayatımız boyunca kendimize rehber edinmemiz gereken çok önemli bir öğüttür. Konuştuğumuz sözün hayırlı olup olmadığını düşünmeli, faydası olmayan, insanları inciten ve gönülleri kıran sözlerden uzak durmalıyız. İnsan bazen öfkesine yenilerek konuşur, bazen kıskançlıkla başkalarının arkasından söz eder, bazen de doğruluğunu araştırmadan duyduğu bir haberi başkalarına aktarır. Oysa dilimizden çıkan her sözün bir sorumluluğu vardır.
Yalan, gıybet, iftira, dedikodu, hakaret, alay etmek ve insanları küçük düşürmek dinimizin sakındırdığı davranışlardandır. Yüce Rabbimiz Kuran’ı Kerim'de şöyle buyurur, İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında onu gözetleyen, yazmaya hazır bir melek bulunmasın. (Kâf, 50/18) Bu ayet bizlere söylediğimiz hiçbir sözün karşılıksız kalmadığını hatırlatmaktadır. Bazen insan konuşurken kendisini kimsenin duymadığını zanneder. Ancak Allah her şeyi bilmekte, görmekte ve işitmektedir. Öyleyse konuşmadan önce düşünmeliyiz. Söyleyeceğimiz söz doğru mu, faydalı mı, bir insanın kalbini kırar mı, kul hakkına girer mi? Bu soruları kendimize sormadan ağzımızdan çıkan her kelimeye dikkat etmeliyiz. Günümüzde insanların en çok düştüğü hatalardan biri de başkalarının arkasından konuşmaktır. Bazen bir sohbet ortamında bir insanın kusurları anlatılır, bazen bir başkasının özel hayatı konuşulur, bazen de insanların hataları eğlence konusu yapılır. Oysa gıybet, dinimizde büyük günahlardan biri olarak kabul edilmiştir.
Yüce Allah Hucurât suresinde şöyle buyurur, Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı İşte bundan tiksindiniz, (Hucurât, 49/12) Kendi kusurlarımızı görmeden başkalarının eksikliklerini konuşmak, müminin ahlakına yakışmaz. İnsan önce kendi nefsini sorgulamalı, kendi hatalarını düzeltmeye çalışmalıdır. Unutmayalım ki başkasının ayıbını ortaya çıkarmak bizi daha iyi bir insan yapmaz. Asıl erdem, insanların kusurlarını araştırmak değil, kendi kusurlarımızı düzeltmektir.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.