Salih Cenap Baydar

Salih Cenap Baydar

Dijital Müteşair – 4

Dijital Müteşair – 4

Önceki yazılarımızda yazılımsal şair robot, dijital müteşairin eserlerinden çeşitli örnekler verdik. 
Çoğu kimsenin yazarının bir insan olduğundan şüphe duymayacağı şiirlerin nasıl üretilebildiğini gördük.
Fakat bilgisayarlar ne kadar gelişirse gelişsin, işlem hızları ne kadar artarsa artsın matematiksel olarak modelleyemediğimiz bir şey var: “şuur”. Kendi varlığının farkında olmanın formülü insan için sırrını muhafaza ediyor ve bana öyle geliyor ki bu ilelebet böyle kalacak. Varlığın sırrını sezgi yoluyla kavramaya çalışırken “şuurdan” bizi uzaklaştıran bir “şiir” fikri bana hiç doğru gelmiyor. Aslında var olmayan “anlamları” varmış gibi göstermenin yalancılık olması yetmezmiş gibi “ötelerden” sezgi yoluyla haber verme iddiasını dillendirmenin şeytani tarafını gözden kaçırmamamız gerekiyor.

Kur'an-ı Kerim'de ismi “şairler” anlamına gelen “Şuara” suresinde rabbimiz şöyle buyuruyor:

“Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi? Onlar, her günahkâr yalancıya inerler. Bunlar da şeytanlara kulak verirler. Onların çoğu ise yalancıdır. Şairlere ise haddi aşan azgınlar uyarlar. Görmez misin ki onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar ve yapmadıkları şeyleri söylerler. ﴾220-226﴿”

İşte siber-şiir üreticisi bu hassas meseleye dikkat çekmek için düşünüldü. Dijital müteşair, sözüm ona “kalplere indirilen ilham” diye satılan büyülü sözlerin pekâlâ makinelere bile ürettirilebileceğini göstermek için programlandı.

Peki, bir taraftan “şiire” saygıdan bahsedip öte taraftan bunları söylemek çelişki değil mi diyeceklere yine Şuara suresinde, hemen yukarıdaki ayetlerden sonra gelen ayeti hatırlatmak isterim:

Ancak iman edip salih amel işleyen, Allah'ı çok anan ve haksızlığa uğratıldıktan sonra öçlerini alanlar başka. Zulmedenler hangi akıbete uğrayacaklarını göreceklerdir. ﴾227﴿

Madem rabbimiz haksızlığa uğratılanların “şiir” ile “silahlanmasını” uygun görüyor, bize de bu maksatla kaleme sarılan şairlere ve onların “anlam yüklü” şiirlerine saygı göstermek düşüyor.

Belki ileride “dijital müteşairi” daha geliştirmek, ona hüzünlü, sevdalı, şiddetli ya da neşeli görünen “şiirler” yazdırmak bile mümkün olabilir. Yarım, tam yahut zengin kafiyeler tutturmak, akrostişli “şiirler” yazdırmak da zor görünmüyor. Yapay zekâ geliştirmeleriyle, makine öğrenmesi (machine learning) teknikleriyle belki belli bağlamda “şiirsel” metinler de üretilebilir. Bütün bu gelişmelerin gerçekleşmesi, sadece burada izah etmeye çalıştığım argümanın altını biraz daha kalın çizgilerle çizecek, bilerek ya da bilmeden şeytana kulak veren sahtekâr “ilham satıcılarının” ipliklerini pazara biraz daha çıkartacaktır diye düşünüyorum.

Dijital müteşair dosyamızı, onun başka bir şiiriyle (!) kapatalım. Bakalım bu derin mevzuda söyleyecekleri hikmetler (!) var mı dijital müteşairin:

Yıldızların Düşlerinde
Bir dalkavuk gördüm cenazelerin düşlerinde
Yağmurda zıplayan bir kurbağa! işte yine zıplıyor
Daima zıplıyor her an düşüyor, daima
Durma artık maskeni sarkıt.
Ucunda aptallık var her doğal güzelliğin
Öbür ucunda maskesiz geçen bir düğün
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON YAZILAR