Allah düşmanımın başına vermesin
Tanıdığım bir aile geçenlerde henüz 20 yaşındaki oğullarını kaybetmişti.
Akşam odasına girip, yatacağını söylüyor.
Sabah sesi çıkmayınca anne odasına giriyor.
Yerde yatarken buluyor evladını.
Çok acı bir olay, Allah düşmanımın başına vermesin.
Feryat figan…
Polis geliyor, sorup soruşturuyor.
Bedeninde bir darp izi, yara bere yok. Bilinen bir hastalığı rahatsızlığı yok, ilaç falan kullanmıyor.
Polis şüpheli ölüm diyor, savcıya haber veriliyor.
Savcı soruşturma başlatıyor.
Çocuk maalesef uyuşturucu hap kullanıyormuş, o gün de öyle yapmış.
Ağır gelmiş anlaşılan ki, düşüp hayatını kaybetmiş.
Aile için, yakınları için çok ama çok üzücü bir olay.
Tekrar tekrar dua ediyorum; Allah düşmanımın başına vermesin.
Rabbim çocuklarımızı bu illetten korusun.
Ama maalesef bu tür haberlere son dönemde çok rastlar olduk.
Yayılıyor, kullanım yaşı düşüyor.
Bu noktada biz ebeveynlere büyük görevler düşüyor.
En büyük görev de devletin kuşkusuz.
Uyuşturucu yurda nerden nasıl giriyor, işte yukarıdaki olayda olduğu gibi Mamak’ın bir mahallesinde bir gencin kullanımına kadar nasıl ulaşabiliyor?
Özendirenler kimler?
Gençler bu illeti nasıl bu kadar kolay elde edebiliyor?
Bu yolların kesilmesi hayati önem taşıyor.
Her kim özendiriyor, reklamını yapıyorsa asla görmezden gelinmemeli.
Sosyal medyada, açıktan olsun çaktırmadan olsun her kim uyuşturucuyu özendirici paylaşım yapıyorsa anında erişimi engellenmeli, hakkında cezai işlem yapılmalı.
***
Bu noktada Türk Akademisi kendi çapında bir gayret içinde, buradan duyurmak istiyorum:
18 Temmuz Cumartesi günü bağımlılık ile mücadeleye bilimsel temelde katkı sunmak ve bu alanda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla “Ulusal Halk Sağlığı ve Güvenlik Sorunu: Bağımlılık” sempozyumu düzenliyor.
Yer ATO Congresium.
Başlama saati 13.00.
Etkinliğe katılım ücretsiz, dileyen katılabilir.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.