Şule Erciyas

Şule Erciyas

Allah Ve Resulünü Anlamak

Allah Ve Resulünü Anlamak

İnanç, yalnızca bilmekle değil; anlamakla derinleşir. Allah’a iman ettiğini söylemek kolaydır, Rasûlü’nü sevdiğini dile getirmek de öyle Asıl mesele, bu sevgi ve imanın hayatın neresine yerleştiğidir. Çünkü Allah ve Rasûlü’nü anlamak, sadece aklın değil kalbin ve davranışların da dâhil olduğu bir yolculuktur. Allah’ı anlamak, O’nu zatıyla kavramaya çalışmak değildir. İnsan aklı buna yetmez. Asıl olan, Allah’ı O’nun bize bildirdiği sıfatlarıyla tanımaktır: Rahman’dır, Adil’dir, Affedicidir, Her Şeyi Bilendir. Bu isimler, soyut bilgiler olarak kalmamalı hayata yön veren ölçülere dönüşmelidir. Allah’ı Rahman olarak bilen bir kalp, merhametsiz yaşamayı kendine yakıştıramaz. O’nu Adil olarak tanıyan bir insan, haksızlığı sıradanlaştıramaz. Rasûlullah’ı (s.a.v.) anlamak ise onu yalnızca tarihi bir şahsiyet olarak tanımaktan çok daha fazlasıdır. O, Kuran’ın yaşayan hâlidir. Sözleriyle, susuşlarıyla, sabrıyla ve ahlakıyla ilahi mesajı hayata taşımıştır. Onu anlamak sadece sünnetini bilmek değil, sünnetinin ruhunu kavramaktır. Merhametini, adaletini, insanı merkeze alan yaklaşımını bugünün şartlarında yaşatabilmektir. Ne yazık ki bazen din, şekilsel bir alana sıkıştırılıyor. Bilgi artıyor ama hikmet eksiliyor. Ayetler ezberleniyor, hadisler aktarılıyor; fakat kalplerde karşılığını bulmadığında anlam eksik kalıyor. Allah ve Rasûlü’nü anlamak, bilginin ahlaka, ahlakın davranışa dönüşmesiyle mümkündür. Bu anlayış, insanın kendisiyle ilişkisini de değiştirir. Kibir yerine tevazu, öfke yerine sabır, bencillik yerine paylaşma öne çıkar. Çünkü Allah’ı bilen, her an hesap bilinciyle yaşar Rasûlü’nü anlayan ise insanlara karşı daha incelikli olur. İman, bu iki bilincin birleştiği yerde olgunlaşır. Anlamak, çaba ister. Kuran’ı sadece okumak değil, üzerinde düşünmek Peygamber’in hayatını sadece öğrenmek değil, ondan ders çıkarmak gerekir. Bu çaba, insanı yormaz; aksine sadeleştirir. Çünkü hakikat, kalbi yoran değil kalbi toparlayan bir güçtür. Allah ve Rasûlü’nü anlamak, hayata anlam kazandırmaktır. İnanç, günlük hayatın dışına itilen bir alan değil; hayatın merkezinde duran bir pusuladır. Bu pusula doğru tutulduğunda, insan yolunu kaybetmez. Çünkü Allah’ı anlayan kalp, yönünü; Rasûlü’nü anlayan insan ise yolunu bulur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON YAZILAR