• BIST 3.179,99
  • Altın 988.035
  • Dolar 18.4995
  • Euro 18.1294
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 23 °C
  • İzmir 28 °C
  • Konya 23 °C

Ben olma yolculuğu

Buket Beslen

Etnik kökenleri, bir ailenin çocuğu üzerinde oluşturmuş olduğu yıkıcı gücü ele alan, her bireyin hayatında okuması gerektiğine inandığım bir eserden bahsedeceğim bugün sizlere.

Basıldığı tarihten bu zamana kadar 22 dilde çevrilmiş, 45 tane ödüle layık görülmüş kitabın ismi Hayatımı Kurtaran Savaş.

Kitap engelli bir kız çocuğunun dünyaya geldiği ilk andan itibaren yaşamış olduğu hayatı, kendisine açtığı fırsatları ve annesinin üzerinde oluşturmuş olduğu baskıyı ele alıyor. Aslında sevgisizliği, sevgisiz büyüyen çocukların iç dünyasında yaşadığı zorlukları demek de doğru olacaktır.

Kitabı hayatımıza uyarlarsak eğer şöyle anlatabilirim. Hayat bizim karşımıza geçtiğimiz tüm evrelerde çeşitli zorluklar çıkarır. Önemli olan o zorlukları nasıl ele aldığımız veya hangi pencereden baktığımız. Eğer hayat karşısında yaşadığımız olaylarda baktığımız pencere kirli olursa sürükleneceğimiz yol da olumsuzlukların içerisi olacaktır. Fakat kendi yolumuza açtığımız pencereler içerisinde çözümü barındırıyorsa, yürünen yol taşlı, engellerle dolu olsa dahi olumlu sonuçlar doğuracaktır. Okuduğum kitabın içerisinde hayata geldiği andan itibaren zorluklarla mücadelesi hiç bitmemiş olan kız çocuğu hayatını güzelleştirmek adına çabalıyor. Hayata bir sıfır geriden başlasa dahi..
Bu açıdan bakıldığında hayata olan duruşu belki de hepimizin örnek alması gereken bir durum. Çünkü hayat bir mücadeledir. Hayat bir kavgadır. Ben olma yolculuğudur. Kimlik bilincidir.

“SAVAŞMASAYDIM AİT OLDUĞUM YERİ BULAMAZDIM”

Kitabın içerisinde dönen olayların başrol kahramanı olan Ada, ‘savaşmasaydım ait olduğum yeri bulamazdım’ diyor. İşte benim hayata bakış açımın daha da güçlü şekillendiği yer. Bu kitabın da başucu kitabı olması gerektiğini belirtmem tam da bu yüzden. Hayat bana göre budur. Hayat kendimizi bulma, anlamlandırma yolunda yürüdüğümüz o yoldur. O yolda şekillenen fikirlerimiz, bakış açımız, değerlerimiz. Tam olarak altını çizmek istediğim ise kimliğimiz.

KİMLİK DUYGUSU

Kimlik bilinci doğduğumuz coğrafya da bize işlenir. Yine yaşadığımız coğrafyada şekillenir. Sevgisiz şekillenen kimlikler, sevgisiz ve saygısız toplumu ortaya çıkarır. Çünkü birey dünyasını şekillendirirken gördüğü coğrafyanın aynasıdır. Kimlik ne kadar iyi gelişirse kuşak çatışmaları da o denli azalacaktır. Yani rol model alınan ayna ne kadar iyi olursa toplumsal kimlik duygusu aynı oranda şekillenecektir. Hayatımı kurtaran savaş kitabında ise Ada doğduğu yerde, rol model olarak gördüğü tek unsur olan annesi ne kadar kötü olursa olsun, kötülüğü değil iyiliği, iyi kalmayı, kötünün içerisinde var olan iyiyi aramayı tercih ediyor. Bu yönden bakıldığında kişisel tercihlerinde kimliğimizde önemi ortaya çıkıyor. 

Sonuç olarak noktalamam gerekirse kimliğimizi bulma yolunda çabalamazsak veya Ada’nın tabiriyle savaşmazsak olduğumuz yerde kalmaktan başka hiçbir şey yapamayız. Benlik duygusunun ne olduğunu, düşüncelerimizin nasıl ve kime göre şekillenmesi gerektiğini öğrenemeyiz. Açıkça söylemem gerekirse insanlar arasında kimliksiz dolaşırız. Kimliksiz insanlar bana göre düşüncelerinin arkasında duramayan, söylenen her söze tamam diyen insanlar topluluğunu oluşturuyor. Birey olarak savunduğumuz görüşlerin arkasında durmalı, hayata karşı olan tavrımızı belli etmeliyiz. Hayatla olan kavgamızı en iyiye taşımak adına çabalamalı, kötünün içindeki iyiyi bulmalıyız.
 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73