Faruk Gökyurt

Faruk Gökyurt

Çözüm bulunmalı

Çözüm bulunmalı

Haberlerimizde, köşe yazılarımızda sıklıkla yer verdiğimiz şehirlerimizde önlemeyen önüne geçilemeyen ya da geçilmeyen sorun. Başıboş sokak köpeklerinin varlığı. Geçtiğimiz hafta haber ve manşetlerimizde de yer verdiğimiz çok üzücü bir durum yaşandı.

10 yaşında bir çocuk Bitlis’te başıboş kontrolsüz sokak köpeklerinin saldırısı ve ısırması sonucu kuduz hastalığına yakalanarak hayatını kaybetti. Yine aynı şekilde aynı hastaneye kaldırılan bir çocuğumuz ise hasta olmadan kurtuldu. Bir diğer çocuğumuz yine haberlerimiz de yer vermiştik. Başıboş sokak köpeklerinin kovalaması ve korkuyla kaçan çocuğa araç çarpması sonucu ağar yaralandı.

Son zamanlarda bu tür haberleri çokça duyuyoruz okuyoruz yazıp yayınlıyoruz. Aynı şekilde yine haberlerde ve sosyal medya haberlerinde çokça şunu da görürüz. Sokak hayvanlarına eziyet, araba çarpması sonucu yaralanan ölen hayvanlar, bilinçsiz insanların onlara zarar vermesi, zehirlemesi gibi birçok haber yayınlanır. Ne hayvanlar güvende ne insanlar. 

Demiştik ki “Hayvan sevgisi güzel bir duygudur. Ama bir hevesle satın alınıp ya da sahiplenilen hayvanların sıkılınca sokağa bırakmak ne hayvan sevgisine nede ahlaki değerlere sığar. Hiçbir canlı bir çocuğun karne hediyesi ya da doğum günü hediyesi olmamalı. Bir hevesle satın alınıp ya da sahiplenilen ve ardından sokağa bırakılan her hayvan açlığa ve şiddete terk edilen hayvandır. Hemen hemen her tatil kasabasında görülür başıboş köpeklerin neredeyse çoğu bir hevesle alınıp sonra sıkılıp sokağa terk edilen hayvanlardır. Ev hayatına alışan hayvan sokağa bırakıldığında açlıktan ve yaşadığı şiddetten dolayı hırçınlaşır ve insanlara saldırır yine birçok örneği vardır” uyarılarında bulunup hayvan sahiplenmesine bir düzenleme getirilmesi gerektiğine dikkat çekmiştik çünkü ne hayvanlar nede insanlar güvende değil. 

Ankara’nın hemen hemen her semtinde her mahallesinde bu sorun vardır. Her metro çıkışında, her okul yolunda, terk edilmiş metruk yapıların çevresi ve içinde karşılaşırız. Başıboş köpek sürülerinden korkmak ya da onları sevmemekte suç değildir. Sabah erken saatlerde özellikle kış aylarında daha hava karanlıkken okula giden yalnız bir çocuğa bunu anlatamazsınız. Köpek içgüdüsel olarak ya da açlığından çocuğa saldırırken ama çocuğum onlarda canlı bir şey yapmaz diyemezsiniz. Çünkü o hayvan yaşadığı şartlardan dolayı saldırıya ve kendini korumaya alıştırmıştır. Gece geç saatte işinden evine giden bir yetişkine de yolunu uzat oradan geçme de diyemezsiniz adam evine gidiyor. Ve ne olursa olsun insan yaşamı ve güvenliği ilk önceliktir. Hiçbir çocuğa başıboş köpek sürüsünden korkma diyemeyiz. Desek te fayda etmez. Çünkü hayvanlarda gördükleri şiddetten dolayı saldırmaya odaklı olarak sokaklarda dolaşıyor.  
Bu olayların çoğunda hayvanların bir suçu yoktur. Sorumlusu o hayvanları sokağa terk eden hayvan sever olduğunu iddia eden insanlar ve o hayvanları barınaklarına alıp sahiplenmeyen bakımlarını yapmayan belediyelerdir. İmkânlar kısıtlı olabilir. Belki hizmet önceliğinde de görülmeye bilinir. Ama hiçbir şey bir çocuğun canından ya da psikolojik gelişiminden ya da bir insanın hayatından bir canlının hayatından daha önemli değildir. Yazık ki başıboş sokak hayvanları sorunu çözülmedikçe biz gazeteciler daha çok haber yapacağız.

İnsanların ve hayvanlarında canı daha çok yanacak gibi görünüyor. Hani deniyor ya o masum canlar, sevimli dostlarımız diye doğrudur. Çünkü bu gibi olayların sorumluları aklı olmayan sadece içgüdüleriyle yaşayan hayvanlar değildir. İşte o masum canlar ve insanların daha fazla zarar görmemesi için bir an önce şehirlerimizdeki bu soruna çözüm bulunmalı. Bir an önce daha fazla masum insanın ve sokak hayvanının zarar görmemesi için belediyelerin bu soruna çözüm bulması gerekli yoksa daha çok can yanacak gibi duruyor.  
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
SON YAZILAR