Şule Erciyas

Şule Erciyas

Dijital Çağda Ramazanı Yaşamak

Dijital Çağda Ramazanı Yaşamak

Ramazan, asırlardır insanın kendine döndüğü, iç muhasebe yaptığı, sabır ve şükürle arındığı bir zaman dilimi olarak yaşandı. Ancak bugün bambaşka bir dünyanın içindeyiz. Cebimizde akıllı telefonlar, elimizde tabletler, gözümüzün önünde bitmeyen ekranlar Artık hayat dijital ve Ramazan da bu yeniçağın içinde idrak ediliyor. Sabah uyanır uyanmaz telefona uzanıyoruz. Gün boyu bildirim sesleriyle bölünüyoruz. Sosyal medya akışında kayboluyor, zamanın nasıl geçtiğini fark etmiyoruz. Oysa Ramazan, insanı yavaşlatan bir aydır.

Oruç, sadece mideyi değil, zihni de disipline etmeyi gerektirir. Fakat dijital dünya sürekli hız ve tüketim üzerine kuruludur. Bu çelişki, modern insanın en büyük sınavlarından biridir. İftar sofralarına baktığımızda bile bu tabloyu görebiliyoruz. Aynı masada oturup farklı ekranlara dalmak, Ramazan’ın ruhuyla ne kadar örtüşüyor, Oysa bu ay, yüz yüze bakışların, ortak duaların ve paylaşılan suskunlukların kıymetini hatırlatır. Telefon ekranına değil, karşımızdaki insanın gözlerine bakmamız gereken bir zaman dilimidir. Elbette teknoloji tamamen olumsuz değildir.

Dijital ortamlar sayesinde Kuran meallerine ulaşmak, online sohbet ve vaaz programlarını takip etmek, ihtiyaç sahiplerine hızlıca bağış yapmak mümkün hâle gelmiştir. Bu yönüyle teknoloji, Ramazan’ın paylaşma ve öğrenme boyutunu kolaylaştırmaktadır. Sorun araçta değil, ölçüsüz kullanımdadır. Belki de bu çağda Ramazan’ı daha bilinçli yaşamanın yolu, dijital denge kurmaktan geçiyor. İftar ve sahur vakitlerini telefonsuz geçirmek, sosyal medya süresini azaltmak, ekran karşısında geçirilen zamanı sınırlamak küçük ama etkili adımlar olabilir. Nasıl ki oruç nefsin arzularını kontrol etmeyi öğretiyorsa, dijital disiplin de dikkati kontrol etmeyi öğretir.

Ramazan, hayatı sadeleştirme çağrısıdır. Gereksiz yüklerden arınma, fazlalıkları bırakma, öz olana yönelme zamanıdır. Belki de bu yıl Ramazan, sadece midemize değil; parmaklarımızın sürekli dokunduğu ekranlara da bir mola verdirmelidir. Çünkü ekranların ışığı geçicidir. Ama Ramazan’ın kalbe düşen nuru kalıcıdır. Önemli olan, hangisinin bizi şekillendirmesine izin verdiğimizdir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.