Fenerbahçe bumerangında yeni halka “Emre Belözoğlu”
Fenerbahçeli olmak bazen sevinmekten çok üzülmeyi, şampiyonluk hayali kurmaktan çok hayal kırıklığı yaşamayı beraberinde getiriyor. Yıllardır aynı beklenti, aynı heyecan ve aynı son...
Sezon başında büyük umutlarla yola çıkılıyor, tribünler doluyor, taraftar şampiyonluğa inanıyor. Ancak işler yolunda gitmediğinde ilk hedef teknik direktör oluyor. Ardından yeni bir isim açıklanıyor, yeni bir başlangıç hikâyesi yazılıyor. Bir süre sonra ise yine aynı senaryo karşımıza çıkıyor.
Fenerbahçe'de teknik direktörlük koltuğuna Emre Belözoğlu'nun getirilmesiyle birlikte geçmiş yıllardaki tercihler yeniden gündeme geldi. Son 8 yılda sarı-lacivertli takımın başına geçen isimlere baktığımızda değişen çok şey olmadığını görüyoruz. Phillip Cocu, Erwin Koeman, Ersun Yanal, Erol Bulut, Emre Belözoğlu, Vítor Pereira, İsmail Kartal, Jorge Jesus, José Mourinho, Domenico Tedesco ve Dirk Kuyt... İsimler değişiyor, yüzler değişiyor ama Fenerbahçe'nin teknik direktör arayışı bir türlü sona ermiyor.
Üstelik mesele yalnızca teknik direktörlerin sık değiştirilmesi de değil. Asıl düşündürücü olan, daha önce görev yapmış ve beklentileri karşılayamamış isimlerin yeniden kurtarıcı olarak gündeme getirilmesi.
****
İsmail Kartal örneği üzerinden başlayalım. Fenerbahçe'de birden fazla kez görev alan Kartal, özellikle 2023-2024 sezonunda 58 karşılaşmada 44 galibiyet elde ederek önemli bir istatistik yakaladı. Ancak futbol yalnızca galibiyet sayısından ibaret değil. Sezon sonunda şampiyonluk hedefine ulaşılamaması, ortaya konulan bütün emeğin tartışılmasına neden oldu. Daha sonra yeniden göreve getirildi. Son döneminde ise 18 maçta 9 galibiyet, 5 beraberlik ve 4 mağlubiyet aldı. Şimdi insan sormadan edemiyor: Daha önce denenen bir yöntem neden tekrar tekrar uygulanıyor?
Ersun Yanal da benzer bir hikâyenin parçası. Büyük beklentilerle göreve geldi, taraftarın desteğini arkasına aldı ancak Fenerbahçe'deki ikinci döneminde beklenen başarıyı sürdüremedi. Erol Bulut, Vítor Pereira ve diğer teknik adamlar da farklı dönemlerde göreve getirildi, ancak hiçbiri kulübün aradığı istikrarı kalıcı hale getiremedi.
Burada bir ayrıntının altını çizmek gerekiyor: Bir teknik direktörün geçmişte başarısız olması, gelecekte de başarısız olacağı anlamına gelmez. Futbolda şartlar değişir, kadrolar değişir, yönetimler değişir. Ancak aynı isimlere tekrar tekrar şans verirken geçmişte yaşanan sorunların gerçekten çözüldüğünü görmek gerekir.
****
Bence Fenerbahçe'nin en büyük problemlerinden biri, başarısız sonuçların ardından sürekli teknik direktör değişikliğine yönelmesi. Sanki kulübün bütün sorunları kulübede oturan isimden kaynaklanıyormuş gibi hareket ediliyor. Oysa futbol bir ekip işidir. Yönetim anlayışı, transfer politikası, kadro planlaması, sportif yapılanma ve teknik heyet birbirinden bağımsız düşünülemez.
Bir teknik direktör gönderiliyor, yerine yenisi geliyor. Yeni teknik adam kendi oyun sistemini kurmak istiyor. Yeni transferler yapılıyor, bazı futbolcular gözden çıkarılıyor. Ardından birkaç ay geçiyor ve yeniden değişim kararı alınıyor. Her yeni başlangıç, önceki planın önemli ölçüde rafa kaldırılması anlamına geliyor. Böyle bir ortamda istikrarı yakalamak ne kadar mümkün?
José Mourinho gibi dünya futbolunda önemli bir geçmişe sahip bir teknik adamın bile Fenerbahçe'de uzun vadeli başarıyı sağlayamaması, üzerinde düşünülmesi gereken bir konu. Jorge Jesus döneminde de önemli galibiyetler alınmasına rağmen Avrupa'da ve ligde hedeflerin tamamına ulaşılamadı. İsimlerin büyüklüğü tek başına başarıyı getirmiyor.
****
Ben de bir Fenerbahçeli olarak artık aynı hikâyeleri dinlemekten yoruldum. Her teknik direktör değişikliğinde yeni bir heyecan yaşamak, yeni bir kadro kurulmasını beklemek ve sezon sonunda yeniden hayal kırıklığına uğramak istemiyorum.
Fenerbahçe taraftarı artık büyük isimlerin açıklanmasını değil, büyük başarıların kazanılmasını bekliyor. Sosyal medyada yapılan duyurular, düzenlenen imza törenleri ve verilen iddialı mesajlar şampiyonluk kupasının yerini tutmuyor.
Emre Belözoğlu'nun göreve getirilmesi de geçmişteki tercihlerin yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor. Kendisine başarı dilemek elbette en doğal hakkımız. Ancak geçmişte yaşananları görmezden gelerek her yeni teknik direktörü kurtarıcı ilan etmek doğru değil.
Vesselam…

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.