Her İnsanın Kıymeti Ahlakı Kadardır
İnsanları çoğu zaman sahip oldukları makamla, servetle, şöhretle veya toplumdaki konumlarıyla değerlendirmeye alışmışızdır. Oysa insanın gerçek değeri, sahip olduklarının çokluğunda değil, ahlakının güzelliğinde saklıdır.
Bir insanın makamı değişebilir, zenginliği azalabilir, şöhreti unutulabilir. Fakat güzel ahlak, insanın ardından bıraktığı en kıymetli mirastır. Rabbimiz Kuran’ı Kerim’de şöyle buyurur, Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı ve yakınlara yardım etmeyi emreder, hayâsızlığı, fenalığı ve azgınlığı da yasaklar. Nahl, 16/90 Bu ayet, güzel bir hayatın temelinde ahlakın bulunduğunu bizlere hatırlatmaktadır. Peygamber Efendimiz (S.A.V) güzel ahlakın önemini pek çok hadisinde dile getirmiştir. Bir hadisi şerifte, Müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlakı en güzel olanıdır. Tirmizî, Radâ 11 buyurmuştur. Demek ki güzel ahlak, yalnızca insanlar tarafından beğenilmek için sergilenen bir davranış biçimi değildir.
Güzel ahlak, imanımızın hayata yansıyan yüzüdür. Namaz kılan, oruç tutan, ibadet eden bir insanın aynı zamanda insanlara karşı merhametli, dürüst, adaletli, hoşgörülü ve güvenilir olması gerekir. Çünkü ibadetler insanın gönlünü güzelleştirmeli, güzel ahlak da davranışlarına yansımalıdır. Asıl imtihan, yalnız başımıza kaldığımız zaman değil, insanlarla karşı karşıya geldiğimiz zamandır. Bize haksızlık yapıldığında nasıl davranıyoruz Bir başkasının başarısını gördüğümüzde kıskanmak yerine sevinebiliyor muyuz Bizden daha düşük makamda bulunan bir insana nasıl davranıyoruz.
Kimsenin görmediği yerde dürüstlüğümüzü koruyabiliyor muyuz İşte insanın gerçek karakteri, bu soruların cevaplarında gizlidir. Bir insanın büyüklüğü, kendisinden güçsüz olanlara davranışında belli olur. Çünkü güçlü olmak, başkalarını ezmek değil; gücünü adalet ve merhamet için kullanabilmektir. Güzel ahlak yalnızca büyük davranışlardan ibaret değildir. Bazen bir tebessüm, bazen güzel bir söz, bazen de söylemekten vazgeçtiğimiz kırıcı bir cümledir.
Peygamber Efendimiz (S.A.V) Müslüman, elinden ve dilinden insanların güvende olduğu kimsedir. Buhârî, Îmân, 4 buyurarak ahlakın önemli bir ölçüsünü ortaya koymuştur. Bugün belki de en çok ihtiyacımız olan şeylerden biri budur: İnsanların dilimizden ve davranışlarımızdan emin olması Çünkü bazı yaralar bir tokatla değil, bir cümleyle açılır. Bazı gönüller de büyük hediyelerle değil, samimi bir sözle kazanılır.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.