Şule Erciyas

Şule Erciyas

İnsan Neden Ölümden Korkar

İnsan Neden Ölümden Korkar

İnsanlık tarihi boyunca ölüm, üzerinde en çok düşünülen ve en çok korkulan gerçeklerden biri olmuştur. Zengin, fakir, genç, yaşlı, güçlü, zayıf demeden herkesin önünde duran bu hakikat, çoğu zaman insanın kalbinde endişe ve korku uyandırır. Peki, insan neden ölümden korkar Dinî açıdan bu korkunun sebepleri nelerdir. Kuran’ı Kerim’de Yüce Allah şöyle buyurur: Her nefis ölümü tadacaktır. (Âl-i İmrân, 185).

Ölüm, hayatın sonu değil; dünya hayatından ahiret hayatına açılan bir kapıdır. Buna rağmen insan, bilinmeyene karşı duyduğu doğal kaygı nedeniyle ölümden çekinebilir. Çünkü insan, yaratılışı gereği yaşamak ister ve sahip olduğu nimetleri kaybetmekten korkar. Ölüm korkusunun önemli sebeplerinden biri de dünyaya aşırı bağlanmaktır.

Malına, makamına, sevdiklerine ve alışkanlıklarına gönülden bağlanan kişi, bunlardan ayrılacağını düşündüğünde hüzün ve korku hisseder. Nitekim Peygamber Efendimiz (sav), dünya sevgisinin insanı hakikatten uzaklaştırabileceğine dikkat çekmiştir. Dünya, ahiretin tarlasıdır; burada yapılan her iyilik ve kötülük, ahirette karşılığını bulacaktır. Bir diğer sebep ise kişinin ahiret hazırlığı konusundaki eksikliğidir. İnsan, hesabını veremeyeceğini düşündüğü davranışlarından dolayı ölümden ürkebilir. Oysa samimi tövbe eden, kul hakkından sakınan ve Allah’ın rahmetine sığınan mümin için ölüm korkulacak değil, Rabbine kavuşmanın vesilesi olarak görülebilir. Çünkü Allah’ın rahmeti gazabını geçmiştir ve O, kullarına karşı sonsuz merhamet sahibidir.

İslam, ölüm korkusunu tamamen yok etmeyi değil, onu doğru yönetmeyi öğretir. Ölümü sıkça hatırlamak, insanı karamsarlığa değil; hayatını anlamlı yaşamaya yöneltmelidir. Peygamber Efendimiz (S.A.V), Lezzetleri yok eden ölümü çokça hatırlayın, buyurarak ölüm düşüncesinin insanı gafletten uyandıran bir öğüt olduğunu ifade etmiştir. Mümin için ölüm, yok oluş değil, ebedî hayata geçiştir. Bu bilinçle yaşayan kişi, ölümden değil, hazırlıksız yakalanmaktan korkar.

İbadetlerini yerine getiren, insanlara faydalı olan, dürüst ve ahlaklı yaşayan kimse için ölüm, Rabbinin huzuruna çıkacağı kutlu bir yolculuğun başlangıcıdır. İnsanın ölümden korkması fıtrîdir. Ancak iman, bu korkuyu umuda dönüştürür. Ölümü bir son değil, sonsuzluğa açılan kapı olarak gören mümin, hayatını daha bilinçli yaşar, iyiliklerini artırır ve Rabbine güvenerek geleceğe bakar. Asıl önemli olan, ölümün ne zaman geleceğini bilmek değil; geldiğinde ona hazır olabilmektir. Çünkü dünya geçici, ahiret ise ebedîdir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.