Bedirhan Şahin

Bedirhan Şahin

Kaçan 2 puana üzüldüm

Kaçan 2 puana üzüldüm

Çorum’un futbol tarihinde 59 yıl sonra bir ilk…

Hem de ne ilk!

Çorum FK, şehrin yıllardır kurduğu Süper Lig hayalini gerçeğe dönüştürdü. Üstelik ilk maçını son dört yılın şampiyonu Galatasaray karşısında oynadı. Sezonun açılış maçında, Türk futbolunun en güçlü kadrolarından birinin karşısına çıktı.

Maç öncesinde Çorumlu futbolseverlerin heyecanını tarif etmek kolay değildi. Kimileri yıllardır beklediği o anın tadını çıkarmak, kimileri ise “Acaba?” sorusunun cevabını görmek için ekran başına geçti.

Ben de umutluydum.

Ama açık söyleyeyim…

Maçtan önce bana “Çorum FK, Galatasaray deplasmanından bir puanla dönecek” deselerdi, kabul ederdim.

Şimdi ise…

Kaçan iki puana üzülüyorum.

****

Çünkü Çorum FK, sadece mücadele etmedi. Galatasaray’a karşı futbol oynadı.

Sıfırdan kurulan takım, yıllardır birlikte oynuyor gibiydi.

Çorum FK’nın en büyük handikaplarından biri, sezon öncesinde neredeyse sıfırdan bir kadro kurulmuş olmasıydı.

Birçok yeni transfer…

Birbirini yeni tanıyan futbolcular…

Takıma birkaç gün önce katılan isimler…

Normal şartlarda böyle bir takımın, ligin son yıllardaki hâkimine karşı sahaya çıkıp bu kadar organize olması kolay değildir.

Ama Çorum FK bunu başardı.

İlk dakikalardan itibaren takımda bir uyum vardı. Oyuncular birbirlerinin ne yapacağını biliyor gibiydi. Savunma hattı disiplinliydi, orta saha mücadeleden kaçmadı, hücumda ise fırsat bulunduğunda rakip kaleye gitmekten çekinilmedi.

Belki tabelada Çorum FK yazıyordu ama sahadaki görüntü kesinlikle Süper Lig’e yabancı bir takım görüntüsü değildi.

****

Felipe… Sen olmasan ne olurdu?

Çorum FK adına gecenin kahramanlarından biri hiç şüphesiz Felipe oldu.

Tam 11 kurtarış!

Galatasaray gibi hücum gücü yüksek bir takım karşısında kaleyi korumak zaten başlı başına zor bir görev. Ancak Felipe, kritik anlarda yaptığı kurtarışlarla takımını oyunun içinde tuttu.

Belki de o kurtarışların en anlamlı karşılığı bir puan oldu.

Fakat Felipe’nin performansını yalnızca istatistik olarak değerlendirmek haksızlık olur.

O, takım arkadaşlarına güven verdi.

Savunmanın arkasında bir duvar gibi durdu.

Ve Çorum FK’nın Süper Lig’deki ilk gecesinde, “Biz burada sadece misafir değiliz” mesajının verilmesine katkı sağladı.

****

Savunmada Smolcic’in performansını ayrıca konuşmak gerekiyor.

Öyle müdahaleler yaptı ki…

Galatasaray’ın hücumlarını keserken adeta “Buradan geçemezsiniz” dedi.

Çorum FK’nın ilk yarıda soyunma odasına 0-0 eşitlikle gitmesinde savunmanın payı çok büyüktü.

Üstelik rakibiniz Galatasaray ise…

İşiniz hiç kolay değil.

Ne kadar iyi savunma yaparsanız yapın, karşınızda bir anda pozisyon üretebilen yıldızlar var.

Nitekim ikinci yarıda Osimhen sahneye çıktı.

Galatasaray, Osimhen ile 1-0 öne geçtiğinde birçok kişinin aklından aynı düşünce geçmiş olabilir:

"Buradan geri dönmek çok zor."

Ama Çorum FK pes etmedi.

Ve sahneye Kyziridis çıktı.

Attığı gol ise sıradan bir gol değildi.

Topa vurduğu nokta ile kaleye gönderdiği şut arasındaki mesafeyi düşününce insanın aklına gerçekten “Taksimetre açsan yüzlerce lira yazardı” demek geliyor.

Top ağlarla buluştuğunda Çorum ayağa kalktı.

59 yıllık futbol tarihinin en özel gecelerinden birinde, Çorum FK Süper Lig’deki ilk golünü atıyordu.

Sonrasında Ramirez…

2-1!

İşte o anda inanmak serbestti.

Çorum FK, Galatasaray karşısında öne geçmişti.

Hem de sezonun ilk maçında.

Hem de deplasmanda.

Hem de son dört sezonun şampiyonu karşısında.

****

Sonra kırmızı kart…

Fakat futbol bazen size hayal kurmanız için bir kapı açar, sonra o kapıyı bir anda kapatır.

Kyziridis’in gördüğü kırmızı kart, maçın kaderini değiştiren anlardan biri oldu.

İlk golün kahramanı, takımını 2-1 öne geçiren oyuncuların başında gelen Kyziridis artık sahada yoktu.

Çorum FK için bundan sonra futbol oynamaktan çok direnmek gerekiyordu.

Defans zamanıydı.

Dakikalar ilerledikçe Galatasaray baskısını artırdı.

Çorum FK direndi.

Felipe direndi.

Savunma direndi.

Takımın tamamı direndi.

Ama Osimhen bir kez daha sahneye çıktı.

2-2.

Ve maç böyle bitti.

Bir puan başarıdır ama…

Şimdi herkes farklı bir açıdan bakabilir.

“Galatasaray’dan deplasmanda bir puan aldık.”

Evet, doğru.

Hem de son derece değerli bir puan.

Fakat benim içimde başka bir his var.

Ben kaçan iki puana üzüldüm.

Çünkü Çorum FK o iki puanı alabilecek kadar iyi oynadı.

Çünkü Çorum FK öne geçti.

Çünkü rakibinin eksiklerini değerlendirdi.

Çünkü takım, yeni kurulmuş olmasına rağmen sahada uzun süredir birlikte oynayan bir ekip görüntüsü verdi.

Ve en önemlisi…

Çorum FK, Galatasaray karşısında korkmadı.

Bu yüzden üzülüyorum.

Belki de ilk maçın heyecanı geçtikten sonra geriye dönüp baktığımızda, “Keşke” diyeceğiz.

“Keşke Kyziridis atılmasaydı.”

“Keşke o son golü yemeseydik.”

“Keşke o iki puan Çorum’a gelseydi.”

Bütün bu yaşananların yanı sıra Süper Lig’de ilk maç oynandı.

İlk gol atıldı.

İlk puan alındı.

Ve Çorum, Türkiye’nin futbol gündemine adını yazdırdı.

****

Belki birileri sezon başında Çorum FK için “Yeni kurulan takım, işi zor” diyecek.

Belki bazıları “Süper Lig seviyesi farklı” diyecek.

Belki sezon boyunca çok zor günler de yaşanacak.

Ama Galatasaray karşısındaki mücadele bize önemli bir şey gösterdi:

Çorum FK bu ligde ezilmeyecek.

Formasıyla, mücadelesiyle, taraftarıyla ve sahadaki karakteriyle Süper Lig’e renk katacak.

Bugün bir puana seviniyoruz.

Ama içimizde iki puanın burukluğu var.

Ve belki de en güzel tarafı şu:

59 yıl sonra Süper Lig’e çıkan Çorum FK’nın ilk maçının ardından konuştuğumuz konu “Keşke bir puan alabilseydik” değil…

“Keşke üç puanı alsaydık” oluyor.

İşte asıl mesele de bu.

Çorum FK artık Süper Lig’de.

Hem de ilk maçında son şampiyona karşı, “Ben de buradayım” diyerek…

Hoş geldin Çorum FK.

Şimdi daha yolun çok başındayız.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.