Göknur Çekinmez

Göknur Çekinmez

Dijital Oyun Bağımlılığı İçin Önlemler

Dijital Oyun Bağımlılığı İçin Önlemler

Yeni ve dijital bir nesil olan çocukların, ebeveynler dışında kurdukları bir dijital dünyaları olduğunu bilmek ve kabul etmek gerekir. Çocuklar bu dünyayla ilişkili olarak içsel bir süreç yaşarlar. Özellikle 10 yaş civarı ebeveynlerinden yavaş yavaş uzaklaşarak sosyalizasyon süreçleri hızlanır. Bu sürece dış dünyayı tarama merakı da eşlik eder.

Onların en hızlı biçimde hayatı anlayabilecekleri ortam oyunlardır. Oyunlar bir simülasyon olsa da içinde karanlık ya da büyülü gerçekliğe dayalı öğeler varsa, onların gerçeklikten kopmasına neden olabilir. Momo her ne kadar bir şaka olarak lanse edilse de çocukların zihnine bir takım intihar imgeleri sokmaktadır. Birden ortaya çıkan ve ürkütücü konuşmalar yapan Momo, küçük çocukların biyolojik dürtüleri hareketlendirir ve kaygılarını besler. Momo ve Mavi Balina oyunlarının ortak noktası çocuklara ölümle ilişkili çağrışımlar vermeleridir. Onlar da kendilerinin artık küçük bir çocuk olmadığını kanıtlamak isterler ve oyundaki bu meydan okumalara (kendilerine zarar vermek pahasına) uyarlar.

Özellikle Mavi Balina, aşama aşama oyuncuyu ele geçirmektedir. 50. meydan okuma görevinde amaç; tıpkı bir Mavi Balina gibi karaya vurma ve kendini öldürme emridir.

Genellikle 14-18 yaşlarında, ailesiyle ya da çevresiyle sorun yaşayan gençlerin oynadığı saptanan Mavi Balina oyununa katılanların yaş aralığı değişmiş ve dünya üzerinde birçok ülkede oynandığı saptanan bu oyunun, 130‟dan fazla gencin hayatını kaybetmesine neden olduğu saptanmıştır.

Çocukların oyunlardan kaynaklanan ve sıradan gibi görünen endişeleri ya da profesyonel temas gerektiren kaygıları erkenden görülmelidir. Çocuk kontrol edilemez ve ortadan kalkmayan bir kaygı yaşadığında yardım istemek gerekir. Sosyal medya ve çevrimiçi oyunlar bu noktada etkinin de ötesinde tetikleyici konuma geçmiştir. Çocuk, reel dünyadaki yüz yüze karşılaşmalar yerine sadece internet ve oyun etkileşimlerini tercih etmeye yönelmiş olabilir. Hatta bu etkiyi saklanmış da olabilir. Fiziksel etkiler ortaya çıkana kadar bazen bu durumu fark etmesi zordur.

Bu noktada interneti, ekranları ve oyunları sonlandırmak ya da erişimi güçleştirmek kalıcı bir çözüm gibi görünmemektedir. Çocukların cep telefonuna, tablet ya da bilgisayara ulaşamamaları onların oyun oynamadığı anlamına gelmez. Bir arkadaşının cihazıyla da oynuyor olabilirler. Hatta sosyal platformlar kanalıyla gerçekte var olan arkadaşlara bağlı kalmak bazı olumsuzlukları dengeleye de bilir. Çocuğun ne uğraşlara sahip olduğunu takip etme yolu ailelerin olsa da onun internet yaşamını anlamak geçerli bir eylemdir. Onlardan, kendi dünyalarını gezdirmelerini istemek iyi bir başlangıçtır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.