Buket Beslen

Buket Beslen

Eğitimde adaletsizlik

Eğitimde adaletsizlik

Okulların açılmasına sayılı günler kala çocuklar neşeyle okula gitmeye hazırlanıyor(!)
Neşe dediysek altını dolduralım eşitsiz bir neşe. Ne yazık ki günümüzde halen her çocuk eşit şartlarda okuyamıyor. Okuma özgürlüğü dediğimiz olay tamamen söz kalabalığı. 

Çocuğun doğduğu çevre, ailenin sosyo-ekonomik durumu, etnik kökeni gibi durumlar eğitimde adaletsizliği çevreleyen başlıca etmenler arasında yerini alıyor. Okulların açılmasına sayılı günler kala aileler hem kırtasiye hem de servis masraflarını düşünmeye başladı. Gücü yeten ailelerden ziyade gücü yetmeyen aileleri konu alacağım bugün. Yani adaletsizliği. Eşitsizliği. Çocukların eğitim hakkının elinden alınmasını. Okul üniformasından tutun, çantasına, defterine, kalemine, servisine kadar birçok şeyle hem aile hem de çocuk yüz yüze kalıyor ve bu sıkıntılarda çocuğun eğitiminin aksamasına, kendini derslere yeterince verememesine olanak sağlıyor. 

Maalesef Türkiye’nin birçok bölgesinde halen eğitim için gerekli olan maddi ve manevi olarak karşılayamayacak birçok insan bulunuyor. Ekonomik durum göz önüne alındığında, durumu iyi olmayan bir ailenin bu kadar masrafın altından kalkması mümkün olmadığı gibi çocuklarına da iyi bir eğitim fırsatı sunma şansları da ne yazık ki yok. 
Çocuklar açısından doğup büyüyüp omurgasının şekillendiği aile çatısı altında bakıldığında, çevresinden en fazla etkilenenler oldukları da aşikâr. Bir çocuk kendisinde olmayan fakat sınıf içerisinde arkadaşında olan herhangi bir şeyi çok hızlı bir şekilde fark eder ve bunu kolaylıkla içselleştirip, kendisine yer ettirebilir. Çocuklar için herkese eşit haklarla eğitim fırsatı sunulmadığında iyi bir eğitim sistemi oluşamaz. Bu gibi okul hayatında dışlanmaya, ekonomik sıkıntılarla yüzleşen çocuklar psikolojik açıdan sorunlar yaşadığı uzaktan yakından kolaylıkla anlaşılır. Örneğin A öğrencinin üniforması, çantası, kalemi, defteri yeniyse ve bunları B öğrencisi karşılayamıyorsa, B öğrencisi o araç gereçleri her gördüğünde derin bir üzüntü içerisine girer. Dolaylı olarak bu tarz etkiler de B öğrencisinin derslerine ve okula daha fazla odaklanmasına engel olur ve hatta bazen okuldan nefret eder hale bile gelebilir. 

Ekonomik durum dışında öğrencilerin eğitim aldıkları coğrafi bölge de eğitimde eşitsizliği beraberinde getiriyor. İstanbul’un bir semtinde olan okulda ki imkânla Hakkâri’nin bir köyünde olan imkânlar aynı olmuyor. Büyük şehirlerde ki okullar öğrencilerin ihtiyaçlarını çok daha kolay ve rahat karşılayabiliyorlar ama maalesef küçük şehirlerde ve köyler de bu durum çok daha zor. Kitap tedariğinden tutun teknolojik aletlere kadar ihtiyaçlar küçük şehirlerde çoğu zaman tam olarak karşılanamıyor. Bu durumda eğitim alan çocuklar üzerinde büyük bir adaletsiz ortam yaratıyor. Çağımızda teknoloji eğitim alanında da büyük bir alanı kapsıyor. Teknolojik aletlere rahatça erişememe durumu hem çocukları hem de eğitimi olumsuz yönde etkiliyor. Bir bilgiyi iki dakika da bulabilmek mümkünken, teknoloji yetersizliği bilgi arama sürecinde bile okullarda büyük zaman kaybına yol açıyor. Yani farklı bölgelerde farklı imkânlar hem öğrenme hızını hem de çocuğun gelişimini olumsuz etkiliyor.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
SON YAZILAR