Gavur gavurluğunu yapar Müslümana bakın siz

Danimarkalı aşırı sağcı siyasetçi Rasmus Paludan, Türkiye'nin Stockholm Büyükelçiliği'nin önünde kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'i yakma cüreti gösterdi. Herkes bu konuya haklı olarak tepki gösterdi, lanetledi. Tabi ki kutsal kitabımıza yapılan bu aşağılık, alçakça saldırıyı hepimiz lanetlemeliyiz. Ancak bu saldırı bizi bir şeyleri düşünmeye de zorlamalı.

Mesela bu saldırı vesilesiyle bir Türk, Batı'ya şirin gözükme çabalarının beyhude olduğu gerçeğiyle yüzleşmeli. Ruhunu Avrupa'ya satan çevreler ne yaparlarsa yapsınlar bir Türk olarak Batı bakış açısıyla Osmanlı yeniçerisinden farksız olduğunu idrak etmeli. Türk milletini etnik bölücükle parça pinçik etmeye çalışan hainler kimlerin kendilerine niye destek verdiğini sorgulamalı. Ya da İslamiyet olmadan bir Türk kimliği inşa etme hevesinde olan, Türk milletini oluşturan temel taşları yerinden oynatmayı kendine görev edinen sözde aydınlarımız böyle alçak bir saldırı sonrasında oturup "İslamiyet'in kutsal kitabı niye herhangi bir Müslüman ülkenin büyükelçiliğinin önünde değil de laik Türkiye Cumhuriyeti'nin büyükelçiliği önünde yakılıyor?" diye uzun uzun düşünmeliler.

Bu olaydan sonra doğru soruları soranlar müessif bir sonuca ulaşırlar: Türk milletinin içinde bulunan hainlerin Danimarkalı bir şerefsiz kadar şuurlu olmaması. Bu Baltık domuzu biliyor ki Kuran'ın koruyucusu Türklerdir. Biliyor ki Türkler İslam'ın sancaktarıdır. Biliyor ki Türk milleti Kuran'ı gerçek manada anlayan ve yaşayan şerefli bir millettir. Bunları bilmiyor olsa herhangi bir Arap kukla devletinin büyükelçiliği önüne giderdi. Ne diyelim darısı bizimkilerin başına... Gavur gavurluğunu elbet yapar ancak içimizdekiler de biraz Müslümanlık yapsa keşke…

“Bütün Kuran’ları yaksak, bütün camileri yıksak Batı insanın gözünde Haçlı Seferlerinin yalınkılıç ve tekbir getiren cündileriyiz. Avrupa’nın bir nevi tezadı idik. Yani kıtayı tamamlıyorduk. Şimdi maymunuyuz. Yani hiçbir haysiyeti, hiçbir hikmeti vücudu olmayan ananesiz, haysiyetsiz, sırnaşık gölgesi. Avrupa materyalizmine rağmen Hristiyandır.Hristiyanlık Doğu ismi anılır anılmaz şahlanıverir. İşçisi de, Marksisti de, Hristiyandır hep Avrupalının. Durup dururken Hristiyan değildir belki. Ama Hıristiyan bir devletle Müslüman bir devlet arasında bir tercih yapmak gerekince safkan Hristiyandır.
Biz Müslüman olduğundan, Doğulu olduğundan, Türk olduğundan utanan, aczinden tarihinden, dilinden utanan şuursuz bir yığın haline geldik.”

Önceki ve Sonraki Yazılar