Abdulkerim SOLAK

Abdulkerim SOLAK

Herkes Kendi İşini Yapsın

Herkes Kendi İşini Yapsın

Bugünkü yazımda; sosyal medya üzerinden ve çeşitli meslek grupları üzerinden değerlendirmeler de ve analizlerde bulunacağım. İlk olarak sosyal medya ve ücreti dâhilinde belgeler ile açılabilen meslekleri ele almak istiyorum.

Özellikle son birkaç haftadır ülke gündemimiz çeşitli olaylar ile mecbur bir hayat yaşamak zorunda kaldı. Sosyal medya üzerinde zenginliği ile dillerden düşmeyen ve adeta para içerisinde yüzdüğü iddia edilen pek çok güzellik uzmanı ve çeşitli mesleklerin patronları ülkenin ana gündemi oldu diyebiliriz.
Ben burada para ile saadetin olmadığını düşünüyorum. Çünkü herkes kendi işini yapsın derken, işte tam da bundan bahsediyorum. Birkaç kurs veya çeşitli ücretler karşılığında satılan belgeler ile günümüzde iş sahibi olmak çok kolay olmaya başladı.

Kuryelik sistemi üzerinden hayatımıza giren şahıs şirketi süreçleri; daha çok algı çekti ve insanlar şahıs şirketi kurmaya veya çeşitli şirketler kurmaya yöneldi. En büyük etken de bu oldu.

Özellikle birkaç ders gidilerek veya çeşitli ücretler karşılığında alınan belgeler, işin ehli insanların kariyerine taş koymakla kalmadı, piyasa serbestliğini de bozdu.

Ücreti karşılığında açılan seyahat acenteleri de buna bir örnek diyebiliriz. Aslında yıllardan beri hizmet veren pek çok seyahat acentesi veya çeşitli hizmetler veren tur firmaları varken, günümüzde parayı veren düdüğü çalar hesabı acente açtırılması ve bunun sürdürülebilir olması da işi özetler nitelikte.
Aynı şekilde kuaför ve güzellik salonu gibi işletmeler de buna bir örnek. Sadece bu da değil, oyun salonları, marketler, fırınlar ve daha pek çok meslek grubunda; artık işin sahiplerini veya mesleğin içerisinden gelenleri değil; parayı veren zengin kesimi görüyoruz.

Aslında çok bir zenginlikten de söz etmek mümkün değil, çünkü her şirket açan vergi katsayısına göre değerlendirilebilir. Bu da bize düşmez ancak, sürecin yanlış yönetilmesinden yana çok şikâyetim var.
Ülkemizde binlerce meslek lisesi ve Anadolu Lisesi varken, yetiştirilen öğrencilerin kendi mesleklerini yapmak istememesi veya mesleklerin zemin hazırlığının zayıf olması nedeniyle süreç elbette zarar görüyor.

Kendimden örnek verecek olursam; Motorlu Araçlar Teknolojisi bölümünün, Otomotiv Elektromekanik Alanı mezunuyum. Ama mezun olduğum işi yapmıyorum. Çünkü lisede mesleğe hazırlanma süreçlerinin inandırıcı olmaması, verilen eğitimin kalitesinin “bana göre zayıf” olmasını düşündüğümde, mezun olduğumda karşıma çıkan tablonun da çok verimli olduğunu görmemiştim.

İşte tam da burada; meslek edinmek isteyenlere yönelik yapılacak; okulların, ücretli veya (MEB’e bağlı veya çeşitli kurumlara bağlı) ücretsiz kursların meslek zemininin iyi hazırlanması ve sürecin iyi takip edilmesinden yanayım.

Çünkü parayı veren düdüğü çalar hesabınca karşımıza çıkan çeşitli işletmeler ve patronlar; piyasada dalgalanmaya ve insanların kariyerine hedef alırcasına yönlendirmelerde bulunmaya devam ettikçe, gerçek meslek sahipleri her zaman yok sayılacak.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON YAZILAR