İlle medyaya mı düşmeli?

Geçtiğimiz hafta yayınladığımız bir haber, daha doğrusu bir video ülke genelinde yankı uyandırdı.

Mamak’ta, Metin Oktay Ortaokulu’ndan bir grup 8. sınıf öğrencisi kız, yine aynı okuldan bir kız öğrenciyi feci şekilde darp ediyor…

Öyle gözleri dönmüş, öyle vicdansızlar, öyle ahlaksızlar ki...

Üzerine çullanmışlar kızın...

Yere yatırıp saçlarından sürüklüyorlar…

Yüzüne yüzüne tekme atıyorlar, yumruk vuruyorlar…

Ve en ağırından küfürler ediyorlar…

İnsanın kanı donuyor izlerken…

Bu arada aynı gruptan bir iki kişi de bu anları videoya çekiyor.

İşte bu vahşetten bahsediyorum.

Olayı ilk öğrendiğimde ne yalan söyleyeyim “çocuklar aralarında kavga etmişler, olur böyle şeyler” diye düşündüm.

Sonra videoya ulaştım.

İzleyince, bu düşüncemden ötürü kendimden utandım.

Sizler de izlemişsinizdir; vahşet ki ne vahşet…

Hemen aileyle, mağdur kız öğrenciyle yeniden görüştüm.

Gerekli tüm bilgileri aldım.

Olay meğer yeni değilmiş; yaklaşık 1.5 ay önce yaşanmış.

Okul yönetimine çıkıp şikayetçi olmuşlar, saldırgan öğrencilerden.

Okul, “olay okul dışında yaşanmış” deyip, ilgisiz kalmış. Feci şekilde darp edilen, o anlar kameraya çekilip onuru gururu kırılan 12 yaşındaki öğrencilerine psikolojik desteği geçtim, çağırıp bir “nasıl böyle bir şey yaparlar kızım” bile dememiş.

Aile karakola gitmiş, şikayetçi olmuş. Üzerinden 1.5 ay geçmiş orada da bir ilerleme olmamış.

Ta ki…

İlksayfa gazetesi olarak biz haber yapana kadar.

Geçtiğimiz Pazar günü gazetemizin internet sitesinde yayınladığımız “Ankara Mamak'ta kız öğrenci vahşeti: Arkadaşlarını feci şekilde dövüp, videoya çekerek tehdit ettiler” başlıklı haberin ertesi günü, okul yönetimi aileyi arıyor, karakol aileyi arıyor.

Ve Salı günü, Aile Bakanlığı’ndan psikolog gidiyor ailenin evine. Mağdur çocuğa psikolojik destek veriliyor. Bakanlık psikologları aileye “Ortada çok büyük bir mağduriyet var. Bu konuda üzerimize düşeni yapacağız, haklarınızı sonuna kadar savunacağız. Yanınızdayız” diyor.

Aynı gün aileyi Emniyet’ten arıyorlar. “İlgileniyoruz, gereği neyse yapılacak” deniliyor…

Bu arada haber ajansları, televizyon kanalları, gazeteler ailenin peşine düşüyor; röportaj yapmak için. Aile bir tek bize güvendiğini söylüyor. Sadece bize bilgi veriyor süreçle ilgili. Ama bazı haber ajanslarının aşırı ısrarı üzerine onlarla da görüşüyor.

Velhasıl…

Haberimiz üzerine 12 yaşındaki M.G.’nin, ailesinin mağduriyeti görüldü, ilgili tüm kurumlar seferber oldu. Aile gazetemizi arayıp, teşekkür etti; “Allah sizden razı olsun, sayenizde mağduriyetimiz duyuldu. Haberinizle şikayetlerimiz dikkate alınmaya başladı, süreç hızlandırıldı” dedi.

İyi güzel de, ille medyada haber mi olması gerekiyor, böylesi bir olay karşısında gereğinin yapılması için?

Ortada çok büyük bir vahşet var.

Video var…

Ve bu video, saldırgan grup tarafından oluşturulan whatsapp grubunda paylaşılmış. Pek çok kişi izlemiş bunu. Bizim gibi buzlanmış da değil. Olduğu gibi paylaşılmış. 12 yaşındaki kız çocuğu M.G., feci şekilde darp edildiğine mi yansın, ağza alınmayacak küfürler yediğine mi yansın, bu anların videoya çekilmesine mi yansın, yoksa görüntülerin okulda yayılmasına mı yansın?

Siz söyleyin hangisine?..

Olay yaşandığı gün, okul olsun Karakol olsun gerektiği gibi ilgilenip, sorumluluklarını yerine getirmiş olsaydı, o görüntüler apaçık paylaşılamazdı.

Saldırgan grup, okul ve karakolun sorumsuzluğundan güç alarak yaymıştır o görüntüleri.

Neticede ortada büyük bir ihmalkarlık var.

Düşünün ki, o kız sizin kızınızdı. Neler hissederdiniz? Belki aramızdan gidip okula, kızlarına işkence eden o öğrencilere daha beterini yaşatmak isteyenler bile çıkabilirdi, öyle değil mi? Ve daha feci olaylar yaşanabilirdi. Olaya seyirci kalan okul yönetimini hedef alan aileler de çıkabilirdi aramızdan. Ne yapacaktı okul yönetimi? O zaman da “bizlik bir şey yok” deyip işin içinden çıkabilecek miydi?

Edindiğim bilgilere göre, aileyle görüşen Bakanlık yetkilileri “ihmalin” farkında.

Özellikle “okul dışında olmuş, bizlik bir şey yok” deyip, vahşete sessiz kalan okul yönetiminin bu garip tavrı not edilmiş durumda.

***

Peki bundan sonra ne olacak?

Saldırgan öğrencilere nasıl ve ne şekilde bir yaptırım uygulanacak?

Bu esnada mağdur kız öğrencinin güvenliği nasıl sağlanacak?

Tüm bu soruların cevaplarını takipte olacağız.

Bu düşüncelerle, mağdur kızımıza ve aileye tekrar geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

O kurum bu kurumdan önce Allah’tan yardım diliyorum onlara.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.