Şule Erciyas

Şule Erciyas

İnsanı İnsan Yapan İncelik Edep

İnsanı İnsan Yapan İncelik Edep

Bir toplumun gerçek değeri, sahip olduğu imkânlarla değil, taşıdığı edep ile ölçülür. Çünkü edep, sadece bir davranış biçimi değil, insanın iç dünyasının dışa yansıyan hâlidir. Sözde, bakışta, yürüyüşte, hatta susuşta kendini gösteren bir inceliktir. Kuran’ı Kerim, edebi hayatın merkezine yerleştirir. İnsanlara karşı nasıl konuşulacağı, büyüklerle nasıl ilişki kurulacağı, hatta bir topluluğa girerken nasıl davranılması gerektiği bile bu ilahi ölçülerle belirlenmiştir. Bu da gösterir ki edep, dinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Edep, öncelikle Allah’a karşı takınılan tavırdır. Kul, Rabbine karşı saygısını, ibadetinde samimiyet, dilinde ölçü ve kalbinde huşu ile gösterir. Ardından bu edep, insanlara yönelir. Kırmadan konuşmak, küçümsemeden yaklaşmak, yargılamadan dinlemek Bunlar basit görünebilir, ancak bir kalbin olgunluğunu ortaya koyar.

Hz. Muhammed ise edebin en güzel örneğidir. Onun hayatına bakıldığında, sadece büyük davranışlarda değil, en küçük detaylarda bile bir zarafet görülür. Kimseyi incitmemek için gösterdiği hassasiyet, aslında edebin ne kadar derin bir mesele olduğunu ortaya koyar. Günümüzde en çok ihmal edilen değerlerden biri de edep olmuştur. İnsanlar daha çok konuşuyor, ama daha az dinliyor. Daha çok eleştiriyor, ama daha az anlıyor. Oysa edep, biraz geri durmayı, biraz düşünmeyi ve çoğu zaman susmayı bilmektir. Edep, insanı yüceltir. Bilgi, edep ile birleştiğinde hikmete dönüşür.

Güç, edep ile birleştiğinde adalet doğurur. Ama edep yoksa bilgi kibir, güç zulüm hâline gelebilir. İnsanın süsü değil, özüdür. Onu kaybeden, aslında çok şey kaybeder. Kazanan ise sadece saygı değil, aynı zamanda kalplerde yer edinir. Belki de en güzel özet şudur. Edep, insanın kendine yakışanı bilmesidir ve o ölçüyü asla terk etmemesidir.

Edep, sadece bireysel bir erdem değil; aynı zamanda toplumsal huzurun temelidir. Edebin olduğu yerde güven vardır, saygı vardır, ölçü vardır. İnsanlar birbirine karşı sınırlarını bilir, hak ihlalleri azalır ve ilişkiler daha sağlam bir zemine oturur. Çünkü edep, görünmeyen ama hissedilen bir denge unsurudur. Tasavvuf geleneğinde edep, yolun başı olarak kabul edilir. Nice ilimlere sahip olmak, nice ibadetler yapmak, eğer edep ile süslenmemişse eksik kalır.

Bu yüzden büyükler, Edep ya hu diyerek aslında bütün bir hayatın özetini tek kelimeye sığdırmıştır. İnsan önce haddini bilmeli, sonra yolunu bulmalıdır. Edep aynı zamanda nefsi terbiye etmektir. İnsan, her düşündüğünü söylememeyi, her hissettiğini davranışa dökmemeyi öğrenir. Öfkeliyken susmak, güçlü iken affetmek, haklıyken bile kırmamaya dikkat etmek İşte bunlar edebin en zor ama en kıymetli taraflarıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.