Dijital Bağımlılık Diye Bir Gerçek Var
“Oyun oynamayı bıraktığımız gün, öğrenmeyi de bırakırız.” diyor William Glasser. Nasıl ki her çocuğun oyuna ihtiyacı varsa ve oyun oynamak çocuklar için bir öğrenme alanı sağlıyorsa, yetişkinlerin de en az çocuklar kadar oyun oynamaya ihtiyaçları vardır. Önemli olan yaşa, bilişsel kapasiteye uygun oyunlar tercih etmek, oyunlar ile gerçek hayattaki sorumluluklar arasındaki dengeyi sağlayabilmektir.
Dijital oyunlar her yaştan bireyin oynadığı boş zaman aktivitesi haline gelmiştir. Aşırı oyun oynamanın bireyin yaşamında yol açtığı olumsuz sonuçlar nedeniyle uzmanların dikkati oyun bağımlılığı alanına çevrilmiştir. Aşırı oyun oynama ve oyun bağımlılığı ile ilgili yaygınlık ve risk etkenleri araştırmacılar tarafından incelenmeye başlamıştır. Bu alandaki uzmanlar, oyun bağımlılığının diğer bağımlılıklardaki gibi belirtiler gösterdiğini savunmuşlardır.
Dijital oyunların çekici ve oyun oynamaya yönelik motive edici özelliklerinin geliştirilmesi oyuncuların daha uzun süre ve sıklıkla oyun oynamaya yöneltiği bildirilmiştir. Amerikan Psikiyatri Birliği ve Dünya Sağlık Örgütü, oyun bağımlılığını potansiyel ruhsal bozukluk olarak değerlendirmektedir. Özellikle çocuk ve ergenler, bilişsel kontrollerinin henüz yetişkinler kadar gelişmemesinden dolayı, oyun bağımlılığında riskli grubu oluşturmaktadırlar.
Yapılan çalışmalar aşırı oyun oynama ve oyun bağımlılığının çocuk ve ergenler üzerindeki psikolojik, sosyal ve fiziksel olumsuz sonuçlarını ortaya koymuştur. Çocuk ve ergenlerde aşırı oyun oynama ve oyun bağımlılığının önlenmesi, sağlıklı oyun oynama davranışlarının geliştirilmesi gerekmektedir.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.