Keçiören’in asıl gündemi: Mesut mu Recep mi?
Keçiören’deki olayı biliyorsunuz, değil mi?
Siz de hemen Mesut Özarslan’ın istifasını kastettiğimi düşünmeyin lütfen.
Recep Cengiz’in yaptığı katliamdan söz ediyorum.
Özarslan’ın istifası şöyle bir dursun kenarda; birilerinin siyasi oyunları, küfürleri, particilikleri üzerinden birilerini kollayıp, birilerine sövmenin sırası değil.
Ülkenin asıl gündemi Recep Cengiz’in işlediği cinayetler olmalı.
Henüz 35’inde olan bu kişi cezaevinden izinli çıkıp, annesini, 8 yaşındaki kızını ve boşanma aşamasındaki eşini öldürüyor, soğukkanlı bir şekilde cesetleri aracının arkasına koyuyor, sonra intihar ediyor.
Belli ki planlı, hazırlıklı. Cezaevinden izinli çıkışı bu amaçla yapmış.

Sonuç; ortada 4 cenaze var. Tam bir vahşet… Tıpkı önceki gün Niğde’de bir muhtarın trafikte tartıştığı 2 kişi öldürüp, bir de “Pişman değil gururluyum” demesi gibi.
Bırakalım particiliği, partiler arası geçişleri falan, asıl bu olaylara bakalım.
Bir insan bunu neden, nasıl yapabiliyor? Cezaevinden izinli nasıl çıkabiliyor, bu da ayrı bir konu.
Boşanma aşamasındaki eşini öldüren bu kaçıncı koca? Boşanmalar neden artıyor? Karı kocalar bu hale nasıl gelebiliyor?
Bu ve benzeri olaylar tüm yönleriyle masaya yatırılıp, insanlarımız bu hale nasıl gelebiliyor düşünülmeli. Sosyal, kültürel, ekonomik ve psikolojik etmenleri neler, bunlara odaklanmalı.
Bunları çözmediğimiz müddetçe Mesut Özarslan olaylarının ardı arkası kesilmez, boş tartışmalarla birbirimizi yemeye devam ederiz.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.