Bedirhan Şahin

Bedirhan Şahin

Mağlubiyet değil, rezalet!

Mağlubiyet değil, rezalet!

Çorum FK, dün akşam kâğıt üzerinde adı mağlubiyet olan bir şey aldı. Fakat sahada yaşananları biraz daha yakından izleyince insanın aklına başka kelimeler geliyor.

Çorum FK, Tüpraş Stadı’nda Beşiktaş’a 6-2 mağlup oldu. Evet, skor ağır. Evet, Çorum temsilcisi savunmada ciddi hatalar yaptı. Evet, Dusan Vlahovic attığı üç golle gecenin yıldızı oldu. Bunların tamamını yazalım. Fakat futbolun bir de başka tarafı var: Kararların, düdüklerin ve VAR odasının olduğu taraf.

Çorum FK’nın henüz Galatasaray maçında yaşadığı tartışmaların sıcaklığı geçmemişken, Beşiktaş karşılaşmasında da penaltı kararı gündeme oturdu. Çorum FK lehine 7. dakikada verilmesi beklenen pozisyon (hele ki maç henüz 0-0’dı) konuşulurken, Beşiktaş lehine verilen penaltı için VAR devreye girdi ve beyaz nokta gösterildi.

Şimdi insan ister istemez soruyor: VAR gerçekten “var” mı, yoksa yalnızca bazı pozisyonlarda mı var?

****

Türk hakemliğinde artık alıştığımız bir tablo var. Bir pozisyon için dakikalarca ekran karşısında bekleniyor, çizgiler çekiliyor, görüntüler tekrar tekrar izleniyor, sonra hakem sahaya geliyor ve nihai karar açıklanıyor. Bütün mesele tamam gibi görünüyor.

Ama işin tuhaf tarafı şu: Aynı hassasiyet her pozisyonda kendisini göstermiyor.

Bir takımın ceza sahasında yaşanan temas “futbolun doğal akışı” olarak değerlendirilebilirken, başka bir takımın ceza sahasındaki benzer temas bir anda büyüteç altına alınabiliyor. Futbolcu formasından çekiliyor, koluna top geliyor, ayak ayağa değiyor... Düdük bazen konuşuyor, bazen susuyor.

Düdüğün de nihayetinde bir dili vardır. Fakat Türk futbolunda bazen o dili çözmek, yabancı dil sınavına girmekten daha zor hale geliyor.

Çorum FK’nın verilmeyen penaltıları, verildiği iddia edilen veya tartışılan kararları elbette 6-2’lik sonucu tek başına açıklamaz. Çorum’un savunmadaki zaaflarını da kimse hakeme yazamaz. Vlahovic’in üç golünü de hakem atmadı. Beşiktaş’ın hücum gücünü de hakem oluşturmadı.

Fakat mesele zaten yalnızca skor değil.

Mesele, aynı oyunun içerisinde karar standardının neden her zaman aynı hissedilmediğidir.

“Sadece bir mağlubiyet” denildi ama...

****

Çorum FK Teknik Sorumlusu Tamer Sivrikaya’nın sözleri ise karşılaşmanın başka bir penceresini açıyor. Sivrikaya, büyük takımlara karşı reaksiyon verilemediğinde mağlubiyetin kaçınılmaz hale geldiğini söyledi ve yaşananların yalnızca bir mağlubiyet olduğunu vurguladı.

Doğru.

Gerçekten de yalnızca üçüncü haftadayız. Çorum FK’nın önünde uzun bir sezon var. Ancak futbolcuların sahada verdiği reaksiyon kadar, futbolun dışındaki aktörlerin verdiği reaksiyon da önemli.

Çünkü Anadolu kulüplerinin büyük takımlarla oynadığı maçlarda her hata büyür. Bir savunma hatası gol olur. Bir pas hatası pozisyona dönüşür. Bir hakem kararı ise haftalarca konuşulur.

Büyük takımlar hata yaptığında “maçın içerisinde olur” denir.

Anadolu takımı hata yaptığında ise tabelaya bakılır.

İşte asıl mesele biraz da burada.

****

Çorum FK’nın Beşiktaş karşısındaki futbolunda elbette eleştirilecek çok şey var. 2-1’den sonra üçüncü golün yenmesi, ardından oyunun kopması ve savunma zaaflarının artması teknik heyetin üzerinde çalışması gereken başlıklar.

Ancak Çorum FK’nın sezonun tamamını tek bir geceye mahkûm etmemesi gerekiyor.

Futbol bazen size altı gol yedirir, bazen bir düdükle canınızı sıkar, bazen de bütün hesaplarınızı VAR ekranında bekletir.

Çorum FK’nın yapması gereken ise tabelaya bakıp yoluna devam etmek.

Türk hakemliği açısından yapılması gereken ise daha basit: Aynı pozisyona, aynı ölçüyle bakmak.

Çünkü futbolun adaleti tabelada değil, kararların tutarlılığında başlar.

Ve futbolseverin artık sormaktan yorulduğu o soruya belki bir gün gerçekten cevap bulunur:

VAR var da...

Nerede?

Vesselam...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.