• BIST 2.401,96
  • Altın 969.977
  • Dolar 16.5982
  • Euro 17.2765
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 26 °C
  • İzmir 30 °C
  • Konya 22 °C

Şuur

Halil Yılmaz

Bir batı adamının tespiti; "Hristiyanlar bilgilendikçe dinlerinden uzaklaşır; Müslümanlar ise dinlerine daha çok sarılır."
Okumayan, bilgilenmeyen ve dolayısıyla doğru şuurlanmayan insanların çok kolay tesir altında kaldığı, çok çabuk kandırıldığı, ikna edildiği ve haliyle basitçe dünyaya yutulduğu gerçeği bugün tüm haşmetiyle yaşanıyor. 

Az buçuk İslâmî duyarlılığı, öfkesi ve mücadelesi olan sürüyle insan, bugün gönül verdiği partisinin iktidara gelmiş olmasıyla, dava öfke ve mücadelesini ya büsbütün yitirmiş yahut karşı siyasi partiye muhalefet etmeye indirgemiştir.

Zaten çoktandır dünyalıkla sınavını kaybeden, paraya, makama ve dünya sevgisine yenik düşmüş yığınların, bu mevcut siyasi atmosfer içinde iyiden iyiye zavallılaştığını söylemekte bir beis görmüyorum.

Geçenlerde bir cami sohbetinde, yalnızca birkaç konuda düşüncemi söylediğim "iyi niyetli" topluluktan düşüncelerime katılanlar oldu. Ne var ki; cami çıkışında hoca efendinin nasihat ve ikazıyla karşılaştım. Haliyle nasihat ve ikazlarını geri çevirip, iade ettim. Hoca efendi polisten, istihbarattan, beladan söz etti. Oysa asıl bela bu mevcut hayata tepkisiz kalmak ve kimliğimizi yitirmekti. Elbette bunu özetledim kendisine. Ne var ki, İslâmî bilgi ve kültür yığınına sahip olmanın Müslümanlık adına yeterli olmadığını, şuur ve mücadelesinin de buna paralel bir şekilde yürümesi gerektiğini anlatmaya zaman yetmedi. Bahsettiğimiz mânâda İslâmî bir kaygı ve derdi olmayan bu efendinin asıl ve biricik hedefi, her ay bankadan maaşını alıp dertsiz, tasasız ve belasız hayatını idame ettirmek... Nereye kadar?
Meseleler boyu şahıs ve çevreleri eleştirirken, "tek doğru benim/biziz, mütekâmiliz ve tam'ız" demek gibi bir ukalalığa ve sahte oluşa düşmekten Allah'a sığınırız.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73