Alkışlar Ahmet Ünal’a
Ankaralı Ahmet Ünal, down sendromlu bireylerin uygun eğitim, çalışma, sevgi ve destekle kabiliyetlerini geliştirebileceğine en güzel örneklerden biridir.
Down sendromlu Ahmet, başarılarına bir yenisini ekleyerek, dünya şampiyonu oldu.
5-9 Ağustos tarihleri arasında İsveç'in Lindesberg kentinde düzenlenen 2026 JUDOWN Dünya Şampiyonası'nda altın madalya kazandı.
Başkentin çevre ilçelerinden Çubuk’ta yaşayan down sendromlu Ahmet Ünal’ın hayatı, 6 yıl önce 18 yaşındayken judo ile tanışmasıyla değişti.
Çubuk Engelsiz Spor Kulübü'nde judo eğitimi alan Ünal, annesi ve antrenörünün desteğiyle çalışmalarını sürdürerek 4 kez Türkiye Şampiyonu oldu.
Ünal, İtalya'da 2023 Avrupa Şampiyonası, Antalya'da 2024 SUDS Olimpiyat Oyunları, İsveç'te 2025 Avrupa Şampiyonası'nda altın madalya kazandı.
Son olarak 5-9 Ağustos tarihleri arasında İsveç'in Lindesberg kentinde düzenlenen 2026 JUDOWN Dünya Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil eden Ünal, altın madalya kazandı.
Kulüpteki yaklaşık 100 judo öğrencisinin kaptanı olan Ünal, antrenmanlarında hocası Ahmet Koçyiğit'e yardımcı oluyor.
Ahmet, topluma çok önemli mesajlar da vererek; “Benim gibi özel bireyleri evlere hapsetmeyin” diyor.
Judoya 2018 yılında kulüpteki eğitmeninin teşvikiyle başladığını belirten Ahmet, şunları söylüyor: "Antrenörüm Ahmet Koçyiğit beni okulumda keşfetti ve salona davet etti. Bire bir ilgilendi, özel olarak. 8 yıl seve seve geldim antrenmanlara. Annemin de büyük desteği oldu. Şampiyonluklarımı çok yoğun çalışarak elde ettim. Kondisyonumu korudum ve antrenmanlarımı aksatmadım. Tekniklerimi hocamın taktikleriyle geliştirdim. Haftada 5 gün antrenman yaptım. Çok önemli madalyalar kazandım. Salona gelmediğim zamanlarda da evimizin yakınındaki parkta yine spor yapıyorum ve çalışıyorum. Önceki senelerde Antalya’da, İtalya’da, İsveç’te 2 altın madalya sahibi oldum. Bu sene de İsveç’te 8 kişiyi geçerek ilk dünya şampiyonluğumu elde ettim. Çok yoğun çalıştım ve odaklandım. 'İstiklal Marşı'mızı okuttum. Çok duygulandım ama asla ağlamadım. Orada savaştım. Hem takım hem de bireyselde altın madalya aldım. Annemin ve hocamın desteğiyle bu büyük gururu yaşattım. Kazandığım madalyamı aileme, hocama armağan ettim. Dünya Şampiyonu olarak yoluma devam edeceğim. Ailelere mesajım; benim gibi özel bireyleri evlere hapsetmeyin. Özel bireylerin de spora yönelmesi gerekiyor ki benim gibi başarılı olsunlar."
***
Ahmet Ünal’ın başarısında büyük pay sahibi olan anne Döndü Ünal da “Hem elim hem ayağım hem de gururum oldu benim” diyor.
Anne Döndü Hanım, oğlunu anlatırken, diğer down sendromlu ailelere çok önemli tavsiye ve uyarılarda bulunuyor:
"Ahmet’in böyle başarıları elde edeceği ve buralara kadar gelip bizi gururlandıracağı hiç aklıma gelmezdi. Ahmet, bir şeyler yapabilsin diye çok çabaladım. Bir şey değil, çok şey yaptı. Çok gururlu ve mutluyum. Ahmet'im her konuda bana yardım eder. Evde de her işime koşturur. Bahçeyi temizler, ev işlerinde bana destek olur. Hem elim hem ayağım hem de gururum oldu benim. Antrenmanlara birlikte gelir giderdik şimdi artık kendisi geliyor. Kendisini çok iyi bir şekilde yetiştirdi. Hocamız da sağ olsun, burada çok yol gösterdi. Onun sayesinde Ahmet'im birçok şampiyonluk elde etti. Dünya şampiyonu oldu, saatlerce sevinçten ağladım. Bambaşka bir duygu bu…"
"En başta bir şey yapamaz duygusu vardı. Ahmet’im bambaşka bir çocukmuş. Down sendromlu olduğunu duyunca dünyamız yıkılmıştı. O zamanlar bir doktor, 'Çocuğunu eğit, başka çaren yok' demişti. Ailelere sadece çocuklarına eğitim vermelerini öneriyorum. Özel çocuklarınızı spora yönlendirin. Evde de çocuklarıyla spor yapabilirler. Onları eve hapsetmeyerek en büyük iyiliği yaparlar. Bu zamana kadar yemeğe geçene herkese çok teşekkür ederim…"
***
Antrenörü Ahmet Koçyiğit’in verdiği bilgilere göre, Ahmet tarlalarda antrenman yaptı.
Şampiyonluğun disiplin, sevgi ve ilgiyle geldiğini vurgulayan Koçyiğit, şunları söylüyor:
"Antrenmanları aksatmadık. Ahmet'i Çubuk’un yakın köyündeki tarlalara götürdüm. Tarlalarda antrenmanlar yaptık. Orada koşular yaptık. Ahmet pandemi döneminde hiç etkilenmedi. Biz sürekli sporla geçirdik. Sonrasında diğer çocuklar aslında pandemide boş dururken biz çalıştığımız için Türkiye Şampiyonu olduk. Şimdi de İsveç'te dünya şampiyonasına katıldık. İlk 'Dünya Şampiyonluğu'muzu da aldık. Ahmet başarıya aç bir çocuk. Ahmet evde oturacak, yemek yiyecek, yatacak, uyuyacak, tekrar yemek yiyecek, sadece böyle bir hayatı vardı. Biz bu hayatın üstüne ekstra sporu koyunca Ahmet'in bir anda bütün dünyası değişmiş oldu ve bu dünyayı çok sevdi. Şu an geldiğimiz noktada da 'Dünya Şampiyonu' oldu. Sadece Ahmet gibi çocuklar değil aslında bütün çocukların sevgiye, şefkate ihtiyacı var. O yüzden bütün çocuklarla özel ilgilenirsek ülkeye faydalı çok güzel insanlar yetiştiririz."

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.