• BIST 2.864,25
  • Altın 1038.865
  • Dolar 17.9312
  • Euro 18.392
  • Ankara 32 °C
  • İstanbul 28 °C
  • İzmir 31 °C
  • Konya 31 °C

Savaşa hazır mıyız?

İsmet TAŞ

Bir yazımızda; "Hazır ol cenge eğer ister isen sulh-ü salah" demiş ne kadar savaşa hazır olduğumuzu sorgulamıştık. 

    Her ne kadar bir takım göstergeler olsa da, devlet ne kadar savaşa hazır bunu tam olarak bilmemiz mümkün değil. Devlet aklı nerede, ne zaman, neye karar verir bunu tahmin etmek de oldukça güç. Ancak bizler sadece fikir beyan eder ve şayet mümkün olursa bir nebze olsun ışık tutmaya çalışırız. 

    Devlet de bilir veya bilmek zorundadır ki, hürriyet, istiklal ve barış içinde yaşamak için her an savaşa hazır olmalıdır. 

    Asıl soru; halk olarak biz ne kadar savaşa hazırız? Bu vatan, bu devlet, bu bayrak, bu millet için canımızı vermeye, kanımızı dökmeye ne kadar hazırız? Biz milli mücadele yıllarındaki halk mıyız? Yeniden milli mücadele verebilir miyiz? Bu soruların cevabını aramak zorundayız. Devlet de bunu değerlendirmek mecburiyetindedir. 

    Bu anlamda ülkemizde iki dinamik güç var. Milli güçler ve gayri milli güçler. (İstiklal harbinde, milli mücadele yıllarında böyle bir ayrım söz konusu dahi değildi. Halk top yekün şehit olmak için mücadele ederdi.)

    Milli güçler; vatan, devlet, millet, bayrak ve imanları uğuruna seve seve en ufak bir tereddüt göstermeden, canını veren, kanını döken gerçekten bu milletin evladı olanlardan oluşan güçtür. Bayrağı yere düşürmeyenlerdir. Şehitlik mertebesine kavuşup Peygambere komşu olmak isteyenlerdir. Hasılı kelam bu ülkenin görünen veya görünmeyen milli kahramanlarıdır. 

    Gayri milli güçler; bunların bir kısmının ipi emperyal güçlerin elindedir hainlikte sınır tanımazlar. Çok rahatlıkla Türk düşmanlığı yapar ülkeyi efendilerine peşkeş çekmek için fedakarlıkta! sınır tanımazlar.

    Bunlar; millet düşmanları ile kuzu sarması durumundadırlar. Teröristler ve onların liderleriyle, terörün siyasi kolu ile gizli veya açık ittifak halindedirler. Milli menfaatler karşısında üç maymunu oynarlar. Fırsatını bulunca da renklerini aşikar ederler. Bu da yetmezmiş gibi neslimizi gayri milli anlamda eğitilmesi hususunda inanılmaz gayret gösterirler. Halkın inancını bulandırmak, mümkünse zayıflatmak veya başka başka şeylere inanmalarını sağlamak gibi daha birçok görev! ve sorumlulukları! olan güçlerdir. 

    Gayri mili güçlerin bir kısmı; savaşma seviş, dünya insanlığı, dünya barışı derler, vatan, devlet, millet, bayrak inanç umurlarında bile değildir. 

    Diğer bir kısmı, yazar-çizer takımıdır ki, biz bunlara fonlanan gayri milli basın diyoruz. En tehlikeli olan gayri milli güçler ise bunlardır. Halkı en üst düzeyde manipüle ederler, algı konusunda inanılmaz başarılıdırlar. Olmadık şeyleri olmuş gibi gösterirler. Fikir özgürlüğü, demokrasi, insan hakları gibi kavramları kullanarak her fırsatta halka ve onun değerlerine saldırmayı, halkın cephede silah tutan elin iradesini gevşetip zayıflatmayı, devlete yönelik düşmanlıkların, hoşnutsuzlukların artması hususunda, görsel ve yazılı basını, sosyal medyayı çok iyi kullanırlar. 
    (Halkımız bu gayri milli güçleri yakınen tanır ve bilir.)
    Şimdi böyle bir halk düşünün ve kendinize sorun! 

BİZ NE KADAR SAVAŞA HAZIRIZ?
    İstediğiniz kadar teknolojik üstünlüğünüz olsun, insan gücünüz zaafa uğramışsa, savaşa bir sıfır yenik başlarsınız ve kazanma şansınız son derece zordur. Çünkü tetiğe basacak el iradesini kaybederse silahlarınızın hiçbir anlamı kalmaz. Üstelik karşınızdaki düşman namertse, her türlü alçaklığı yapmaya ve bütün şer güçlerini toplayıp üzerinize saldırmaya hazırsa , hiçbir hukuku tanımıyorsa işiniz daha da güçtür.

    Türkiye nasıl ki sadece PKK ile değil  onun arkasındaki güçlerle de mücadele ediyorsa, başta Yunanistan olmak üzere, hangi ülke ile savaşırsak savaşalım karşımızda ABD ve AB olacaktır. Savaş hangi nedenden dolayı çıkarsa çıksın, sebebi ne olursa olsun, kimlerle savaşacağımızı ve savaşırken halkın psikolojisinin ne olduğunu ölçüp, biçmek zaruriyeti vardır. 

    Gezi eylemlerinde ve 15 Temmuzda iç savaş provaları yapıldı. Milli güçlerin kararlı tutumu ile başarılı olunamadı. Bunun tekrar deneneceğinden kimsenin kuşkusu olmasın. Milli güçler her zamankinden daha tetikde ve dinamik olmak zorundadır. Birilerinin bir tek kurşun atmadan bu ülkeyi teslim etmek için her yolu denediğini, denemekten asla vazgeçmeyeceğini, bunun için her fırsatı değerlendireceklerini, halkı manipüle etmek için ellerinden geleni değil, gelmeyeni de yapacaklarını asla unutmayalım. 

    Şimdi tekrar soralım!
    SAVAŞA HAZIR MIYIZ?

    İsmet Taş - İç Anadolu Birliği Genel Başkanı
    Dünya Muhabirler Birliği Türkiye Başkanı

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73