Şükür Hayatı Güzelleştirir
İnsan, hayatı boyunca sayısız nimetle kuşatılmıştır. Gözlerimizle görebilmek, kulaklarımızla işitebilmek, sağlıklı nefes alabilmek, ailemizle aynı sofrayı paylaşabilmek ve huzur içinde bir güne uyanabilmek Bunların her biri, çoğu zaman farkına varmadan yaşadığımız büyük nimetlerdir. İşte bu nimetlerin kıymetini bilmek ve onları veren Rabbimize gönülden teşekkür etmek, şükrün en güzel ifadesidir.
Şükür, yalnızca dil ile "Elhamdülillah" demekten ibaret değildir. Gerçek şükür; nimetin farkında olmak, onu yerinde kullanmak ve Allah'ın razı olacağı şekilde değerlendirmektir. Sağlığın şükrü bedenimizi hayırlı işlerde kullanmak, ilmin şükrü öğrendiklerimizi başkalarıyla paylaşmak, malın şükrü ise ihtiyaç sahiplerine yardım etmektir. Şükür, nimeti çoğaltan ve bereketlendiren bir kulluk bilincidir. Ne yazık ki günümüzde insanlar çoğu zaman sahip olduklarına değil, sahip olamadıklarına odaklanıyor.
Sürekli daha fazlasını istemek, başkalarının hayatıyla kendi hayatını kıyaslamak ve elindekileri küçümsemek, insanın huzurunu elinden alıyor. Oysa şükreden kişi, eksiklerine değil, kendisine bahşedilen nimetlere bakar. Bu bakış açısı, kalbine huzur, hayatına ise mutluluk kazandırır. Şükür, insanı kibirden de korur. Çünkü şükreden kimse, elde ettiği başarıların ve sahip olduğu imkânların yalnızca kendi gayretiyle değil, Allah'ın lütfu ve ihsanıyla gerçekleştiğini bilir. Bu bilinç, insanı alçak gönüllü olmaya, paylaşmaya ve merhametli davranmaya yöneltir.
Hayat her zaman kolay olmayabilir. Hastalıklar, sıkıntılar ve çeşitli imtihanlarla karşılaşabiliriz. Ancak böyle zamanlarda bile şükredecek pek çok nimetimizin olduğunu görmek, bize güç verir. Sabır ile şükür bir araya geldiğinde, insan en zor günlerinde bile umudunu kaybetmez. Çünkü bilir ki her nimetin olduğu gibi her zorluğun da bir hikmeti vardır. Şükür, aile içinde sevgiyi artırır, toplumda paylaşma kültürünü güçlendirir ve bireyin ruh dünyasını zenginleştirir. Şükreden insanlar daha kanaatkâr, daha huzurlu ve daha mutlu olurlar. Çünkü mutluluk, yalnızca çok şeye sahip olmakta değil, sahip olduklarının değerini bilmektedir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), hayatının her döneminde şükrü yaşayarak ümmetine örnek olmuştur. Nimetlere kavuştuğunda hamd etmiş, sıkıntılarla karşılaştığında ise sabır ve teslimiyet göstermiştir. Böylece mümin için gerçek mutluluğun, şartların mükemmel olmasında değil, Rabbine bağlı bir gönle sahip olmakta olduğunu göstermiştir.
Bugün etrafımıza dikkatle bakalım. Sahip olduğumuz sayısız nimeti yeniden fark edelim. Sağlığımız, ailemiz, dostlarımız, ekmeğimiz, huzurumuz ve bize verilen her yeni gün, şükretmek için yeterli sebeplerdir. Rabbimizin ihsan ettiği nimetlerin kıymetini bilen, onları hayır yolunda kullanan ve her hâlinde hamd etmeyi alışkanlık hâline getiren kullardan olabilmek duasıyla Unutmayalım ki şükür, sadece nimetleri değil, hayatın kendisini de güzelleştirir.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.