• BIST 2.375,00
  • Altın 964.455
  • Dolar 16.0565
  • Euro 17.2594
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 24 °C
  • İzmir 29 °C
  • Konya 21 °C

Vatandaşın Gündemi Ne?

Ferit Atmaca

Halkın gündeminde ağırlıklı olarak elektrik ve doğalgaz faturaları, akaryakıt zamları var.

Şubat ayıyla birlikte gelmeye başlayan faturalar, korkarım ki meselenin ağırlığını daha da artıracak.

Malum Ocak’ta gelen faturalar tam bir aylık zamlı değillerdi. Zamdan kimileri 10 gün, kimileri 20 gün etkilenmişti. 

Ona rağmen faturalarda görülen artışlar vatandaşı bir hayli olumsuz etkiledi. 

Şubat’tan itibaren faturalar tam zamlı gelmeye başlarken, faturalar da tepkiler de biraz daha yükseldi. 

Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan duruma müdahalede geldi. 

Cumhurbaşkanı, “elektrik faturalarının iki, üç kat arttığı” şikayetleri üzerine talimat verdiğini ve zamlı tarife sınırı olan 150 kwsaat’i 210 kwsaat olarak güncellediklerini açıkladı.

Bu ne anlama geliyor? 

Değerli okurlar, geçtiğimiz haftalarda yine konuya değinmiş, 150 kwsaat sınırının çok düşük olduğunu, yükseltilmesi gerektiğini ifade etmiştim.
Şöyle yazmıştım: 
“Kendimden biliyorum; haftanın belli gün ve saatlerini anne babamızın evinde geçiren 4 kişilik bir çekirdek aileyiz, buna rağmen aylık ortalama tüketimimiz 170 kilovatsaat. Velhasıl… Eğer gerçekten ‘kademeli tarife’ye geçilmek isteniyor ise, bu sınırın yeniden değerlendirilip, yükseltilmesi gerektiği kanaatindeyim. Aksi halde bu ‘kademeli tarife’ söylemden öteye geçmemiş olacak ve halk arasında ‘aldatılıyoruz’ hissi oluşturacaktır.”

Cumhurbaşkanı, bu konuda adım atmış oldu; 150 kwsaat’i 210 kwsaat’e yükselterek. 

İyi oldu, güzel oldu… Hiç değilse gerçekten az tüketen meskenlerin faturası, daha fazla tüketenlere oranla daha az zamlı olacak. 

Tabi bu, sadece meskenlerde geçerli, iş yerlerini vesaire kapsamıyor. Örneğin, mahallemizin küçük berberini…

Aralık’ta 500 TL olan elektrik faturası Ocak’ta 1300 TL gelmişti, Şubat’ta bu daha da artacak gibi… 

Sınırın yükseltilmesi elektriğe yapılmış olan fahiş zammın düşürüldüğü anlamına da gelmiyor.

Aylık tüketimi 210 kwsaat’e kadar olanlar, daha önce ödediği ücretin yüzde 50 fazlasını ödeyecek yine.

Örneğin, aylık 170-180 kwsaat elektrik tüketiyorsunuz ve yaklaşık 170-180 TL fatura geliyordu, şimdi bu fatura 270-280 TL gelecek. 

210 kwsaat’i geçmişseniz, geçtiğiniz kwsaat üzerine uygulanacak zam katlanacak. 

Velhasıl bu miktarda bir elektrik zammı hele hele şu kış günlerinde hiç iyi olmadı.

Mahallede, çarşıda, pazarda, işte, sokakta… İnanın her yerde insanlar birbirlerine “Bana elektrik faturası şu kadar geldi, sana ne kadar geldi” diye soruyor.

Halkın gerçek gündemi bu.

Diğer siyasi gündemler birkaç saat, hadi bir iki gün konuşuluyor en fazla. Sonra asıl gündeme; faturalara, akaryakıta, gıdaya, ulaşıma, kısacası geçime geçiliyor. 
***
Milli Eğitim Bakanlığı önemli bir programı hayata geçiriyor.

Hani özellikle sanayilerde, küçük ve orta ölçekli esnaf dükkanlarında hep duyardık ya, “çırak bulamıyoruz, kalfa yok, yerimize eleman yetişmiyor” diye?..

İşte bu soruna çözüm amaçlı bir program bu. 

Lise ve üniversite mezunu işsizler, mesleki eğitim merkezlerinde 6 ila 8 ay gibi kısa bir süre eğitim alıp, iş sahibi olabilecekler. 

Ülke genelinde uygulamaya konulması beklenen programda lise ve üniversite mezunları olacağı için kültür derslerinin alınması gerekmeyecek. 

Tamamen işbaşı eğitimi ve ilgili sektörle birlikte oluşturulacak müfredat uygulanacak. 6-8 ay gibi bir sürede tamamlanacak programda başarılı olanlar talep eden sektör tarafından istihdam edilecek.

Milli Eğitim Bakanı Metin Özer, yeni programın küçük ve orta ölçekli işletmelerden gelen “Aradığım elemanı bulamıyorum, çıraklar gelmiyor, kalfa yok” şikayetlerini ortadan kaldıracağını belirterek, “Diğer taraftan da küçük ve orta ölçekli işletmeler, çok daha nitelikli insan kaynağına kavuşacak. Dolayısıyla bu onların ürünlerine yansıyacak, ürettikleri ürünlerin ve sağladıkları hizmetlerin kalitesi artacak” dedi. 

Çok yerinde ve önemli bir program…

Almanya’daki “dual eğitim sistemi”nden yola çıkılarak uygulamaya konulan bir program bu. 

Avrupa'nın en büyük ulusal ekonomisi ve dünyada üçüncü en büyük gayri safi yurt içi hasılaya sahip ülke olan Almanya’da, gençlerin yaklaşık yüzde 60'ı ikili (dual) eğitim sistemiyle mesleki eğitim görüyor.

İkili eğitim sistemiyle, hem işyerinde hem de meslek okulunda eğitim veriliyor. İşyerinde ağırlıklı olarak pratik eğitim verilirken, meslek okulunda teorik eğitim veriliyor ve böylece iki eğitim birbirini tamamlıyor.

Milli Eğitim Bakanı Metin Özer, göreve geldiği ilk günden itibaren mesleki eğitime yönelik önemli projeleri hayata geçirmişti. Dual eğitim sistemi ile bunlara bir yenisini daha eklemiş oldu.

Tebrik ediyorum.

Gençlerimizin işe, sanayimizin, küçük ve orta dereceli işletmelerimizin ise çıraklara, kalfa ve ustalara ihtiyacı var. 
Yeni programla bu iki eksiklik de ortadan kalkmış olacak inşallah.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73