Furkan Cansever

Furkan Cansever

İngiliz Konsolosluk Ağı

İngiliz Konsolosluk Ağı

Osmanlı Devleti’nin batılı devletler tarafından “hasta adam” olarak görülmesiyle beraber, imparatorluğu yıkma ve ele geçirme yarışı başlamıştı. Tabi her devlet kendi çıkarlarına göre hareket ediyordu. İngiltere ve Rusya’nın kendi çıkarlarını gözetmesi sebebiyle imparatorluk bir süre daha ayakta kalmıştı. Çünkü Rusya’nın planlarını İngiltere, İngiltere’nin planlarını Rusya bozmaktaydı.

İngiltere, Osmanlı Devleti’nin parçalanmasını yönetmek ve topraklarını kontrol etmek için Osmanlı topraklarına birçok casus göndermiştir. Bunlardan bazıları birçok kaynakta geçmiş ünlü isimlerdir. Gertrude Bell, Thomas Edward Lawrence gibi bu bilinen örnekleri çoğaltabiliriz. Bu casuslar Osmanlı Devleti’nin bir bölgesine gider, bölgede yaşayan halk ile Osmanlı Devleti’ni karşı karşıya getirir, bağımsızlık umuduyla kandırdıktan sonra bölgeye İngilizler gelir ve bölgenin kontrolü sağlanmış olurdu.

Bugün ki konumuz bu bilinen casusların dışında İngiltere’nin Osmanlı Devleti’ne gönderdiği konsolosluk casuslarıdır. İngiltere’nin 1800’lerden sonra en çok konsolos görevlendirdiği bölgeler Amerika ve Osmanlı topraklarıdır.

Konsolosluk casusları, bir şehire memur olarak atanıyor ve İngiltere Konsolosu olarak görev yapıyordu. Bu görevlerinin dışında bir de casusluk görevlerdi vardı. Gittikleri şehrin önce nüfus yapısı, önde gelenleri, değerleri gibi birçok konuyu araştırmaktaydılar. Daha sonra çevre illere olan uzaklığını ölçmek için çevre illere seyahatler düzenlemişlerdir. Bulundukları ilin çevre illere olan uzaklığı, hangi yoldan gidileceği, yolun durumu gibi bir çok bilgiyi İngiltere’ye aktarmışlardır. Ellerinde bulunan fotoğraf makinasıyla bölgenin fotoğrafını çekerler, fotoğraf makinaları yoksa çok güzel bir kara kalem çalışmasıyla bölgenin görselini de çıkartabilirlerdi. Dahası bölgeye yapılacak olası bir askeri harekatta hangi şekilde operasyon yapılması gerektiğini bile İngiltere’ye mektuplarla bildirmişlerdir.

Konsolosluk casusları öyle iyi çalışmışlardır ki İngiltere ile belirlediğimiz doğu sınırımızı, İngilizler bölgeye gitmeden yalnızca gelen bu istihbarat bilgileriyle belirlemişlerdir. Hakkari, Şırnak sınır hattımızın tamamen dağlık olması bu sebepten olacaktır. Ayrıca konsolosların gönderdiği belgelerin büyük bir kısmını İngiliz arşivlerinde bulmak mümkündür. Geçen hafta bahsettiğim Yıldız İstihbarat Teşkilat’ının kapatılıp belgelerinin İttihatçılar tarafından yakılması gibi bir olay meydana gelmemiştir.

Yüz yıl önce topraklarımızı casus yuvasına dönüştüren bir devlet ile günümüzde mücadele etmek hiç kolay olmasa gerek..

Önceki ve Sonraki Yazılar
SON YAZILAR