Alperen Aydın

Alperen Aydın

Şehit Medet Önlü’nün Ardından

Şehit Medet Önlü’nün Ardından

Bir duruşu vardı, bir kavgası ve uğruna ölümü göze aldığı bir mücadelesi… Başını dik tuttu hep, küfre boyun eğmektense canını Allah’a kurban vermeyi yeğleyenlerdendi Medet ağabey.

Çeçenistan’dan göçüp Türkiye’ye yerleşen bir ailenin mensubuydu. Maraş’ta dünyaya geldi. Büyüdüğünde kendi imkanlarıyla Çeçen dilini öğrenmiş ve uzmanlaşmıştı. 30’lu yaşlarında Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti, Rusya’ya karşı bağımsızlığını ilan etmiş, özgürlük mücadelesini başlatmıştı.

Rusya, Çeçenistan İçkerya Cumhuriyetini işgal ettiğinde, Medet ağabey ‘bana ne’ demedi. Hiç görmediği vatanı için o, çoktan mücadeleye hazırdı. İlerleyen zamanlarda Çeçenistan’ın özgürlük mücadelesinin Türkiye’deki temsilcisi konumuna geldi. İşgale tepki gösteriyor, gücünün yettiğince Anadolu insanına olup bitenleri duyuruyordu. Dergilere yazıyor, röportajlar hazırlıyor, konuşmalar tertip ediyordu. 2000’li yıllardan şehadetine dek Çeçenistan İçkerya Devleti Türkiye Fahri Konsolosluğu görevini başarıyla yürüttü.

Medet ağabey tek başına bir Çeçenistan’dı sanki. Türk milletinin gönlüne Çeçenistan İçkerya devletini o kurmuştu bir nevi! Moskof’un zulmüne karşı O’nunla haykırmıştık. O, bizi Allah için sevmişti, biz de O’nu! 

O; sürgün ve soykırıma uğramış Çeçen milletinin Anadolu’daki en gür sedasıydı. 
O; hiç görmediği vatanı için tehditlere aldırmadan mücadele veren cesur bir liderdi. 
O; Çeçenistan’dan Türkiye’ye gelen her mazlum Çeçen’in Medet ağabeyiydi. 

Bir dava; aksiyon ve aşk adamıydı Medet Önlü!

Şehit Liderim Muhsin Yazıcıoğlu, Medet Önlü ağabey vasıtasıyla Çeçen Cihadına destek verebilmişti. Medet ağabeyin aslan gibi Muhsin gardaşı vardı, Muhsin Başkanın borz misali Medet Önlü’sü!

Muhsin Başkan 2009’da şehit düştü. Medet ağabey; ‘’ Özellikle Çeçenistan'dan bu tarafa gelmiş olan misafirlerimiz söz konusu olduğunda tanıştırmak mecburiyetinde olduğum birkaç insandan bir tanesiydi. Allah ondan razı olsun, Allah rahmet eylesin. Ve her seferinde ‘’Bir misafirim var sizinle tanıştırmam gerekiyor’’ dediğimde bilirdi ki önemli misafirdir. Ne kadar program varsa hepsini iptal edip ‘’Siz hangi adreste iseniz oraya geliyorum.’’ diyerek gelmiştir. Bu bir kere, iki kere, beş kere falan değildir. Her seferinde böyledir. Hem onun riyaseti hem de Alperenlerin bugüne kadar Çeçen mücadelesinde alabildiğine kardeşliğini biz gördük. Muhsin Yazıcıoğlu’nun dünyada ve ukbada şahidiyiz elhamdülillah. Kardeşlik neyi gerektiriyorsa onu hiç esirgemeden yerine getiren bir insan olarak geldi geçti.’’ dedi. Artık şehitti Muhsin gardaşı.

Aradan 4 sene geçti. Başkanı nasıl kahbece şehit ettilerse, Medet ağabeyi de kahbece şehit ettiler!

22 Mayıs 2013! Ankara’da ofisinde Medet Önlü ağabey yalnız. Seccadesini sermiş, namaza hazırlık yapıyor. Kapı çalıyor. Kapıyı çalan, daha önce de birkaç kez gelmiş, kahbe niyetini gizlemiş bir şeytan! Medet ağabey kapısına hangi geleni çevirmiş ki? Buyur ediyor içeri… Sonrası malum, namaz hazırlığında yanında serili seccadesi dururken Medet’imizi tabancayla şehit edip kaçıyor namussuz.

Azmettiren Rus vatandaşı firari, ona da kimlerin bu görevi emrettiği meçhul fakat tetikçinin kendisi Türk. Senelerdir içimi ağlatan, yüreğime ağrı olan bir detaydır tetikçinin Türk olması.

Medet Önlü ağabey, bu topraklarda doğdu, bu toprakların pınarından su içti. Sıkıntılı zamanlar yaşarken bile Türkiye’yi zora sokmamak için şikâyet edici bir söz söylemedi. O, Türk milletiyle beraber samimiyetle mücadelesini sürdürürken nasıl olur da bir Türk (!) O’na kıyabildi! Bunu hâlâ sindiremiyorum.

Hep aklıma gelir Muhsin Başkan yaşasaydı, o alçak,  Medet ağabeye kıyabilir miydi? Ve hep gönlümden şöyle geçer; Başkan yaşarken, en azından bir Türk, Medet Önlü’nün kılına bile dokunamazdı!

Affet bizi Medet ağabey. Doğup büyüdüğün topraklarda, gardaşın olarak gördüğün bizler, seni koruyamadık. Sen koca Çeçenistan’ı tek başına burada sırtında taşıdın, biz sana yapılan suikastın karanlık yüzünü ortaya çıkaramadık.

Tıpkı Muhsin Başkanın suikastını aydınlatamadığımız gibi…

Sen şehit edilirken 13 yaşındaydım. Elimden bir şey bu zamana kadar gelmedi. Ama sözüm olsun, aziz hatıranı yaşatabilmek için elimden geleni yapacağım. Rabbim’den niyazım, ahirette seni milletimden razı olmuş bir şekilde görebilmek. Sana olan vefa borcumuzu ödemiş olarak yüzüne bakabilmek…

“Çeçenistan davası bir değil, bin kere ölümüme sebep olsa benim için şeref olacaktır” dedin ve şerefli bir şekilde gittin. Rabbinin huzuruna namazla çıkacakken, bedenindeki kurşunlarla şehit olarak çıktın.
Şehadetin kabul, ruhun şad olsun. Aziz hatırana binlerce kez selam olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON YAZILAR